İçinde Nok Bulunan Kelimeler

İçinde NOK olan 25 kelime bulunuyor. İçerisinde NOK geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Nok ile başlayan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

14 Harfli Kelimeler

KARBONMONOKSİT21, TEKNOKRATÇILIK20

12 Harfli Kelimeler

GALVANOKOTER24

11 Harfli Kelimeler

NOKTAİNAZAR15, NOKTALANMAK13

10 Harfli Kelimeler

NOKTALAYIŞ17, NOKTACILIK16, NOKTALANMA12, NOKTALAMAK12, TEKNOKRASİ12

9 Harfli Kelimeler

NOKSANSIZ16, NOKSANLIK12, NOKTALAMA11, TEKNOKRAT10

8 Harfli Kelimeler

BAŞNOKTA14, NOKTASIZ14, EKİNOKOK10

7 Harfli Kelimeler

GONOKOK14, NOKTACI12, EKİNOKS9, NOKTALI9

6 Harfli Kelimeler

MONOKL9, NOKSAN8

5 Harfli Kelimeler

NOKTA6, NOKRA6

NOKTA (Kelime Kökeni: Arapça nuḳṭa)

[isim]

  • Çok küçük boyutlarda işaret, benek
  • Bazı harflerin üzerine konulan ufak işaret
  • Yer

    Köşkten çıktık ve bahçenin her noktasını uzun uzun durup konuşarak dolaştık. - Ahmet Haşim

  • Konu, konu ile ilgili önemli bölüm

    Genç adam o noktada alaka uyandırıcı bir şey keşfetmiş gibiydi. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

  • Nöbetçi bulunan yer

    Orada polis noktası var.

  • Nöbetçi, gözcü, bekçi

    O yokuşun başındaki küçücük karakolun her gece çıkardığı noktayı unutuyorsunuz. - Ömer Seyfettin

[mecaz]

  • Sınır, derece, radde

    Savaşın gerçekleşme noktasına yaklaştığı sırada...

[dil bilgisi]

  • Cümlenin bittiğini anlatmak için sonuna konulan, küçük benek biçimindeki noktalama işareti (.)

[matematik]

  • Hiçbir boyutu olmayan işaret

[spor]

  • Orta nokta

Ata Sözleri ve Deyimler

  • nokta koymak
  • noktasına virgülüne dokunmadan

Birleşik Kelimeler: nokta atışı, noktainazar, nokta memuru, nokta nokta, nokta turizmi, noktası noktasına, başnokta, iki nokta, kara nokta, karanlık nokta, kırmızı nokta, kilit nokta, kör nokta, maddesel nokta, orta nokta, ölü nokta, sarı nokta, siyah nokta, üç nokta, alevlenme noktası, başa baş noktası, başlangıç noktası, başucu noktası, besleme noktası, boğumlanma noktası, buharlaşma noktası, can noktası, çıkış noktası, dayanak noktası, denetim noktası, doğu noktası, donma noktası, doruk noktası, doyma noktası, doyum noktası, dönüm noktası, düğüm noktası, ergime noktası, güney noktası, güz noktası, hareket noktası, ilkbahar noktası, izabe noktası, kavrama noktası, kaynama noktası, kerteriz noktası, kırılma noktası, kuzey noktası, nirengi noktası, odak noktası, parlama noktası, penaltı noktası, polis noktası, püf noktası, santra noktası

NOKRA (Kelime Kökeni: Arapça nuḳra)

[isim]

  • Büveleğin sebep olduğu, genellikle davar ve sığırlarda, seyrek olarak insanlarda rastlanan, ortası delik şişkinliklerle tanınan hastalık

NOKSAN (Kelime Kökeni: Arapça nuḳṣān)

[sıfat]

  • Eksik

[isim]

  • Eksiklik, kusur

    O, noksanını bilgi ve akıl ile gidermesini bilir. - Refik Halit Karay

Ata Sözleri ve Deyimler

  • noksan bulmak

EKİNOKS (Kelime Kökeni: Fransızca équinoxe)

[isim]

[gök bilimi]

  • Gün tün eşitliği

NOKTALI

[sıfat]

  • Nokta konmuş olan, üstünde noktalar olan

    Kırmızı noktalı basma.

Birleşik Kelimeler: noktalı delik, noktalı virgül

MONOKL (Kelime Kökeni: Fransızca monocle)

[isim]

  • Tek gözde kaş ile yanak arasına sıkıştırılan, çerçevesiz ve tek camlı gözlük

TEKNOKRAT (Kelime Kökeni: Fransızca technocrate)

[sıfat]

  • Teknokrasiden yana olan

[isim]

  • Teknokrasi içerisinde yer alan, yönetici konumundaki mühendis, mimar, teknisyen, iktisatçı vb. elemanların ortak adı

[isim]

  • Ekonomik mekanizmaların teorik incelenmesine dayanan ancak insan etkenini her zaman yeterince göz önünde bulundurmayan devlet adamı veya memur

EKİNOKOK (Kelime Kökeni: Fransızca échinocoque)

[isim]

[hayvan bilimi]

  • Etoburların gelişmiş dönemlerinde bağırsaklarında yaşayan bir tür tenya

NOKTALAMA

[isim]

  • Noktalamak işi

[sinema]

[televizyon]

  • Bir filmin çekim, sahne, ayrım, bölüm vb. parçalarını birbirinden ayırmakta kullanılan işlemlerin bütünü

Birleşik Kelimeler: noktalama işareti

NOKTALANMA

[isim]

  • Noktalanmak işi

NOKTALAMAK

[-i]

  • Nokta koymak
  • Yazıda noktalama işaretlerini yerli yerine koymak

    Yazınızı iyi noktalamadınız.

[mecaz]

  • Sona erdirmek, bitirmek

    Tartışmayı kendisi noktalamak istiyordu. - Tarık Buğra

TEKNOKRASİ (Kelime Kökeni: Fransızca technocratie)

[isim]

  • Sanayi, ekonomi ve devlet yönetiminin politikacılar değil, uzmanlar, teknisyenler ve uygulayımcılar tarafından yönetilmesine dayanan sistem

NOKSANLIK

[isim]

  • Noksan olma durumu, eksiklik

    Oysa onlar bu noksanlığın farkında bile değillerdi. - Elif Şafak

NOKTACI

[isim]

  • Noktacılıkla ilgili, noktacılığı uygulayan kimse

NOKTALANMAK

[nesnesiz]

  • Noktalama işi yapılmak