İçinde Opl Bulunan Kelimeler

İçinde OPL olan 78 kelime bulunuyor. İçerisinde OPL geçen kelimeler ve kelime anlamları.

15 Harfli Kelimeler

TOPLUMSALLAŞMAK27, TOPLUMLAŞTIRMAK27

14 Harfli Kelimeler

TOPLUMSALLAŞMA26, TOPLUMLAŞTIRMA26

13 Harfli Kelimeler

GALVANOPLASTİ29

12 Harfli Kelimeler

ZİRZOPLAŞMAK27, TOPLUMLAŞMAK23, MİKROPLAŞMAK22, NEOPLATONİZM22, MİKROPLANMAK19

11 Harfli Kelimeler

ZİRZOPLAŞMA26, PROTOPLAZMA25, TOPLUMCULUK23, HOPLATILMAK22, TOPLUMLAŞMA22, MİKROPLAŞMA21, TOPLARDAMAR19, MİKROPLANMA18, TOPLANILMAK18, TOPLATILMAK18

10 Harfli Kelimeler

HOPLATILMA21, SİTOPLAZMA20, KROMOPLAST18, SİNOPLULUK18, AKIMTOPLAR17, KLOROPLAST17, TERMOPLAST17, TOPLATILMA17, TOPLANILMA17, ANTİLOPLAR15

9 Harfli Kelimeler

LÖKOPLAST21, TOPLUMDAŞ21, ZİRZOPLUK21, HOPLATMAK19, NEOPLAZMA18, TOPLAŞMAK18, COPLATMAK18, COPLANMAK18, TOPLUMSAL17, MİKROPLUK16, OTOPLASTİ16, TOPLATMAK15, TOPLANMAK15

8 Harfli Kelimeler

HOPLAYIŞ23, HOPLATIŞ21, TOPLAYIŞ19, TOPLUMCU19, HOPLATMA18, HOPLAMAK18, MİYOPLUK17, TOPLAŞMA17, TOPLAŞIK17, TOPLANIŞ17, COPLATMA17, COPLANMA17, COPLAMAK17, MİKROPLU15, TOPLULUK15, TOPLATMA14, TOPLANTI14, TOPLANMA14, TOPLAMAK14, TOPLANIK14
Tümünü Gör

7 Harfli Kelimeler

HOPLAMA17, TOPLUCA16, COPLAMA16, SİNOPLU14, SNOPLUK14, TOPLAMA13, TROPLAR12

6 Harfli Kelimeler

POPLİN15, BOPLUK14, TOPL14, TOPLUM13, TOPLAM12

5 Harfli Kelimeler

TOPLU11, TOPLA10

TOPLA

[isim]

  • Üç parmaklı dirgen

TOPLU

[sıfat]

  • Topu olan

    Toplu tabanca.

  • Hepsi bir arada bulunan, toplanmış

    Yol, toplu yaşamanın doğurduğu bir gereksinmeyi karşılamak için yapılır. - Necati Cumalı

  • Bir arada, bütün, kombine
  • Düzenlenmiş, dağınık olmayan

    Toplu bir oda.

  • Topunu, tamamını, bütününü içine alan

    Toplu bir bakış.

  • Vücutça dolgun

Birleşik Kelimeler: toplu caz, toplu çalışım, toplu çalışma, toplu iğne, toplu konut, toplu sözleşme, toplu tabanca, toplu tartışma, toplu taşıma, derli toplu

TROPLAR

[isim]

[felsefe]

  • Antik Çağ kuşkucularının var olan şeyler hakkında nesnel bilgi edinebilmenin imkânsızlığını kanıtlamak için kullandıkları ilkeler

TOPLAM

[isim]

[matematik]

  • Toplama işleminin sonucu, mecmu, yekûn

TOPLAMA

[isim]

  • Toplamak işi

    Bu nurani adamın sözleri dağılan içimi toplamama yardım etti. - Kemal Bilbaşar

  • Kalın bazlamaya benzer bir çeşit tandır ekmeği

[matematik]

  • Sayıları veya nicelikleri birbirine ekleyip toplamını bulma işlemi, cem

[sıfat]

  • Değişik parçaların bir araya getirilmesiyle oluşmuş

    Toplama bilgisayar.

