İçinde Oku Bulunan 7 Harfli Kelimeler

İçerisinde OKU olan 7 harfli 30 kelime bulunuyor. İçinde OKU olan 7 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Oku ile başlayan 7 harfli kelimeler. oku ile biten 7 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

YOKUŞÇU18, DOKUYUŞ17, DOKUSUZ16, FOKURTU16, OKUYUCU16, DOKUZLU15, DOKUNUŞ15, YOKUŞLU15, DOKUZAR14, DOKUNCA14, DOKUNAÇ14, KOKUSUZ14, KAZBOKU14, OKULDAŞ14, SOKULUŞ14, SOKUŞMA14, DOKUNUM13, KOKUŞMA13, KOKUŞUK13, TOKUŞMA13, DOKUTMA12, DOKUNMA12, DOKUMAK12, SOKULMA11, KOKUTMA10, OKUNMAK10, OKUTMAK10, OKUTMAN10, TOKURTU10, İLKOKUL9

İLKOKUL

[isim]

[eskimiş]

  • Zorunlu öğrenim çağındaki kız ve erkek çocuklarının temel eğitim ve öğretimini sağlamak için devletçe açılan veya açılmasına izin verilen dört yıllık okul, ilk mektep, iptidai, iptidai mektep

KOKUTMA

[isim]

  • Kokutmak işi

OKUNMAK

[nesnesiz]

  • Okuma işine konu olmak

    Gece olmuş, yatsılar okunmuş, daha damat bey gelmemişti. - Sermet Muhtar Alus

  • Okunulmak

[mecaz]

  • Belli olmak, açıkça görünmek

    Bütün söyleyecekleri yüzünden okunuyor. - Yusuf Ziya Ortaç

[halk ağzında]

  • Davet edilmek, çağrılmak

OKUTMAK

[-i]

  • Okumasını, öğrenim görmesini sağlamak

    Babamın beni büyük kentte okutacak parası olmadığı için öğretmen olmuştum. - Nezihe Meriç

[nesnesiz]

  • Okuma işini yaptırmak

    Kumandan paşaya bu akşam şiir okutmak istiyoruz. - Falih Rıfkı Atay

[nesnesiz]

  • Ders vermek, bir konu üzerinde yetiştirmek

    Lisede İngilizce okutuyor.

[argo]

  • Satarak elinden çıkarmak

    Bana iki sandık çay verdi. Bunları al okut, dedi. - Sait Faik Abasıyanık

OKUTMAN

[isim]

  • Üniversitede yabancı dil, Türkçe ve inkılap tarihi gibi ortak, zorunlu dersleri öğretmek için görevlendirilen, uygulamalı çalışmaları yöneten öğretim elemanı, lektör

TOKURTU

[isim]

  • Tokurdama sırasında çıkan sesin adı

    Nargilelerden çıkan tokurtulara güler / Karnı büyük softalar gibi cam nargileler - Enis Behiç Koryürek

SOKULMA

[isim]

  • Sokulmak işi

DOKUTMA

[isim]

  • Dokutmak işi

DOKUNMA

[isim]

  • Dokunmak (I) işi, temas

[isim]

  • Dokunmak (II) işi

Birleşik Kelimeler: dokunma duyusu

DOKUMAK

[-i]

  • Tezgâhta ipliği, çözgü ve atkı durumunda kullanarak kumaş yapmak

    Orada kilim dokuyan kadınların arasında yaşam savaşı veriyordu. - Ayşe Kulin

[mecaz]

  • En ince noktalarına kadar özen göstererek, emek vererek ortaya çıkarmak

[halk ağzında]

  • Ağacın yemişlerini sırıkla vurarak indirmek

DOKUNUM

[isim]

[biyoloji]

  • Çevremizdeki nesnelerin sıcaklık, soğukluk, sertlik, yumuşaklık vb. niteliklerini derimiz aracılığıyla bildiren duyarlık yeteneği, lamise

KOKUŞMA

[isim]

  • Kokuşmak işi

KOKUŞUK

[sıfat]

  • Kokuşmuş, bozulmuş olan, müteaffin

[mecaz]

  • Kokmuş

TOKUŞMA

[isim]

  • Tokuşmak işi

DOKUZAR

[sıfat]

  • Dokuz sayısının üleştirme sayı sıfatı
  • Her birine dokuz, her defasında dokuzu bir arada olan