İçinde Lma Bulunan Kelimeler
İçinde LMA olan 949 kelime bulunuyor. İçerisinde LMA geçen kelimeler ve kelime anlamları.
Ayrıca, "Lma ile biten kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
15 Harfli Kelimeler
VASIFLANDIRILMA34,
Tümünü Gör
14 Harfli Kelimeler
BAĞDAŞTIRILMAK31, AĞAÇLANDIRILMA29, AĞDALAŞTIRILMA29, ÇIRPIŞTIRILMAK29, HAVALANDIRILMA29, AĞIRLAŞTIRILMA28, ÇARPIŞTIRILMAK28, HIZLANDIRILMAK27, SAFLAŞTIRILMAK27, ALIŞILMAMIŞLIK26, PAYLAŞTIRILMAK26, BORÇLANDIRILMA25, CEZALANDIRILMA25, AYAZLANDIRILMA24, ACILAŞTIRILMAK24, AÇIKLAŞTIRILMA24, IŞIKLANDIRILMA24, OYUNLAŞTIRILMA24, SUÇLANDIRILMAK24,
Tümünü Gör
13 Harfli Kelimeler
BAĞDAŞTIRILMA30, BOĞAZLATILMAK28, BAĞIŞLATILMAK28, ÇIRPIŞTIRILMA28, ÇARPIŞTIRILMA27, DUYULMAMIŞLIK26, GICIRDATILMAK26, HIZLANDIRILMA26, SAFLAŞTIRILMA26, YAPIŞTIRILMAK26, YAVAŞLATILMAK26, FAYDALANILMAK25, PAYLAŞTIRILMA25, BOŞANDIRILMAK24, ACILAŞTIRILMA23, BULUŞTURULMAK23, BURUŞTURULMAK23, ÇALIŞTIRILMAK23, ÇAKIŞTIRILMAK23, ÇATIŞTIRILMAK23
Tümünü Gör
12 Harfli Kelimeler
BOĞAZLATILMA27, BAĞIŞLATILMA27, MÜVELLİDÜLMA26, FIŞKIRTILMAK25, GICIRDATILMA25, YAVAŞLATILMA25, YAPIŞTIRILMA25, FAYDALANILMA24, BOŞANDIRILMA23, YAYILMACILIK23, BURUŞTURULMA22, BULUŞTURULMA22, ÇALIŞTIRILMA22, ÇARPTIRILMAK22, ÇAKIŞTIRILMA22, ÇATIŞTIRILMA22, UCUZLATILMAK22, UYUŞTURULMAK22, UYGULATILMAK22,
Tümünü Gör
11 Harfli Kelimeler
BAĞDAŞILMAK27, BOĞDURULMAK26, BAŞVURULMAK25, SIĞDIRILMAK25, YAĞDIRILMAK25, ÇOĞALTILMAK24, ÇARPIŞILMAK24, ÇAĞIRTILMAK24, FIŞKIRTILMA24, YOĞALTILMAK23, ALIŞILMAMIŞ22, BOZDURULMAK22, HOPLATILMAK22, KAVRANILMAZ22, PAYLAŞILMAK22, VARSAYILMAK22, ÇARPITILMAK21, ÇARPTIRILMA21, DAVRANILMAK21, SIZDIRILMAK21
Tümünü Gör
10 Harfli Kelimeler
BOĞUŞULMAK26, BAĞDAŞILMA26, BOĞDURULMA25, BAŞVURULMA24, SIĞDIRILMA24, YAĞDIRILMA24, ÇOĞALTILMA23, ÇAĞIRTILMA23, ÇARPIŞILMA23, UĞRAŞILMAK23, CIVITILMAK23, DUYULMAMIŞ22, DAĞITILMAK22, GÖLMARMARA22, KAVUŞULMAK22, SIĞINILMAK22, SOĞUTULMAK22, SOĞURULMAK22, YOĞALTILMA22, BOZDURULMA21
Tümünü Gör
9 Harfli Kelimeler
BOĞUŞULMA25, LAĞVOLMAK24, MAHVOLMAK22, UĞRAŞILMA22, CIVITILMA22, ÇAĞRILMAK21, DOĞRULMAK21, DAĞITILMA21, FEYZALMAK21, KAVUŞULMA21, SOĞUTULMA21, SOĞURULMA21, SIĞINILMA21, YOĞRULMAK21, BAĞRILMAK20, GAŞYOLMAK20, HAPSOLMAK20, SOĞRULMAK20, ÇIRPILMAK19, DEVROLMAK19
Tümünü Gör
8 Harfli Kelimeler
LAĞVOLMA23, MAHVOLMA21, BOĞULMAK20, ÇOĞALMAK20, ÇAĞRILMA20, DOĞRULMA20, FEYZALMA20, YOĞRULMA20, YIĞILMAK20, BAĞRILMA19, DAĞILMAK19, GAŞYOLMA19, HAPSOLMA19, SOĞRULMA19, SOĞULMAK19, YOĞALMAK19, ÇIRPILMA18, DEFOLMAK18, DEVROLMA18, SAĞILMAK18
