İçinde Oll Bulunan Kelimeler

İçinde OLL olan 54 kelime bulunuyor. İçerisinde OLL geçen kelimeler ve kelime anlamları.

15 Harfli Kelimeler

BOLLAŞTIRABİLME25, SEMBOLLEŞTİRMEK24

14 Harfli Kelimeler

BOLLAŞTIRILMAK23, SEMBOLLEŞTİRME23

13 Harfli Kelimeler

BOLLAŞIVERMEK27, BOLLAŞABİLMEK22, BOLLAŞTIRILMA22

12 Harfli Kelimeler

BOLLAŞIVERME26, OROSTOPOLLUK22, BOLLAŞABİLME21, KOLLAYICILIK21, SEMBOLLEŞMEK21, BOLLAŞTIRMAK20, KOLESTEROLLÜ17

11 Harfli Kelimeler

SEMBOLLEŞME20, BOLLAŞTIRMA19

10 Harfli Kelimeler

HOLLANDACA20, HOLLANDALI18, KARAKOLLUK12

9 Harfli Kelimeler

KOLLAYICI17, BOLLAŞMAK16, BANDROLLÜ16, BOLLATMAK13, BOLLANMAK13, YOLLATMAK13, YOLLANMAK13, KOLLANMAK11, NANEMOLLA11

8 Harfli Kelimeler

SOLLAYIŞ16, BOLLAŞMA15, BOLLATMA12, BOLLANMA12, MENTOLLÜ12, YOLLATMA12, YOLLANMA12, YOLLAMAK12, MOLLALIK11, SOLLAMAK11, KOLLAMAK10, KOLLANMA10

7 Harfli Kelimeler

YOLLAMA11, ALKOLLÜ10, SOLLAMA10, KOLLAMA9

6 Harfli Kelimeler

FOLLUK14, GOLLÜK13, BOLLUK10, YOLLUK10, SOLLUK9, KOLLUK8

5 Harfli Kelimeler

GOLLÜ12, YOLLU9, KOLLU7, MOLLA7

KOLLU

[sıfat]

  • Kolu olan

    Kollu sandalye.

  • Herhangi bir biçimde kolu olan

Birleşik Kelimeler: karpuz kollu

MOLLA (Kelime Kökeni: Arapça mevlā)

[isim]

[tarih]

  • Büyük kadı

    Mısır mollası.

  • Medrese öğrencisi
  • Büyük bilgin

[mecaz]

  • Dinî yönü ağır basan kimse

Birleşik Kelimeler: nanemolla

KOLLUK

[isim]

  • Gömlek kollarının ucundaki iliklenen bölüm, manşet

    Frenk gömleğinde, bazen bileklerinden ellerinin üstüne düşen yuvarlak, katı, kolalı kollukları vardı. - Abdülhak Şinasi Hisar

  • İş yaparken giysiyi korumak için bilekten dirseğe kadar kola geçirilen, genellikle koyu renkli kumaştan dikilmiş parça

    Ellerini kolluklarından sıyırıp çekmekte bir zorluğa uğramıştır. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

  • Kollara takılan ve dikkati çekmesi istenen görevlilerin kimliklerini gösteren şerit

[isim]

  • Güvenliği sağlamakla görevli polis veya jandarma

    Bu onurlu kolluk görevini seve seve üstlenirlerdi. - Muzaffer Uyguner

Birleşik Kelimeler: karakolluk, kolluk kuvveti

KOLLAMA

[isim]

  • Kollamak işi

    Bu plan üzerinde anlaştılar, sırlarını kimseye sızdırmadılar ve fırsat kollamaya başladılar. - Necip Fazıl Kısakürek

SOLLUK

[isim]

  • Sol görüşe sahip olma durumu

    Soluz, dedim ama solluğu bir başka yönden kabullendim, siz acaba ne düşündünüz de solluğu bize layık gördünüz? - Orhan Veli Kanık

YOLLU

[sıfat]

  • Yolu herhangi bir nitelikte olan

    Bozuk yollu bir mahalle.

  • Çizgili

    Sandığın altında, mor yollu beyaz bir iplik çul seriliydi. - Orhan Kemal

  • Hızlı giden (taşıt)

    Yollu gemi.

[mecaz]

  • Kuralına uygun

    Bu hiç de yollu bir iş değildi.

[mecaz]

  • Herhangi bir nitelikte, biçimde

    İlk teklifimde direnir yollu konuşmaya başladım. - Falih Rıfkı Atay

[isim]

[argo]

  • Kolayca elde edilen kadın

[argo]

  • Parası olan

Birleşik Kelimeler: alay yollu, hafif yollu, nasihat yollu, şaka yollu

KOLLAMAK

[-i]

  • Olmasını, ortaya çıkmasını beklemek, gözetmek

    Kocamı kıskanıyor, aradan atmak için vesileler kolluyormuş. - Sermet Muhtar Alus

  • Göz önünde tutmak, gözlemek

    Daima biraz kollayan, bir tilki gibi tetikte ve hamarat görünürdü. - Abdülhak Şinasi Hisar

  • Korumak, gözetmek

    O güne kadar ona iyi bak, değerini bil, onu kolla, demişti. - Nezihe Araz

KOLLANMA

[isim]

  • Kollanmak işi

ALKOLLÜ

[sıfat]

  • Alkolden yapılmış

[mecaz]

  • Sarhoş, içki içmiş (kimse)

SOLLAMA

[isim]

  • Sollamak işi

Ata Sözleri ve Deyimler

  • sollama yapmak

BOLLUK

[isim]

  • Bol olma durumu

    Eteğin belinde bir bolluk var.

  • Parasal bakımdan rahatlık

    Hep eski bolluk zamanlarında yapılmış büyük vezir konaklarına rastlanırdı. - Abdülhak Şinasi Hisar

  • Fazlalık

    Öteden beri dergileri kaplayan şiir bolluğundan ürkerim. - Necati Cumalı

  • Her şeyin bol olduğu yer

Birleşik Kelimeler: gönlü bolluk

YOLLUK

[isim]

  • Yolculuk sırasında yenmek üzere hazırlanan yiyecek, yol azığı
  • Yolcuya verilen armağan
  • Koridorlara serilen, dar ve uzun halı, yol halısı
  • Yol masrafı olarak ödenen para, harcırah

    Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin ödenek ve yollukları kanunla düzenlenir. - Anayasa

KOLLANMAK

[nesnesiz]

  • Kollama işine konu olmak veya kollama işi yapılmak

NANEMOLLA

[sıfat]

[mecaz]

  • Çok sık hastalanan, sağlıksız (kimse)

    Nanemollalar gibi boyuna hastalık derken, derdi nedir diye içine vesvese girecek... - Sermet Muhtar Alus

  • İşten kaçınan, üşengeç

[alay yollu]

  • Güçsüz, dayanıksız (kimse)

MOLLALIK

[isim]

  • Molla olma durumu