İçinde Naf Bulunan Kelimeler

İçinde NAF olan 31 kelime bulunuyor. İçerisinde NAF geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Naf ile başlayan kelimeler. Naf ile biten kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

14 Harfli Kelimeler

MENAFİİUMUMİYE27, NAFTALİNLENMEK21

13 Harfli Kelimeler

NAFTALİNLEMEK20, NAFTALİNLENME20

12 Harfli Kelimeler

NAFAKALANMAK19, NAFTALİNLEME19

11 Harfli Kelimeler

ANAFORCULUK23, ANAFORLAMAK19, NAFAKALANMA18

10 Harfli Kelimeler

FENAFİLLAH26, MÜNAFIKLIK21, ANAFORLAMA18, ANAFİLAKSİ17

9 Harfli Kelimeler

ANAFORDAN18

8 Harfli Kelimeler

FUNAFUTİ22, ANAFORCU19, ANAFORLU16, ESNAFLIK16, NAFTALİN14

7 Harfli Kelimeler

NAFIK17, TENAFÜR15, İSTİNAF14

6 Harfli Kelimeler

ANAFOR13, MENAFİ13, NAFİLE12, NAFAKA12

5 Harfli Kelimeler

NAFİZ14, ESNAF12, NAFTA11, NAFİA11

4 Harfli Kelimeler

NAFİ10

NAFİ (Kelime Kökeni: Arapça nāfiʿ)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Yararlı

NAFTA (Kelime Kökeni: İngilizce naphtha)

[isim]

  • Petrolden 100-250 °C arasında damıtılan ürün

NAFİA (Kelime Kökeni: Arapça nāfiʿa)

[isim]

[eskimiş]

  • Bir yeri bayındır duruma getirmek için yapılan işlerin tamamı, bayındırlık işleri

NAFİLE (Kelime Kökeni: Arapça nāfile)

[sıfat]

  • Yararsız

    Delikanlı çağımızdaki cevher / Yalvarmak, yakarmak nafile bugün - Cahit Sıtkı Tarancı

[zarf]

  • Boşuna, boş yere

    Avukata söyle, nafile beklemesin. - Refik Halit Karay

[isim]

[din bilgisi]

  • Fazladan kılınan namaz veya tutulan oruç

Birleşik Kelimeler: nafile namaz, nafile yere

NAFAKA (Kelime Kökeni: Arapça nafaḳa)

[isim]

  • Geçinmek için gerekli olan şeylerin bütünü, geçimlik

    Çoluk çocuğunun nafakası için geceli gündüzlü örs başından ayrılmayan demirciyi göreyim, dedim, bir gün. - Necip Fazıl Kısakürek

[hukuk]

  • Birinin geçindirmekle yükümlü bulunduğu kimselere, mahkeme kararıyla bağlanan aylık

Ata Sözleri ve Deyimler

  • nafaka bağlanmak
  • nafaka sağlamak

ESNAF (Kelime Kökeni: Arapça eṣnāf)

[isim]

  • Küçük sermaye ve zanaat sahibi

    Kendileri balıkçı olmayıp da balık satan esnafı da severim. - Sait Faik Abasıyanık

[mecaz]

  • Başlıca düşüncesi, mesleğinin bütün inceliklerinden yararlanıp bunları karşısındakinin zararına kullanarak ve meslekte kötü örnek oluşturarak çok para kazanmak olan kimse

[argo]

  • Kötü yola sapmış olan kadın

    Esnaftan bir kadın.

Birleşik Kelimeler: esnaf ağzı, esnaf loncası

ANAFOR (Kelime Kökeni: Rumca)

[isim]

[coğrafya]

  • Girdap

[mecaz]

  • Karmakarışık bir durum

    Korkunç bir anaforun öfkesine kapılmış, sağa sola savrulup duruyorlar. - Attila İlhan

[argo]

  • Yolsuzluk yapılarak elde edilen şey

Ata Sözleri ve Deyimler

  • anafora kaptırmak

MENAFİ (Kelime Kökeni: Arapça menāfiʿ)

[isim]

[eskimiş]

  • Yararlar, faydalar

Birleşik Kelimeler: menafiiumumiye

NAFTALİN (Kelime Kökeni: Fransızca naphtaline)

[isim]

[kimya]

  • Maden kömürü katranının kuru kuruya damıtılmasından elde edilen, özel kokulu, beyaz, 1,158 yoğunluğunda, 80 °C'de eriyen, 218 °C'de kaynayan, suda erimeyen, alkol, benzol ve eterde kolaylıkla eriyen, kumaş, elbise, halı vb.ni güve gibi zararlılardan korumakta kullanılan antiseptik bir hidrokarbon

İSTİNAF (Kelime Kökeni: Arapça istīnāf)

[isim]

[eskimiş]

[hukuk]

  • Mahkemenin verdiği kararı kabul etmeyerek bir üst mahkemeye götürme

Birleşik Kelimeler: istinaf mahkemesi

NAFİZ (Kelime Kökeni: Arapça nāfiẕ)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Delip geçen
  • İçe işleyen

[mecaz]

  • Sözü geçen, etkili olan

TENAFÜR (Kelime Kökeni: Arapça tenāfur)

[isim]

[eskimiş]

[edebiyat]

  • Ses uyumsuzluğu

ANAFORLU

[sıfat]

  • Akıntılı, cereyanlı

ESNAFLIK

[isim]

  • Esnaf olma durumu
  • Esnafın yaptığı iş

ANAFİLAKSİ (Kelime Kökeni: Fransızca anaphylaxie)

[isim]

[fizik]

  • Aşırı duyarlık