İçinde Ndu Bulunan Kelimeler

İçinde NDU olan 52 kelime bulunuyor. İçerisinde NDU geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Ndu ile biten kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

15 Harfli Kelimeler

GECEKONDULAŞMAK30, BULUNDURABİLMEK25

14 Harfli Kelimeler

GECEKONDUCULUK30, GECEKONDULAŞMA29, DONDURULMUŞLUK27, BULUNDURABİLME24

13 Harfli Kelimeler

DONDURMACILIK25, BULUNDURULMAK22

12 Harfli Kelimeler

BULUNDURULMA21, KUNDURACILIK21

11 Harfli Kelimeler

GECEKONDUCU26, GOCUNDURMAK24, DONDURULMUŞ23, BULUNDURMAK19, DOKUNDURMAK19, DONDURULMAK19, KARBORUNDUM19

10 Harfli Kelimeler

GOCUNDURMA23, AVUNDURMAK21, DONDURMACI21, BOYUNDURUK20, HONDURASLI20, REFERANDUM20, BURUNDURUK18, BULUNDURMA18, DOKUNDURMA18, DONDURULMA18, MEMORANDUM17

9 Harfli Kelimeler

AVUNDURMA20, DONDURUCU20, GECEKONDU20, KUNDURACI17, DONDURMAK16, SUNDURMAK15, KONDURMAK14

8 Harfli Kelimeler

NDUİZM19, YUNDUSUZ19, DONDURAÇ17, İZBANDUT16, DONDURMA15, SUNDURMA14, KONDURMA13, ONDURMAK13, KATMANDU12

7 Harfli Kelimeler

LENDUHA14, KUNDURU12, ONDURMA12, KUNDURA11, SANDUKA11

6 Harfli Kelimeler

KUNDUZ13

5 Harfli Kelimeler

NDU12, KONDU9

KONDU

[isim]

  • Gecekondu

    Bir kondum vardı, onu sattım ve yarışmaya katılmak için buraya geldim. - Muzaffer İzgü

KUNDURA (Kelime Kökeni: İtalyanca condura)

[isim]

  • Kaba işlenmiş, bağsız, konçsuz ayakkabı

    Kundurasının tahta ökçeleri, ıssız Babıali kaldırımlarına vurdukça bir çekiç sesiyle ötüyordu. - Peyami Safa

SANDUKA (Kelime Kökeni: Arapça ṣandūḳa)

[isim]

  • Mezarın üzerine yerleştirilmiş, tabut büyüklüğünde tahta veya mermer sandık

    Sandukanın yeşil çuhasına başını dayadığında, sanki bir el saçlarını okşayıp teskin edecekti onu. - Ayşe Kulin

KUNDURU

[isim]

[halk ağzında]

  • Başağı dört sıradan oluşan, bir tür sert, sarı, iyi buğday

ONDURMA

[isim]

  • Ondurmak işi

HİNDU (Kelime Kökeni: Farsça hindū)

[isim]

  • Hindistan'ın resmî dili

[eskimiş]

  • Hindistan'ın Mecusi halkından olan kimse

    Kimi Hindu, kimi yamyam, kimi bilmem ne bela. - Mehmet Akif Ersoy

KONDURMA

[isim]

  • Kondurmak işi

ONDURMAK

[-i]

  • Onmasını sağlamak, iyiye döndürmek

    Onu, ağına düşmüş bir av gibi ne öldürdü ne ondurdu. - Samiha Ayverdi

KUNDUZ

[isim]

[hayvan bilimi]

  • Kemirgenlerden, kuyruğu geniş ve yassı, art ayak parmaklarının arası perdeli, ağaçları kemirerek beslenen, su kıyılarında yaşayan, yuvalar ve su setleri kuran, postu değerli bir hayvan, kastor (Castor fiber)

Birleşik Kelimeler: kunduz böceği

KONDURMAK

[-e]

  • Konma işini yaptırmak

    Koca dağın başına ne güzel bir yapı kondurmuşuz ama gel gör ki yolunu unutmuşuz. - Bedri Rahmi Eyuboğlu

  • Gelişigüzel takmak, iliştirmek

    Başına çiçekler kondurmuş.

[-i]

  • Birden yapıvermek veya söyleyivermek

    Öpücüğü kondurdu.

[mecaz]

  • Yakıştırmak, haksız yere birtakım eksiklikler isnat etmek, üzerine yormak

    Bu senetle bana kondurduğunuz eksikliklerden bir kısmını üstümden atmış olacaktım. - Ruşen Eşref Ünaydın

SUNDURMA

[isim]

  • Sundurmak işi
  • Yağmurdan, güneşten korunmak için yapılan ve arkası bir duvara verilen çatı

    Odalarımıza gitmek üzere sundurmadan sofaya geçmeye hazırlandığımız sırada bir haberle karşılaştık. - Reşat Nuri Güntekin

[halk ağzında]

  • Üstü kapalı balkon, evlerin önündeki taşlık

    Hanın sundurmasına çıktığım zaman yemiş dolu tabaklar dizilmiş masa hazırdı. - Refik Halit Karay

LENDUHA

[sıfat]

[eskimiş]

  • Çok iri ve kaba

    O lenduha kapının mandalına erişip de ağır ve paslı demirini yerinden oynatmak kolayca becereceği iş değildi. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

SUNDURMAK

[-i]

  • Sunma işini yaptırmak

[halk ağzında]

  • Vermek

DONDURMA

[isim]

  • Dondurmak işi
  • Şekerli sütün veya meyve sularının dondurulmasıyla hazırlanan soğuk yiyecek

    Dondurmalarını yalaya yalaya dolaşmaya başladılar. - Necati Cumalı

Birleşik Kelimeler: kaymaklı dondurma, Maraş dondurması

DONDURMAK

[-i]

  • Donmasını sağlamak

[mecaz]

  • Sabitlemek

[mecaz]

  • Hareketsiz hâle getirmek

[mecaz]

  • Soğutmak

    Gönlümü dondurdu kimsesizliğim / Yetişir bu yalnız sürüklendiğim - Enis Behiç Koryürek

[mecaz]

  • Bir işin gerektirdiği sorumluluk ve yetkileri geçici bir süre için kullanmamak üzere durdurmak

[mecaz]

  • Beklemeye almak

    Nicedir yaşam işlevlerini sınırlamış, kapasitesinin altına inivermiş, madde değişimini dondurmuştu. - Elif Şafak