İçinde Nd Bulunan 5 Harfli Kelimeler

İçerisinde ND olan 5 harfli 34 kelime bulunuyor. İçinde ND olan 5 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "nd ile biten 5 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

FUNDA14, FONDA14, NDE13, ÖNDER13, NDU12, ÜND12, ANDIZ11, AND11, ÇANDI11, NDİ11, HANDE11, PANDA11, CUNDA11, AND10, BANDO10, SINDI10, NDE10, NDİ9, BENDE9, KONDU9, NDE9, SONDA9, ANDIK8, ENDAM8, İNDİS8, KUNDA8, LANDO8, MANDA8, ONDAN8, ENDER7, KENDİ7, RANDA7, RENDE7, TREND7

ENDER (Kelime Kökeni: Arapça ender)

[sıfat]

  • Çok az, çok seyrek

    Ender fırsatlarla gittiğim bu salaşın içi bana pek sempatik gelirdi. - Burhan Felek

[zarf]

  • Çok seyrek olarak, çok seyrek bir biçimde

    Gözleri, ender görülen bir acıyla gölgelendi. - Halikarnas Balıkçısı

KENDİ

[zamir]

  • İyelik ekleri alarak kişilerin öz varlığını anlatmaya yarayan dönüşlülük zamiri, öz(I), zat

    Ankara Palas'ta kendisine dörtte üç oranında indirim yapılırdı. - Çetin Altan

  • Kişinin özel olarak vurgulandığını anlatan bir söz

    Kendisi gelsin. Kendimiz görmeliyiz.

  • Yaptığı, giriştiği bir işte başkalarının herhangi bir etkisi bulunmadığını belirten bir söz

    Kendi yapacağı işi bırakır, âleme öğüt vermeye kalkar. - Burhan Felek

  • `Kendisi, kendileri` biçiminde bazen saygı duygusuyla veya söz konusu olanları amaçlayarak `o` ve `onlar` yerine kullanılan bir söz

    Kendileri evde yoklar mı?

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kendi ağzıyla tutulmak
  • kendi âlemine dalmak
  • kendi ayağı ile gelmek
  • kendi derdine düşmek
  • kendi düşen ağlamaz
  • kendi göbeğini kendi kesmek
  • kendi gölgesinden korkmak
  • kendi hâline bırakmak
  • kendi havasında gitmek (veya olmak)
  • kendi hesabana çalışmak
  • kendi içine çekilmek
  • kendi kabuğuna çekilmek
  • kendi kanatlarıyla uçmak
  • kendi kendini didiklemek
  • kendi kendini yemek
  • kendi keyfine gitmek
  • kendi köşesinde yaşamak
  • kendi kuyusunu kendi kazmak
  • kendimi bildim bileli
  • kendinden geçmek
  • kendinde olmamak
  • kendinde toplamak
  • kendine (veya herhangi bir şeye) ... süsü vermek
  • kendine dert etmek
  • kendine gel!
  • kendine gelmek
  • kendine hisse çıkarmak
  • kendine kıymak
  • kendine mal etmek
  • kendine yedirememek
  • kendine yontmak
  • kendini (kapıp) koyuvermek
  • kendini (veya birini) temize çıkarmak (veya çıkartmak)
  • kendini adamak
  • kendini ağır (veya ağırdan) satmak
  • kendini alamamak
  • kendini aşağı (veya küçük) görmek
  • kendini ateşe atmak
  • kendini atmak
  • kendini avutmak
  • kendini beğendirmek
  • kendini beğenmek
  • kendini bırakmak
  • kendini bilmek
  • kendini bir şey sanmak
  • kendini bir yerde bulmak
  • kendini bulmak
  • kendini dağıtmak
  • kendini dar atmak
  • kendini dev aynasında görmek
  • kendini dinlemek
  • kendini dirhem dirhem satmak
  • kendini düşünmek
  • kendini ele vermek
  • kendini fasulye gibi nimetten saymak
  • kendini göstermek
  • kendini harap etmek
  • kendini hissettirmek
  • kendini kapının dışında bulmak
  • kendini kaptırmak
  • kendini kaybetmek
  • kendini matah sanmak
  • kendini naza çekmek
  • kendini paralamak
  • kendini satmak
  • kendini sıkmak
  • kendini sıyıramamak
  • kendini sokağa (veya dışarı) atmak
  • kendini tartmak
  • kendini toparlamak (veya toplamak)
  • kendini tutamamak
  • kendini tutmak
  • kendini vermek (veya vurmak veya çalmak)
  • kendini yemek
  • kendini yiyip bitirmek
  • kendini yoklamak
  • kendi söyler kendi dinler
  • kendi üstüne yormak
  • kendi yağıyla kavrulmak

