İçinde Nta Bulunan 8 Harfli Kelimeler

İçerisinde NTA olan 8 harfli 28 kelime bulunuyor. İçinde NTA olan 8 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "nta ile biten 8 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

ŞANTAJCI24, MONTAJCI23, FANTAZYA19, AVANTACI18, ÇANTASIZ16, FANTASMA16, AVANTALI15, MUNTAZAM14, MUNTAZIR14, SPONTANE14, SENTAGMA14, MANTARCI13, PLASENTA13, PIRLANTA13, ALTINTAŞ12, İSTİNTAÇ12, KANTARCI12, MANTARSI11, ORYANTAL11, İNTANİYE10, MUTANTAN10, MANTARLI10, AKMANTAR9, İSTİNTAK9, KANTARLI9, KANTARMA9, KANTARON9, LANTANİT8

LANTANİT (Kelime Kökeni: Fransızca lanthanide)

[isim]

[kimya]

  • Birbirine çok yakın kimyasal özellikler gösteren, atom numarası 57-71 arasında olan, seyrek bulunan elementlerin genel adı

AKMANTAR

[isim]

[bitki bilimi]

  • Tadı güzel ve besleyici bir tür mantar, keçi mantarı (Agaricus campestris)

İSTİNTAK (Kelime Kökeni: Arapça istinṭāḳ)

[isim]

[eskimiş]

[hukuk]

  • Sorgu

[mecaz]

  • Sorguya çekme

Ata Sözleri ve Deyimler

  • istintak etmek

KANTARLI

[sıfat]

[argo]

  • Çok ağır

    Yapabilse, bir an evvel kurtulmak isterdi bu kantarlı külfetten. - Elif Şafak

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kantarlıyı savurmak

Birleşik Kelimeler: kantarlı küfür

KANTARMA

[isim]

  • Azılı atları zapt etmek için dillerini bastıracak biçimde yapılmış demir araç

    Gururu okşanılan bir erkek ise ağzına kantarma geçirilmiş bir küheylan kadar âcizdir, elinizde esirdir. - Hüseyin Cahit Yalçın

KANTARON (Kelime Kökeni: Rumca)

[isim]

[bitki bilimi]

  • Kızılkantarongillerden, hekimlikte kullanılan, sarı çiçekli, acı köklü, küçük bir bitki (Gentiana lutea)
  • Birleşikgillerden, sarı, mavi, kırmızı çiçekli türleri bulunan otsu bir bitki (Centaurea)

Birleşik Kelimeler: kızılkantaron, mavikantaron

İNTANİYE (Kelime Kökeni: Arapça intāniyye)

[isim]

[tıp]

  • Mikropla bulaşan hastalıklar

MUTANTAN (Kelime Kökeni: Arapça muṭanṭan)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Görkemli, şatafatlı

    Salih Paşa'ya, uğrayacağı iskelelerde mutantan istikballer yapılması hakkında talimat verilmişti. - Atatürk

MANTARLI

[sıfat]

  • İçinde mantar bulunan, içine mantar konulmuş olan

    Mantarlı omleti yedikten sonra uykudan bayılıyorduk. - Refik Halit Karay

  • Mantarı olan

    Mantarlı şişe. Mantarlı ayakkabı.

  • Mantar hastalığına yakalanmış

    Arabalarda, manda sırtında, insan omzunda, kel, kör, uyuz, egzamalı, mantarlı, cüzzamlıya kadar bir köylü kafilesi tam bu zamanda gelir. - Sait Faik Abasıyanık

MANTARSI

[sıfat]

  • Mantarı andıran, mantara benzeyen, mantar gibi, mantarımsı

ORYANTAL (Kelime Kökeni: Fransızca orientale)

[sıfat]

  • Doğu medeniyeti ile ilgili, Doğu medeniyetini hatırlatan

[isim]

  • Genellikle Doğu ülkelerinde, kadınların tek başlarına ve yarı çıplak olarak müzik eşliğinde yaptıkları, vücut ve göbek hareketlerine dayalı dans
  • Bu dansı yapan kadın

ALTINTAŞ

[isim]

  • Kütahya iline bağlı ilçelerden biri

İSTİNTAÇ (Kelime Kökeni: Arapça istintāc)

[isim]

[eskimiş]

  • Sonuç çıkarma

[mantık]

  • Bir büyük önermeden küçüğe ve sonurguya, yasalardan olaylara, nedenden sonuca giderek sonuç çıkarma

Ata Sözleri ve Deyimler

  • istintaç etmek

KANTARCI

[isim]

  • Kantar yapıp satan kimse
  • Kantarda tartan kimse
  • Çarşıya, pazara getirilen şeyleri tartıp vergisini toplayan görevli

MANTARCI

[isim]

  • Mantar yetiştiren veya satan kimse

[sıfat]

[argo]

  • İnsanları birtakım hilelerle şaşırtıp paralarını çalan (kimse), düzenbaz