[sıfat]

  • Toplanarak bir araya getirilmiş

    Eser konu bakımından eski farslar gibi bir toplamadır. - Fahir İz

Birleşik Kelimeler: toplama işareti, toplama kampı, veri toplama

TOPLUM

[isim]

[toplum bilimi]

  • Aynı toprak parçası üzerinde bir arada yaşayan ve temel çıkarlarını sağlamak için iş birliği yapan insanların tümü, cemiyet

    İlkel toplum.

  • Topluluk

Birleşik Kelimeler: toplum bilimi, toplum dışı, toplum dışılama, toplum felsefesi, toplumiçinci, toplummerkezci, toplum polisi, toplum yapısı, toplumlar arası, açık toplum, ilkel toplum, kapalı toplum, sivil toplum, bilgi toplumu

TOPLATMA

[isim]

  • Toplatmak işi

TOPLANTI

[isim]

  • Birden çok kimsenin belirli amaçlarla bir araya gelmesi, içtima

    Komisyon toplantısı bitsin de görürsünüz. - Memduh Şevket Esendal

  • Bir meclisin bir yıl içindeki birleşimlerinin her biri
  • Toplanma, bir araya gelme, kabarıklık oluşturma

    Gür kaşları başlangıçlarında kıvrık toplantılar yaparak incele incele uçlarında büsbütün sivrilirdi. - Halit Ziya Uşaklıgil

Birleşik Kelimeler: toplantı salonu, toplantı yeri, bilimsel toplantı, basın toplantısı, doruk toplantısı, yuvarlak masa toplantısı, zirve toplantısı, zümre toplantısı

TOPLANMA

[isim]

  • Toplanmak işi

    Binlerce yıllık gelenekleşmiş Türk psikolojisi, bir merkez etrafında toplanmayı çok sevmiştir. - Samiha Ayverdi

TOPLAMAK

[-i]

  • Bir araya getirmek

    Şairin bütün eserlerini, bütün hatıralarını toplayacak. - Orhan Seyfi Orhon

[nesnesiz]

  • Devşirmek

    Kırlardan çiçek topladık.

  • Devşirip kaldırmak

    Sofrayı toplamak. Yatakları toplamak.

  • Dağınıklıktan kurtarmak

    Bu odayı biraz toplamak gerek.

  • Bir araya getirmek, düzene sokmak, düzeltmek

    Uzun yağlı saçlarını parmaklarıyla taradı, kalpağının altında topladı. - Memduh Şevket Esendal

[nesnesiz]

  • Artırıp biriktirmek

    Epey servet toplamış.

[nesnesiz]

  • Hizmete çağırmak

    Asker toplamak.

  • Vergi veya bağışı verecek olanlardan almak

[nesnesiz]

  • Şişmanlamak, kilo almak

[nesnesiz]

  • Çıban, yara irinlenmek

[matematik]

  • Sayıları veya nicelikleri birbirine ekleyip toplamını bulmak

Ata Sözleri ve Deyimler

  • topla!

Birleşik Kelimeler: akımtoplar, top toplayıcı

TOPLANIK

[sıfat]

  • Toplanmış durumda olan

SİNOPLU

[isim]

  • Sinop ilinden olan kimse

SNOPLUK

[isim]

  • Züppelik

    Bunlar, etraflarına mütemadiyen zehir saçmakta ve kendi kuruntularını ancak birtakım garip snopluklarla avutmaya çalışmaktadırlar. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

BOPLUK

[sıfat]

  • Bop tutarında olma

    On bopluk kıymeti yoktu. - Falih Rıfkı Atay

TOPLAÇ

[isim]

[fizik]

  • Elektrik dinamolarında, hareketli bölümün üzerindeki iletken devrelerde oluşan akımı toplayıp tek bir devreye veren araç, kolektör