Tümünü Gör
7 Harfli Kelimeler
BOĞULMA19, ÇOĞALMA19, YIĞILMA19, DAĞILMA18, SOĞULMA18, YOĞALMA18, DEFOLMA17, ELMADAĞ17, SAĞILMA17, KOVULMA16, OVULMAK16, SAĞALMA16, SAVILMA16, SAVULMA16, VURULMA16, BOZULMA15, ÇALMACI15, ŞAŞILMA15, UFALMAK15, VARILMA15
Tümünü Gör
6 Harfli Kelimeler
OVULMA15, UFALMA14, ÇALMAÇ13, YILMAZ13, DİLMAÇ12, PULMAN12, SOLMAZ12, AŞILMA11, AÇILMA11, ELMACI11, OYULMA11, UYULMA11, AYILMA10, AZALMA10, BULMAK10, ÇALMAK10, DOLMAK10, UMULMA10, YILMAK10, YOLMAK10
Tümünü Gör
5 Harfli Kelimeler
OLMAZ10, ALMAÇ9, ALMAŞ9, BULMA9, ÇALMA9, DOLMA9, YILMA9, YOLMA9, DALMA8, SOLMA8, ELMAS7, KILMA7, OLMAK7, SALMA7, ALMAN6, ALMAK6, KALMA6
4 Harfli Kelimeler
OLMA6, ALMA5, ELMA5
ALMA
- Almak işi, ahiz, derç, ittihaz, kabız
- Bir iş adamının veya profesyonel sporcunun para karşılığı başka bir işe veya kulübe geçmesi, transfer
Birleşik Kelimeler: açığa alma, kültüre alma, satın alma, koku alma duyusu, tat alma duyusu, tat alma organı
ELMA
- Gülgillerden, çiçekleri pembe veya beyaz bir ağaç (Pirus malus)
- Bu ağacın kabuğu parlak, sert, kırmızı, sarı ve yeşil renkte, kokusu hoş, tadı ekşi veya tatlı, dokusu gevrek, ufak çekirdekli meyvesi
Ata Sözleri ve Deyimler
- elma da alma da demesini biliriz
- elma gibi
- elmanın dibi göl, armudun dibi yol
- elmayı çayıra, armudu bayıra
Birleşik Kelimeler: elmabaş, elma çayı, elma hoşafı, elma kompostosu, elma sirkesi, elma suyu, elma şarabı, elma şekeri, elma şurubu, elma yanaklı, acı elma, çürük elma, ekşi elma, Kızılelma, âdemelması, Amasya elması, Amerikan elması, dağ elması, deveelması, ferik elması, fil elması, Japon elması, kabak elması, kiraz elması, misket elması, pamuk elması, şeytan elması, yer elması
ALMAN (Kelime Kökeni: Fransızca allemand)
- Cermen soyundan olan halk
- Bu halktan olan kimse
Birleşik Kelimeler: Alman gümüşü, Alman papatyası, Almansever, Alman usulü
ALMAK
-
Bir şeyi elle veya başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak
Sağ elinin çevik bir hareketiyle başındaki tülbendi çekip aldı. - Necati Cumalı
- Satın almak
-
Ele geçirmek, fethetmek
Fakat aldıkları yerlerin ahalisini Türkleştiremediklerinden bu büyüklük onların zayıf düşmelerine sebep olmuş. - Ömer Seyfettin
-
Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak
Çocuğu okuldan aldı.
- Birlikte götürmek
-
İçine sığmak
Bu kavanoz iki kilo bal alır. Bu salon bin kişi alır.
- Kabul etmek
-
Kendine ulaştırılmak, iletilmek
Mektup almak. Haber almak.