Birleşik Kelimeler: kendi adına, kendi başına, kendibeslek, kendigelen, kendi hâlinde, kendi kendine, kendi payına, kendine has, kendine mahsus, kendine özgü

RANDA (Kelime Kökeni: İtalyanca randa)

[isim]

[denizcilik]

  • Gemilerin mizana direğinin gerisindeki yelken

RENDE (Kelime Kökeni: Farsça rende)

[isim]

  • Tahta yüzeyleri pürüzsüz duruma getirmek, biçim vermek için marangozların kullandığı araç
  • Üzerinde küçük delik ve kesici çıkıntıları bulunan, peynir, soğan, havuç vb.ni ufak parçalara ayırmak için kullanılan mutfak aleti
  • Bu aletle ufak parçalara ayrılmış şey

    Peynir rendesi. Sabun rendesi.

TREND (Kelime Kökeni: İngilizce trend)

[isim]

  • 343 eğilim

ANDIK

[isim]

[halk ağzında]

  • Sırtlan

ENDAM (Kelime Kökeni: Farsça endām)

[isim]

  • Vücut, beden, boy bos

    Yıldız'a sezdirmeden genç kızın endamına bakakaldı. - Aka Gündüz

Birleşik Kelimeler: endam aynası, arzıendam

İNDİS (Kelime Kökeni: Fransızca indice)

[isim]

  • Bir harf üzerine konulan işaret

[matematik]

  • Bir harf, benzer fakat yine de değişik biçimlerde iki veya daha çok kez kullanılmak istendiğinde harfin üstüne veya altına eklenen ayırıcı işaret

[matematik]

  • Bir kökün derecesini göstermek için kök işaretinin kolları arasına konulan sayı

KUNDA

[isim]

[hayvan bilimi]

  • Bir tür büyük ve zehirli örümcek

LANDO (Kelime Kökeni: Fransızca landau)

[isim]

  • Dört tekerlekli, içinde dingillere paralel olarak düzenlenmiş karşılıklı iki oturma sırası bulunan, üstü açılıp kapanabilen çift körüklü binek arabası

MANDA

[isim]

[hayvan bilimi]

  • Geviş getirenlerden, derisinin rengi siyaha yakın, uzun seyrek kıllı bir hayvan, su sığırı, camız, kömüş (Buffelus)

Ata Sözleri ve Deyimler

  • manda gibi
  • manda gibi yayılmak
  • manda gibi yemek

Birleşik Kelimeler: manda gözü, haymana mandası, Hint mandası

[isim]

[hukuk]

  • Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra bazı az gelişmiş ülkeleri, kendi kendilerini yönetecek düzeye eriştirip bağımsızlığa kavuşturuncaya kadar Birleşmiş Milletler Cemiyeti adına yönetmek için bazı büyük devletlere verilen vekillik

ONDAN

  • o sebeple
  • onun tarafında olan (kimse)

Ata Sözleri ve Deyimler

  • o denli
  • o duvar senin, bu duvar benim
  • o gün bugün(dür)
  • o kadar
  • o kapı (veya mahalle) senin bu kapı (veya mahalle) benim
  • onlardan
  • o taraflı olmamak
  • o tarakta bezi olmamak
  • o yolun yolcusu

BİNDİ

[isim]

  • Destek

BENDE (Kelime Kökeni: Farsça bende)

[isim]

[eskimiş]

  • Kul, köle

    Aynı zamanda, bu has ve vefakâr bendesine mim koymuştu. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Ata Sözleri ve Deyimler

  • bendeniz
  • bendeniz cennet kuşu

Birleşik Kelimeler: bendehane, bendezade

KONDU

[isim]

  • Gecekondu

    Bir kondum vardı, onu sattım ve yarışmaya katılmak için buraya geldim. - Muzaffer İzgü