İçinde Nd Bulunan 6 Harfli Kelimeler
İçerisinde ND olan 6 harfli 73 kelime bulunuyor. İçinde ND olan 6 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.
Ayrıca, "nd ile biten 6 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
BANDAJ19,
İKİNDİ
-
Öğle ile akşam arasındaki zaman dilimi
Akdeniz'in, ikindi güneşiyle kamaşmış büyük mavi meydanına başımı çevirerek gözlerimi çocuklara göstermeden ağladım. - Hamdullah Suphi Tanrıöver
- İkindi ezanı
-
İkindi namazı
İkindiyi kıldım.
Ata Sözleri ve Deyimler
- ikindiden sonra dükkân açmak
Birleşik Kelimeler: ikindi ezanı, ikindi namazı, ikindiüstü, ikindiüzeri, ikindi vakti, ikindi zamanı, kırkikindi
KİNDAR (Kelime Kökeni: Farsça kīndār)
-
Öç almak isteyen, kin tutan, kinci, kinli
Kuru, kemikli yüzü solgun, duruşu ciddi, kara gözleri kindardı. - Kerim Korcan
KANDİL (Kelime Kökeni: Arapça ḳindīl)
-
İçinde sıvı bir yağ ve fitil bulunan kaptan oluşmuş aydınlatma aracı
Gece kandili birdenbire sönmüş, oda zifirî karanlık kesilmişti. - Ömer Seyfettin
- Kandil gecesi
- Çok sarhoş
Ata Sözleri ve Deyimler
- kandilin yağı tükenmek
Birleşik Kelimeler: kandil çiçeği, kandil çöreği, kandil gecesi, kandil günü, kandil simidi, kandil yağı, gök kandil, kör kandil, top kandil, Berat Kandili, idare kandili, meryemanakandili, Mevlit Kandili, Miraç Kandili, Regaip Kandili
KENDİR
- Kenevir
- Kenevirden yapılmış
TENDER (Kelime Kökeni: Fransızca tender)
- Lokomotifin arkasına bağlanan, gerekli yakıtı, suyu taşıyan vagon
ANINDA
-
Çabucak
Ne zaman irkilse ani bir kas seğirmesi gibi neredeyse istem dışı bir itkiyle anında basardı tövbeyi. - Elif Şafak
- Aynı anda, o anda yapılan, simultane
ENDEKS (Kelime Kökeni: Fransızca index)
-
Dizin
Eserin birinci cildi uzun bir ön sözden sonra ayrıca arkasına koyduğu şerh ve endeksten ibarettir. - Asaf Halet Çelebi
- Gösterge
Birleşik Kelimeler: geçinme endeksi
İNDEKS (Kelime Kökeni: Fransızca index)
- Dizin
-
Gösterge
Fiyat indeksi. Geçim indeksi.
KUNDAK
-
Yeni doğmuş çocuğu ilk aylarda sıkıca sarıp sarmalamaya yarayan geniş bez
Kendisine uzattıkları ince ve beyaz bir kundağa sarılmış kızına baktı. - Ömer Seyfettin
-
Bu bezle sarılmış bebek
Dikmen Yıldızı kundağı kucaklayarak ağır, sarsıntılı adımlarla savcının arkasından yürüdü. - Aka Gündüz
-
Saçları yemeninin içine alıp bağlama
Baş kundağı.
-
Korunmak için sıkı sıkıya sarılmış şey
Dutların tomurcukları büyümüş, yaprakları burunlarını kundaklarından çıkarmışlardı. - S. F. Abasıyanık
-
Yangın çıkarmak için bir yere konulan tutuşmuş yağlı bez parçası vb.
Ben şamdanımla evveli kapının önüne yığılan şeyleri, sonra cibinliği, perdeleri, bütün duvarları çeviren kundakları tutuşturacağım. - Halit Ziya Uşaklıgil
-
Tüfek gibi bazı ateşli silahlarda bunları çeşitli yönlere çevirmeye yarayan, namlunun altında bulunan ağaç veya metal bölüm
Amcası Mustafa geldi eve, ona bir kundağı sedefli tüfek getirdi. - Yaşar Kemal
- Arabalarda dingil yatağı
- Ara bozma, fitne, fesat
Ata Sözleri ve Deyimler
- kundak sokmak (veya koymak)
Birleşik Kelimeler: çatal kundak
MİNDER
-
İçi yumuşak bir malzeme ile doldurularak dikilen, oturmaya, yaslanmaya yarar şilte
Derin bir düşünceyle kurulmuştu mindere / Saçlarından tutarak hemen devirdim yere - Faruk Nafiz Çamlıbel
- Yer alıştırmalarında ve atlamalarda, düşmelerin sertliğini gidermek için kullanılan, deri veya kauçuktan yapılmış şilte
- Güreş karşılaşmalarının üzerinde yapıldığı, en az 10 santimetre kalınlığında, 9 metre çapında bir çember çizilmiş olan, çaprazlama köşeleri kırmızı ve mavi renklerle belirlenmiş yaygı
Ata Sözleri ve Deyimler
- minder çürütmek
- minderden kaçmak
- minder dışına atmak
Birleşik Kelimeler: erkân minderi, güreş minderi, köşe minderi, yer minderi
MANDAR (Kelime Kökeni: Rumca)
- Gemilerde küçük makara
MANDAL (Kelime Kökeni: Arapça mandāl)
- Kapı vb. şeyleri kapalı tutmaya yarayan, döner tahta veya metal parça
- İpe serilen çamaşırı tutturmak için kullanılan yaylı kıskaç
- Ut, kanun, keman vb. çalgıların tellerini geren düğme
Birleşik Kelimeler: çamaşır mandalı, kapı mandalı
- Evlek
MENDİL (Kelime Kökeni: Arapça mendīl)
-
Burun ve ter silmekte, el ve yüz kurulamakta kullanılan küçük, kare biçiminde kumaş veya yumuşak, ince kâğıt
Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol. - Yahya Kemal Beyatlı
-
İçine bazı şeyler konulan kumaş, yağlık
Sabahleyin erkenden işine gider, akşamüstü elinde dolu mendiliyle evine dönerdi. - Reşat Nuri Güntekin
Ata Sözleri ve Deyimler
- mendil atmak
- mendil kadar
- mendil sallamak
Birleşik Kelimeler: ıslak mendil, kolonyalı mendil
SANDAL (Kelime Kökeni: Arapça ṣandal)
- Sandalgillerden, kerestesi sert ve kokulu bir ağaç (Santalum album)
Birleşik Kelimeler: sandal ağacı
-
İnsan taşıyacak biçimde yapılmış, kürekle yürütülen deniz teknesi
Annesiyle bir sandala binip karşıya geçtiler. - Necip Fazıl Kısakürek
Birleşik Kelimeler: cankurtaran sandalı, tahlisiye sandalı
- Sandalet
SENDİK (Kelime Kökeni: Fransızca syndic)
- Bir birliğin, ortaklığın veya alacaklılar grubunun haklarını korumakla görevli kimse