-
İçeri sızmak, içine çekmek
Gemi su alıyor. Fotoğraf makinesi ışık almış, film yanmış.
-
Erkek, kadınla evlenmek
O sırada aldığı kadının babasının birçok yardımını görmüştü. - Memduh Şevket Esendal
-
Sürükleyip götürmek
Öküzü sel aldı, harmanı yel aldı.
- Kazanmak, elde etmek
-
Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak
Soğuk almak. Ceza almak.
-
Bürümek, sarmak, kaplamak
Burayı kötü bir koku aldı, durulamaz hâle geldi.
-
Kısaltmak, eksiltmek
Ceketin boyundan almak.
-
Yolmak, koparmak
Kaş almak.
-
Temizlemek
Karyolanın altını süpürge ile al.
-
İçeri girmesini sağlamak
Sevdiği delikanlıyı gece evine almış. - Necati Cumalı
-
Tat veya koku duymak
Sigaradan hiç tat alamaz oldum. Burnu iyi koku alır.
-
Örtmek, koymak
Paltosunu sırtına aldı.
-
Yol gitmek, mesafe katetmek
O yolu bir saatte alırsınız.
-
Çalmak
Cebimden saatimi almışlar.
-
Soldurmak
Güneş perdelerin rengini aldı.
-
Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak
Dalağını aldılar.
-
Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek
Savcı yardımcısı gaza bastı, motor almadı. Bir daha bastı, yine almadı. - Haldun Taner
-
Göreve, işe başlatmak
Yeni bir kapıcı aldı.
- Görevden, işten çekmek
-
Başlamak
Üsküdar'a gider iken aldı da bir yağmur - Halk türküsü
-
İçecek veya sigara içmek
Tadına bakmak için bir yudum aldım.
-
Yutmak, kullanmak
İlaç almak.
-
Kazanç sağlamak
Bir pantolondan beş yüz lira alıyorlar.
-
Gidermek, yok etmek
İçine biraz su koy, tuzunu alır.
- Yer değiştirmek
Ata Sözleri ve Deyimler
- al (veya alın) ...
- alaşağı etmek
- al aşağı vur yukarı
- al benden de o kadar
- al birini, vur ötekine (veya birine)
- aldı
- aldığı abdest ürküttüğü kurbağaya değmemek
- aldı sazı eline
- al gülüm ver gülüm
- alıp başını gitmek
- alıp götürmek
- alıp satmaz görünmek
- alıp sattığı olmamak
- alıp vereceği olmamak
- alıp verememek
- alıp vermek
- alıp yürümek
- al kaşağıyı gir ahıra, yarası olan gocunur (veya gocunsun)
- almadan vermek Allah'a mahsus
- almadığın hayvanın kuyruğunu tutma
- al malın iyisini, çekme kaygısını
- alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste
- al sana bir ... daha
- al takke ver külah
Birleşik Kelimeler: pürüzalır, esir almaca, soluk almadan, açığa almak, satın almak, akılalmaz, çakaralmaz
KALMA
-
Kalmak işi
Asıl derdi, tumturaklı sözler, bitimsiz tartışmalarla gözünü boyayıp birazcık yanında kalmamı sağlamak. - Tomris Uyar
-
Herhangi bir kimseden veya bir dönemden kalmış olan
Annemden kalma bir evim vardı. Onu rehine koyarak bir ev tuttuk. - Ömer Seyfettin
Birleşik Kelimeler: kalma durumu, babadan kalma, dededen kalma
OLMA
- Olmak işi
ELMAS (Kelime Kökeni: Arapça elmās)
- Yerin derinliklerinde bulunan, billurlaşmış arı karbon
-
Mücevher olarak kullanılan, saydam, değerli taş
Bazı nadir inciler, elmaslar vardır ki onların biri yalnız saltanat tacı olabilir. - Ahmet Hikmet Müftüoğlu
-
Bu taşlarla yapılmış
Elim değmişken elmas kılıcımla canını cehenneme yollayayım. - Turan Oflazoğlu
- Elmastıraş
Ata Sözleri ve Deyimler
- elmas gibi
Birleşik Kelimeler: elmastıraş, kara elmas, camcı elması
KILMA
-
Kılmak işi
Kitabımı elimden bırakmadığımı görmek bile onları mutlu kılmaya yetiyordu. - Necati Cumalı
OLMAK
-
Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak
En şiddetli münakaşa, kumpanyanın ismi için oldu. - Sait Faik Abasıyanık
- Gerçekleşmek veya yapılmak
-
Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak
Okumak, eczacı olmak bu sayılı inatlarından biri ve ilkidir. - Tarık Buğra
-
Bir şeyi elde etmek, edinmek
Nihayet ben mal sahibi olacağıma göre rahattım. - Sait Faik Abasıyanık
- Bir durumdan başka bir duruma geçmek
- Herhangi bir durumda bulunmak
-
Uygun düşmek, yerinde görülmek
Böyle iş olmaz. Oraya gitmesek de olur.
