İçinde Lt Bulunan 6 Harfli Kelimeler

İçerisinde LT olan 6 harfli 44 kelime bulunuyor. İçinde LT olan 6 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "lt ile biten 6 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

VOLTAJ22, UĞULTU16, ASFALT13, LTRE12, IŞILTI12, TALTİF12, LTÇİ12, ALTSIZ11, ALTMIŞ11, BAZALT11, HILTAR11, HILTAN11, MALTOZ11, MALTIZ11, OLTACI11, AYILTI10, LTEN10, ÇULTAR10, HALTER10, İPİLTİ10, LTÜR10, PELTEK10, ASILTI9, ALTÜST9, BULTAK9, BALTIK9, ÇELTEK9, ÇELTİK9, İLTİCA9, KOBALT9, ŞALTER9, LT9, ALTILI8, KOLTUK8, MELTEM8, SULTAN8, SALTIK8, YELTEK8, YALTAK8, ALTUNİ7, ALTLIK7, İNİLTİ6, KALTAK6, TELTİK6

İNİLTİ

[isim]

  • İnleme sırasında çıkan sesin adı

    Yavaş yavaş kendine gelen anne, ızdıraplı iniltileri arasında itiraz ediyordu. - Peyami Safa

KALTAK

[isim]

  • Üzeri meşin, halı vb. şeylerle kaplanmamış olan eyerin tahta bölümü
  • Kuskunsuz eyer

[kaba konuşmada]

  • İffetsiz, namussuz kadın

Birleşik Kelimeler: eyer kaltağı

TELTİK

[isim]

[halk ağzında]

  • Yanlış, hata

ALTUNİ (Kelime Kökeni: Türkçe altun + Arapça -ī)

[isim]

  • Altın sarısı

[sıfat]

  • Bu renkte olan

ALTLIK

[isim]

  • Tabak, bardak vb. nesnelerin altına konulan şey

    Bardak altlığı.

[halk ağzında]

  • Hayvanların altına yayılan ot veya saman

[halk ağzında]

  • Arabaya koşulan atların yolları kirletmemesi için kuyruğunun altına yerleştirilen torba

Birleşik Kelimeler: ütü altlığı

ALTILI

[sıfat]

  • Altı parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden altı tane bulunan

    Altılı şamdan.

[isim]

  • İskambil, domino vb. oyunlarda üzerinde altı işareti bulunan kâğıt veya pul

[isim]

  • Divan edebiyatında her bendi altı dizeden oluşan nazım biçimi

[isim]

  • Altılı ganyan

Birleşik Kelimeler: altılı ganyan

KOLTUK

[isim]

  • Omuz başının altında, kolun gövde ile birleştiği yer

    Gazetelerini bir koltuğunun altına koydu, zayıf kollarıyla kutulara sarıldı. - Halide Edip Adıvar

  • Kol dayayacak yerleri olan geniş ve rahat sandalye

    Ta yan beline kadar gömüldüğü koltuğunun içinden ileriye doğru uzandı. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

  • Eski düğünlerde damatla gelinin eve girerken konuklar arasından kol kola geçmeleri töreni

    Babamız, annemizi gelin geldiği ilk gün şu merdivenin alt başında karşılamış, koltuk yapılmıştı. - Hüseyin Cahit Yalçın

  • Yapıcılıkta yan destek

[denizcilik]

  • Demirledikten sonra gemiyi iskeleye, rıhtıma veya başka bir gemiye bağlayan ip

[mecaz]

  • Koltuklama veya koltuklanma

    O koltuktan hoşlanmaz.

[mecaz]

  • Kayırma, destek

    Dayısının koltuğunda sırtı yere gelmez.

[mecaz]

  • Yüksek mevki, makam

    Koltuk kavgası.

[argo]

  • Genelev

    Burası Mesut Bey adında bir herifin koltuğudur. - Hüseyin Rahmi Gürpınar

[halk ağzında]

  • Mısır ve buğday fidesinin yanlarından çıkan filizler

[eskimiş]

  • Kenar, tenha yer

Ata Sözleri ve Deyimler

  • koltuğa girmek
  • koltuğu doldurmak
  • koltuğuna girmek
  • koltuğunun altına sığınmak
  • koltuk çıkmak
  • koltukları kabarmak
  • koltukta olmak
  • koltuk vermek

Birleşik Kelimeler: koltuk altı, koltukbaşı, koltuk değneği, koltuk düşkünü, koltuk gözü, koltuk kapısı, koltuk kavgası, koltuk meyhanesi, koltuk takımı, lüks koltuk, tekerlekli koltuk, yatar koltuk, berber koltuğu, dişçi koltuğu, köşe koltuğu, şoför koltuğu

MELTEM

[isim]

  • Yazın karadan denize doğru esen mevsim rüzgârı

    Meltemin esmeye başladığı güneyden yavaş yavaş rüzgârsız ölü dalgalar sallana sallana gelmeye koyuldu. - Halikarnas Balıkçısı

SULTAN (Kelime Kökeni: Arapça sulṭān)

[isim]

[tarih]

  • Müslüman, özellikle Sünni hükümdarların kullandıkları unvan, padişah

    Kanuni Sultan Süleyman.

  • Padişahların erkek ve kız çocukları ile anne ve eşlerine verilen unvan

    Naciye Sultan. Hürrem Sultan.

  • Bektaşi azizi

    Balım Sultan.

[mecaz]

  • Belli bir alanda en üst düzeyde olanlar için kullanılan bir söz

    O, Türk sinemasının sultanıdır.

Birleşik Kelimeler: sultan böreği, sultan efendi, sultan kethüdası, sultanoğlu, haseki sultan, valide sultan

SALTIK

[sıfat]

[felsefe]

  • Mutlak

[toplum bilimi]

  • Bağımsız, göreli olmayan ve kendi başına tam sayılan (bir olgunun niteliği)

YELTEK

[sıfat]

  • Hercai

YALTAK

[sıfat]

  • Dalkavuk

ASILTI

[isim]

[fizik]

  • Çözünemeyen madde parçacıklarının dibe çökmeden bir sıvı ortamda kalmış durumu, süspansiyon
  • Böyle bir sıvı karışımı, süspansiyon

ALTÜST

[sıfat]

  • Çok karışık ve dağınık

Ata Sözleri ve Deyimler

  • altüst etmek
  • altüst olmak

Birleşik Kelimeler: altüst böreği

BULTAK

[isim]

  • Bir ile üç yaş grubu için oluşturulmuş, üzerinde çeşitli biçimlerin ve uygun parçalarının bulunduğu zekâ oyunu