İçinde Oca Bulunan Kelimeler
İçinde OCA olan 55 kelime bulunuyor. İçerisinde OCA geçen kelimeler ve kelime anlamları.
Ayrıca, "Oca ile başlayan kelimeler. Oca ile biten kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
15 Harfli Kelimeler
KOCAMANLAŞTIRMA25
14 Harfli Kelimeler
BOCALAYABİLMEK25, BOCALATABİLMEK23
13 Harfli Kelimeler
BOCALAYABİLME24, BOCALATABİLME22
12 Harfli Kelimeler
KOCAELİLİLİK16
11 Harfli Kelimeler
KOCAKARILIK17
10 Harfli Kelimeler
KOCASIZLIK20, BOCALATMAK17, KOSKOCAMAN17
9 Harfli Kelimeler
OCAKEŞEĞİ23, BOCALAYIŞ21, KOCAOĞLAN21, BOCALATIŞ19, OCAKÇILIK18, KOCAMANCA17, BOCALAMAK16, BOCALATMA16, KOCASİNAN14, KOCALTMAK14, KOCAELİLİ13
8 Harfli Kelimeler
KOCABAŞI18, OCAKBAŞI18, AKÇAKOCA15, BOCALAMA15, ESKİMOCA14, KOCAKARI13, KOCALMAK13, KOCALTMA13, KOCATMAK13
7 Harfli Kelimeler
KOCAKÖY19, KOCAYIŞ17,
6 Harfli Kelimeler
OCAKÇI14, KOCALI11, KOCAMA11, OCAKLI11
4 Harfli Kelimeler
HOCA12, BOCA10, KOCA8, LOCA8, OCAK8
KOCA
-
Bir kadının evlenmiş olduğu erkek, eş, zevç
Bütün kadınlar gibi aklınca bu yolla kocasını zevksizlikle suçluyordu. - Ayla Kutlu
Ata Sözleri ve Deyimler
- koca bulmak
- kocaya gitmek
- kocaya kaçmak
- kocaya varmak
- kocaya vermek
Birleşik Kelimeler: kara koca, karı koca
-
Büyük, geniş
Uyandığım zaman koca bir karaltı vardı önümüzde. - Azra Erhat
-
Kocaman, iri
Koca kafa.
- Yaşlı, ihtiyar, pir
- Yüksek
- Büyük, ulu
Birleşik Kelimeler: kocabaş, kocabaşı, koca bebek, kocakarı, koca koca, koca kuşluk, kocaoğlan, koca yemiş
LOCA (Kelime Kökeni: İtalyanca loggia)
-
Tiyatro, sinema vb. eğlence yerlerinde veya parlamento salonlarında özel bölme
Gittim, bir hışımla locanın kapısını açtım. - Nazım Hikmet
- Masonluk bölümlerinden her biri
Birleşik Kelimeler: mason locası, şeref locası
OCAK
-
Ateş yakmaya yarayan, pişirme, ısıtma, ısınma vb. amaçlarla kullanılan yer
Üç balıkçı güneş batarken kumların üzerine iki taştan bir ocak yaptılar ve ateş yaktılar. - Halikarnas Balıkçısı
-
Şömine
Ocağın önünde oturup acayip bir dikkatle odunların yanışına bakar. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu
-
Isı vererek üzerine veya içine konulan maddeleri ısıtan, pişiren, kaynatan, eriten araç veya alet
Anlaşılan çamaşırcı giderken ocağı tam söndürmemiş olacak. - Haldun Taner
-
Kahvelerde, kuruluşlarda çay, kahve vb.nin yapıldığı yer
Konuşmalar iyice kızışmaya başladığı vakit kahve ocağının önünde görünür. - Salâh Birsel
-
Yer üstünde veya yer altında cevher çıkarılan yer
Mermer ocağı. Kömür ocağı.
-
Bahçelerde veya bostanlarda her tür meyve ve sebze tohumu veya fidesinin dikimi için ayrılmış toprak çukuru
Mustafa, arkasına güçlü kuvvetli bir kadın takmış, üç evleğine çizgiler, ocaklar açıyordu. - Sait Faik Abasıyanık
-
Aynı amaç ve düşünceyi paylaşanların kurdukları kuruluş veya toplandıkları, görev yaptıkları yer
Başlangıçtan beri burası bir vatansever ocağı idi. - Falih Rıfkı Atay
-
Yılın birinci ayı, kânunusani
Ocak ayını sevmem, oldum olası. - Burhan Felek
- Yeniçeri teşkilatını oluşturan odalardan her biri
-
Ev, aile, soy
Henüz temelleri atılmayan kendi ocağım kurulmadan yıkılmıştı. - Aka Gündüz
- Halk hekimliğinde bir önceki kuşaktan el verme suretiyle aktarılan bilgileri kullanarak belirli bir şikâyeti veya hastalığı iyileştirdiğine inanılan aile
Ata Sözleri ve Deyimler
- ocağı batmak
- ocağı kör kalmak
- ocağına düşmek
- ocağına incir (veya darı) dikmek (veya ekmek)
- ocağını yeşertmek
- ocağı sönmek
- ocağı tütmek
Birleşik Kelimeler: ocakbaşı, ocakeşeği, ocak kaşı, ocak katı, ocak taşı, kör ocak, od ocak, acemi ocağı, aile ocağı, asker ocağı, aş ocağı, baba ocağı, bostancı ocağı, çay ocağı, deprem ocağı, elektrik ocağı, gaz ocağı, humbara ocağı, ispirto ocağı, kahve ocağı, kireç ocağı, kum ocağı, maden ocağı, parti ocağı, sağlık ocağı, taş ocağı
BOCA (Kelime Kökeni: İtalyanca poggia)
- Geminin rüzgâr almayan yanı, rüzgâraltı, orsa veya rüzgârüstü karşıtı
Ata Sözleri ve Deyimler
- boca etmek
Birleşik Kelimeler: boca alabanda, orsa boca
KOCAALİ
- Sakarya iline bağlı ilçelerden biri
KOCAELİ
- Türkiye'nin Marmara Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
KOCALI
- Kocası olan, evli (kadın)
Birleşik Kelimeler: karılı kocalı
KOCAMA
- Kocamak işi
OCAKLI
-
Ocağı olan, içinde ocağı bulunan
Yemekten sonra evin üst katında, ocaklı bir odaya çıktık. - Sait Faik Abasıyanık
- Ocaktan olan (yeniçeri)
KOCATMA
- Kocatmak işi
KOCAMAN
-
Çok iri, büyük, koca
O gece mahalleye kocaman kamyonlar geldi. - Lâtife Tekin
- Yaşça büyük olan
KOCALMA
-
Kocalmak işi
Bu ihtiyarlamanın, kocalmanın, ölmenin ta kendisi... - Memduh Şevket Esendal
KOCALIK
- Bir kadına koca olma durumu
- Yaşı ilerlemiş olma durumu
Birleşik Kelimeler: karı kocalık
KOCAMAK
-
Yaşı ilerlemek, yaşlanmak, ihtiyarlamak
Sen de benim nazarımda öyle kocamış bir hâkime benziyorsun ki göstermek istediği ciddiyet boyunun ve yaşının çok üstünde... - Halit Ziya Uşaklıgil
OCAKLIK
- Bir aileye, babadan oğula geçmesi için verilen mülk
-
Ateş yakılan yer, ocak
Gözlerini ovuşturarak kahveye girmiş, ocaklığa doğru yürüyordu. - Rıfat Ilgaz
- Bir yapının temelini veya çatısını oluşturan büyük kereste, temel direği
- Mutfak
- Baca