-
Yetişmek, olgunlaşmak
Ekinler oldu. Üzümler daha olmadı.
-
Hazırlanmak, hazır duruma gelmek
Çay oldu.
-
Bulunmak
Kız da hemen olduğu yere oturdu. - Memduh Şevket Esendal
-
Geçmek, tamamlanmak
İki yıl oldu. Nerede ise üç yıl olacak.
-
Sürdürmek, yürütmek
İlişkilerimiz dostça olsun istiyorum.
-
Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak
Partili olmak.
-
Yaklaşmak, gelip çatmak
Sabah oldu.
-
Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek
Pırlanta gerdanlığı da tektaş küpesi de zümrüt yüzüğü de kendinin olsun! - Sermet Muhtar Alus
-
Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz
Annesi oluyor. Yeğeni olur.
-
Sarhoş olmak
Sen adamakıllı olmuşsun.
-
Uymak, tam gelmek
Bu şapka başıma oluyor.
-
Yitirmek, elinden kaçırmak
Tembelliği yüzünden işinden oldu.
-
Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak
Köyden, kasabadan olmayan, düveni, dirgeni nasıl bilebilir?
-
Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek
Aman, ona bir şey olmasın! Kimseye bir şey olmadı.
-
Yol açmak
Bu davranışın ona çok zararı oldu.
-
Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak
Su, buz oldu.
-
Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur
Artık bize gelmez oldu. Bu işi yapmış olacak.
-
Hastalığa yakalanmak, tutulmak
Tifo olmak. Verem olmak.
Ata Sözleri ve Deyimler
- ... olsun ... olsun
- ola ki
- olan (veya olup) biten
- olan oldu
- oldu bilmek (veya saymak)
- olduğu kadar
- oldu olacak
- oldu olacak, kırıldı nacak
- oldu olanlar
- olmayacak duaya âmin demek
- olup olacağı
- olur a!
Birleşik Kelimeler: oldubitti, oldum bittim, oldum olası, olur olmaz, üretici olmayan alan, olsa olsa
SALMA
- Salmak işi
-
Pirinçle pişirilen bir yemek türü
Midye salması.
- Genellikle köylerde işlerin görülmesi için ihtiyar heyetinin kararıyla her evden toplanması gereken para
- Bazı yerel giysilerde kolun yeninden sarkan kumaş parçası
- Kuşların üretilmesine ayrılan oda
-
Başıboş gezen (hayvan)
Salma sığır.
- Sürekli akan (su)
- Osmanlı Devleti'nde kol gezen kolluk eri
Ata Sözleri ve Deyimler
- salma gezmek (veya dolaşmak)
- salma salmak
Birleşik Kelimeler: salma omurga, salma tomruk
DALMA
-
Dalmak işi
Silifke'de dalmaya başladılar ama bir gün, iki gün, on gün, denizde ilaç için olsun tek bir sünger bulamadılar. - Halikarnas Balıkçısı
- Güreşçinin ayaktayken birden eğilerek rakibinin bacaklarını kapması
Birleşik Kelimeler: çift dalma
SOLMA
- Solmak işi
- Isı, kızılötesi ışınlar ve kimyasal reaksiyonlar sonunda pigmentlerin renklerini yitirmesi
ALMAÇ
- Bir elektrik akımını alıp başka bir kuvvete çeviren cihaz, alıcı, reseptör
ALMAŞ
- İki veya daha çok şeyin sıra ile değiştirilerek kullanılması veya kendiliğinden değişerek çalışması, keşikleme, münavebe
- Birinin doğru olması ötekinin yanlışlığını gerektiren iki önermenin oluşturduğu sistem
BULMA
-
Bulmak işi
Bu genç kadında kendisini büyüleyen şeyin ne olduğunu bulmaya uğraşıyor. - Attila İlhan