İçinde Oku Bulunan 8 Harfli Kelimeler
İçerisinde OKU olan 8 harfli 25 kelime bulunuyor. İçinde OKU olan 8 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.
Ayrıca, "Oku ile başlayan 8 harfli kelimeler. oku ile biten 8 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
YOKUŞSUZ20,
ANAOKULU
- Öğrenim çağına henüz gelmemiş 2-6 yaş arasındaki çocukları okul düzenine hazırlayan eğitim kuruluşu, ana mektebi
KOKUTMAK
-
Hoş olmayan bir koku bırakmak
Sigara elimi kokuttu.
-
Bozulup kokmasına neden olmak, kokuşturmak
Eti kokutmak.
- Bir işi uzatarak çıkmaza sokmak
ORTAOKUL
-
Öğrencileri genel eğitim yoluyla bir yandan hayata, bir yandan da liseye hazırlayan, genellikle üç yıllık ortaöğretim okulu
Ortaokulun üçüncü yılına geçince okuldan ayrıldı. - Necati Cumalı
OKUNAKLI
-
Açık ve düzgün harflerle yazılmış, kolaylıkla okunabilen (yazı)
Eksik olmasın, bizim vergi dairelerinden okunaklı makbuz alınmaz. - Burhan Felek
KOKURDAN
- Kalkerli ve karstik özelliği ağır basan yerlerde çukurlukları bol, engebeli arazi
OKUTULMA
- Okutulmak işi
OKUNULMA
- Okunulmak işi
SOKULMAK
- Sokma işine konu olmak
-
Girmek
Yorganın altına sokulmak.
-
Yanaşmak, yaklaşmak
Aydınlık yüzlü bir kadın, bir mısır pişiricisine sokuldu, taze mısırlardan birisini işaret etti. - Muzaffer Buyrukçu
DOKUNMAK
-
Nesnelerin sıcaklık, soğukluk, sertlik, yumuşaklık vb. niteliklerini derinin altındaki sinir uçları aracılığıyla duymak, değmek, el sürmek, temas etmek
Bir elektrik zilinin düğmesine dokunduk. - Ahmet Haşim
-
Karıştırmak
Bu kâğıtlara kimse dokunmasın.
-
Almak, kullanmak, el sürmek
Buğdaydan, bulgurdan ne varsa kimse dokunmuyor, daha zor günlere saklıyordu. - Nezihe Araz
-
Sağlığını bozmak
Bu yemek bana dokunur. Bu hava dokundu.
-
İnsanın içine işlemek, duygulandırmak, etkilemek, koymak, batmak
Hiçbir gözyaşının bana onunkiler kadar dokunduğunu hatırlamıyorum. - Reşat Nuri Güntekin
-
İlişkin, ilgili olmak, değinmek
Eğitim konusuna dokunan bir yazı.
-
Hafifçe değmek
Rüzgâr estikçe dal antene dokunuyor.
- Onur, anlayış vb. ile uyuşmaz bir durum ortaya çıkmak
-
Tedirgin etmek, sataşmak
Bu karıncaya dokunmayan çocuk o kocaman adamın oracıkta pestilini çıkaracaktı. - Sait Faik Abasıyanık
-
Dokuma işi yapılmak
Halılar dokundu.
DOKUNSAL
- Dokunum ile ilgili olan
DOKUTMAK
- Dokuma işini yaptırmak
DOKUMALI
- Dokuması olan
-
Dokunmuş
Ayağındaki seyrek dokumalı çorabından utanarak beni önüne doğru itip arkamdan yürüdü. - Falih Rıfkı Atay
KOKUŞMAK
-
Çürüyüp bozularak kötü bir koku çıkarmak, kokmak, taaffün etmek
Çöpler kokuşmuş.
- Kişi, toplum vb. bozularak özelliğini yitirmek, tefessüh etmek
-
Koklaşmak
Öpüşürken, kokuşurken çıkageldi kocası... - Memduh Şevket Esendal
TOKURCUN
-
Dokurcun
Harmanı kaldırdım birazı kaldı / Tokurcun şalvarım al kanla doldu - Halk türküsü
TOKUŞMAK
- İki şey birbirine çarpmak, çarpışmak
- Kafa kafaya vuruşmak