İçinde Nad Bulunan Kelimeler
İçinde NAD olan 28 kelime bulunuyor. İçerisinde NAD geçen kelimeler ve kelime anlamları.
Ayrıca, "Nad ile başlayan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
11 Harfli Kelimeler
KAYNANADİLİ15
9 Harfli Kelimeler
KUŞKANADI16, KARBONADO15, KAZKANADI15, ANADOLULU14, KANADİYEN13, İSTİNADEN12
8 Harfli Kelimeler
VANADYUM20, MONADİZM16, DANADİLİ12, NADASLIK12, KANADALI11, NADANLIK11
7 Harfli Kelimeler
NADANCA12, ANADOLU11, NADASLI11, TORNADO11, İSNADEN10, İNADINA10, NADİREN9, NADİRAT9
6 Harfli Kelimeler
MÜNADİ11, NADİDE10, ANADUT9
5 Harfli Kelimeler
NADİM8, NADAS8, NADİR7, NADAN7
NADİR (Kelime Kökeni: Arapça nādir)
-
Seyrek, az bulunur
Bazı nadir inciler, elmaslar vardır ki onların biri yalnız saltanat tacı olabilir. - Ahmet Hikmet Müftüoğlu
-
Seyrek
Üsküp'e o gün nadir görülür bir kar yağmış. - Yahya Kemal Beyatlı
NADAN (Kelime Kökeni: Farsça nādān)
- Bilgisiz, cahil
-
Nobran, kaba, kötü
Heyhat ki iyiler gider, nadanlar kalır. - Attila İlhan
NADİM (Kelime Kökeni: Arapça nādim)
- Yaptığı bir davranıştan pişmanlık duyan, pişman
Ata Sözleri ve Deyimler
- nadim olmak
NADAS (Kelime Kökeni: Rumca)
-
Tarlayı sürüp herhangi bir şey ekmeden dinlenmeye bırakma
Uçsuz bucaksız uzayan kır / Kimi yerde nadas, kimi anız - Ahmet Kutsi Tecer
Ata Sözleri ve Deyimler
- nadasa bırakmak (veya yatırmak)
- nadas etmek
NADİREN (Kelime Kökeni: Arapça nādiren)
-
Seyrek
Nadiren kolunda, lazım oldukça kullanmak üzere bir pardösü bulunduğunu ancak fark ederdiniz. - İbrahim Alâeddin Gövsa
NADİRAT (Kelime Kökeni: Arapça nādirāt)
-
Seyrek, az görülen, az bulunan şeyler veya durumlar
Ne yalan söyleyeyim, be birader, ben doktora nadirattan giderim. - Nazım Hikmet
ANADUT (Kelime Kökeni: Rumca)
- Ekin ve ot demetlerini arabaya yüklemeye veya harmanı aktarmaya yarayan uzun saplı, üç dişli, ahşap araç
İSNADEN (Kelime Kökeni: Arapça isnāden)
- Dayanarak
İNADINA
-
Terslik olsun diye
Dünya kendisinden ibaretmiş gibi görünmeyi nedense inadına abartırdı. - Çetin Altan
-
Gereğinin, istenilenin tersine
Şu hayatta azalması gerektiğini öğrendiği an inadına çoğalan, cabadan doğuran bir şey varsa o da evhamdır. - Elif Şafak
NADİDE (Kelime Kökeni: Farsça nādīde)
-
Az görülür, görülmedik, seyrek görülen
El işi olmasına rağmen el değmeden yapılmış hissini veren bu nadide sanat eserine hayrandı. - Cahit Uçuk
KANADALI
- Kanada halkından olan kimse
NADANLIK
- Nadan olma durumu
- Nadanca davranış
ANADOLU
- Ön Asya'nın bir parçası olarak Türkiye'nin Asya kıtasında bulunan toprağı, Küçük Asya, Rum
NADASLI
-
Nadasa bırakılmış
Olgunlaşan çürüyen meyve, yaprak, kök kokuları nadaslı tarlalardan yayılan ekşili kokular sızıyordu bir yerlerden. - Necati Cumalı
TORNADO (Kelime Kökeni: İspanyolca tornado)
- Batı Afrika kıyılarında esen çok kuvvetli siklon