İçinde Ozm Bulunan Kelimeler

İçinde OZM olan 15 kelime bulunuyor. İçerisinde OZM geçen kelimeler ve kelime anlamları.

11 Harfli Kelimeler

KOZMOGRAFYA29, MİKROKOZMOS20

10 Harfli Kelimeler

KOZMOLOJİK26, KOZMOGONİK21, KOZMOPOLİT21

9 Harfli Kelimeler

KOZMOLOJİ25, KOZMOGONİ20

8 Harfli Kelimeler

KOZMONOT15, KOZMETİK13

7 Harfli Kelimeler

BOZMACI18

6 Harfli Kelimeler

BOZMAK13, KOZMOS13, KOZMİK11

5 Harfli Kelimeler

OZMOZ14, BOZMA12

KOZMİK (Kelime Kökeni: Fransızca cosmique)

[sıfat]

[gök bilimi]

  • Evrenle ve onun genel düzeniyle ilgili
  • Haber alma ile ilgili, evrensel

Birleşik Kelimeler: kozmik ışınlar, kozmik madde, kozmik oda

BOZMA

[isim]

  • Bozmak işi

[sıfat]

  • Biçimi ve kullanılışı değiştirilmiş

    Büyükçe bir ahırdan bozma sinema salonu hâlâ gübre kokuyordu. - Erhan Bener

Birleşik Kelimeler: esastan bozma, gemi bozma, onluk bozma, usulden bozma

KOZMETİK (Kelime Kökeni: Fransızca cosmétique)

[isim]

  • Cildi ve saçları güzelleştirmeye, canlı tutmaya yarayan her türlü madde

BOZMAK

[-i]

  • Bir şeyi kendisinden beklenilen işi yapamayacak duruma getirmek

    Bu iki radyo istasyonu birbirini bozuyor.

  • Bir yerin, bir şeyin düzenini karıştırmak
  • Dokunmak, zarar vermek

    Bu yemek midemi bozdu.

  • Geçersiz bir duruma getirmek

    Eğer nişanını bozduysa yazıklar olsun. - Memduh Şevket Esendal

  • Büyük parayı küçük birimlere ayırmak

    Bir milyon lira bozar mısın?

  • Bozguna uğratmak, yenmek, mağlup etmek

    Düşman ordusunu bozmak.

  • Altını paraya çevirmek, bozdurmak
  • Yabancı ülke parasını Türk parasına çevirmek
  • Bağ veya bostanın son ürününü toplamak

    Bostanı bozduk.

  • Kızlığına zarar vermek
  • Biçimini ve kullanılışını değiştirmek

    Eskileri bozuyor; beni, çocuğu giydiriyor. - Ömer Seyfettin

  • Bırakmak, dağıtmak

    Tam biraz rahat edeceğim, işimi bozuyorsun. - Sait Faik Abasıyanık

[mecaz]

  • Bir kimseyi beklemediği bir davranış karşısında bırakarak veya sözünü yalana çıkararak küçük düşürmek

    Adamcağızı fena bozdunuz.

[-le]

[mecaz]

  • Aklını yitirecek derecede bir şeye düşkün olmak

    Adamcağız politika ile bozmuş.

[mecaz]

  • Kötü duruma getirmek

Birleşik Kelimeler: yapboz, yazboz, abdestbozan, abdestbozan otu, alaybozan, arabozan, mayabozan, namazbozan, ordubozan, oyunbozan

KOZMOS (Kelime Kökeni: Fransızca cosmos)

[isim]

[gök bilimi]

  • Evren

OZMOZ (Kelime Kökeni: Fransızca osmose)

[isim]

[fizik]

  • Geçişme

[biyoloji]

  • Geçişim

KOZMONOT (Kelime Kökeni: Fransızca cosmonaute)

[isim]

[gök bilimi]

  • Uzay adamı

BOZMACI

[isim]

[halk ağzında]

  • Eski şeyleri alıp bozarak parça parça satan kimse

MİKROKOZMOS (Kelime Kökeni: Fransızca microcosmos)

[isim]

  • Uzayda dünya ve insanın durumu

    Emektar payitaht, mikrokozmosunun, mikrokliması olarak her telden çalmayı belki bundan ötürü benimsemiştir. - Haldun Taner

  • Küçük canlıların dünyası

KOZMOGONİ (Kelime Kökeni: Fransızca cosmogonie)

[isim]

[felsefe]

  • Evren doğumu

KOZMOGONİK (Kelime Kökeni: Fransızca cosmogonique)

[sıfat]

  • Evrenin doğumuyla ilgili

KOZMOPOLİT (Kelime Kökeni: Fransızca cosmopolite)

[sıfat]

  • Çeşitli uluslardan kimseleri barındıran, içinde bulunduran

    Kapağı Londra'ya atan Avrupalılar hep bu kozmopolit semtte barınmış. - Haldun Taner

[isim]

  • Ulusal özelliklerini yitirmiş kimse

    Namık Cemil, milletini hiçe sayan kozmopolitlerden de değildi. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

KOZMOLOJİ (Kelime Kökeni: Fransızca cosmologie)

[isim]

  • Uzay bilimi

KOZMOLOJİK (Kelime Kökeni: Fransızca cosmologique)

[sıfat]

  • Uzay bilimsel

KOZMOGRAFYA (Kelime Kökeni: Yunanca)

[isim]

[gök bilimi]

  • Gök biliminin, matematik ve fiziğin yalnız temel kavramlarından yararlanarak belli başlı olaylarını ele alan dalı