İçinde Nda Bulunan 6 Harfli Kelimeler
İçerisinde NDA olan 6 harfli 25 kelime bulunuyor. İçinde NDA olan 6 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.
Ayrıca, "nda ile biten 6 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
BANDAJ19,
KİNDAR (Kelime Kökeni: Farsça kīndār)
-
Öç almak isteyen, kin tutan, kinci, kinli
Kuru, kemikli yüzü solgun, duruşu ciddi, kara gözleri kindardı. - Kerim Korcan
ANINDA
-
Çabucak
Ne zaman irkilse ani bir kas seğirmesi gibi neredeyse istem dışı bir itkiyle anında basardı tövbeyi. - Elif Şafak
- Aynı anda, o anda yapılan, simultane
KUNDAK
-
Yeni doğmuş çocuğu ilk aylarda sıkıca sarıp sarmalamaya yarayan geniş bez
Kendisine uzattıkları ince ve beyaz bir kundağa sarılmış kızına baktı. - Ömer Seyfettin
-
Bu bezle sarılmış bebek
Dikmen Yıldızı kundağı kucaklayarak ağır, sarsıntılı adımlarla savcının arkasından yürüdü. - Aka Gündüz
-
Saçları yemeninin içine alıp bağlama
Baş kundağı.
-
Korunmak için sıkı sıkıya sarılmış şey
Dutların tomurcukları büyümüş, yaprakları burunlarını kundaklarından çıkarmışlardı. - S. F. Abasıyanık
-
Yangın çıkarmak için bir yere konulan tutuşmuş yağlı bez parçası vb.
Ben şamdanımla evveli kapının önüne yığılan şeyleri, sonra cibinliği, perdeleri, bütün duvarları çeviren kundakları tutuşturacağım. - Halit Ziya Uşaklıgil
-
Tüfek gibi bazı ateşli silahlarda bunları çeşitli yönlere çevirmeye yarayan, namlunun altında bulunan ağaç veya metal bölüm
Amcası Mustafa geldi eve, ona bir kundağı sedefli tüfek getirdi. - Yaşar Kemal
- Arabalarda dingil yatağı
- Ara bozma, fitne, fesat
Ata Sözleri ve Deyimler
- kundak sokmak (veya koymak)
Birleşik Kelimeler: çatal kundak
MANDAR (Kelime Kökeni: Rumca)
- Gemilerde küçük makara
MANDAL (Kelime Kökeni: Arapça mandāl)
- Kapı vb. şeyleri kapalı tutmaya yarayan, döner tahta veya metal parça
- İpe serilen çamaşırı tutturmak için kullanılan yaylı kıskaç
- Ut, kanun, keman vb. çalgıların tellerini geren düğme
Birleşik Kelimeler: çamaşır mandalı, kapı mandalı
- Evlek
SANDAL (Kelime Kökeni: Arapça ṣandal)
- Sandalgillerden, kerestesi sert ve kokulu bir ağaç (Santalum album)
Birleşik Kelimeler: sandal ağacı
-
İnsan taşıyacak biçimde yapılmış, kürekle yürütülen deniz teknesi
Annesiyle bir sandala binip karşıya geçtiler. - Necip Fazıl Kısakürek
Birleşik Kelimeler: cankurtaran sandalı, tahlisiye sandalı
- Sandalet
BRANDA (Kelime Kökeni: İtalyanca branda)
- Ambar kapaklarının veya filikaların üzerine örtülen, muşamba benzeri, su geçirmez, kalın bez, branda bezi
- Gemilerde tayfa ve erlerin yattığı dikdörtgen biçiminde, astarlanmış bezden yapılan, halatlarla bir yere tutturulan asılı yatak
Birleşik Kelimeler: branda bezi
DİNDAR (Kelime Kökeni: Arapça dīn + Farsça -dār)
-
Din inancı güçlü, din kurallarına bağlı (kimse), mütedeyyin
Dualarında hep hayırlı, dindar evlat isterdi. - Ömer Seyfettin
MUNDAR
- 343 murdar
BUNDAN
- bu nedenle
Ata Sözleri ve Deyimler
- bu abdestle daha çok namaz kılınır
- bu denli
- bu kadar
- bu kadar kusur kadı kızında da bulunur
- bu minval üzere
- buna değdi (idi) buna değmedi (idi) demek
- bunda bir iş var
- bundan iyisi can sağlığı
- bu ne perhiz bu ne lahana turşusu!
- bu sıcağa kar mı dayanır?
- bu yana
ENDAZE (Kelime Kökeni: Farsça endāze)
-
65 santimetrelik uzunluk ölçüsü
Birader, bir ağızlık kullanıyor, nah, asgari bir endaze boyunda. - Attila İlhan
-
Ölçü
Mehmetçiğin makamını şan ve şerefle ölçebilecek, ne bir tartı ne bir endaze ne bir kıyas, ne bir mikyas vardır. - Necip Fazıl Kısakürek
Ata Sözleri ve Deyimler
- endazeyi kaçırmak
- endazeyi şaşırmak
KANDAŞ
-
Aynı kanı taşıyan, aynı soydan olanlardan her biri
Asırlarca birbirlerinden ayrı yaşayan kandaşlar... - Falih Rıfkı Atay
ZİNDAN (Kelime Kökeni: Farsça zindān)
- Tutuklu veya hükümlülerin içine konulduğu kapalı yer
-
Çok karanlık ve sıkıntılı yer
Bir od düştü yanar tatlı özüme / Dünya zindan görünüyor gözüme - Karacaoğlan
Ata Sözleri ve Deyimler
- zindan etmek
- zindan gibi
- zindan kesilmek
- zindan olmak
Birleşik Kelimeler: zindandelen
CANDAN
-
İçten, yürekten, gönülden, samimi
Candan arkadaşını bir başına bırakıp kaçıyor musun? - Nazım Hikmet
-
İçtenlikle, istekle, ilgiyle
Onlar da ilk defa candan alkışlamanın o güzel tadını tadıyorlardı. - Tarık Buğra
Birleşik Kelimeler: candan yürekten
HANDAN (Kelime Kökeni: Farsça ḫandān)
- Şen, neşeli