İçinde Llu Bulunan Kelimeler

İçinde LLU olan 46 kelime bulunuyor. İçerisinde LLU geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Llu ile biten kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

15 Harfli Kelimeler

LLURLAŞABİLME24, LLURLAŞTIRMAK23

14 Harfli Kelimeler

LLURLAŞTIRMA22

13 Harfli Kelimeler

İSTANBULLULUK19

12 Harfli Kelimeler

OROSTOPOLLUK22, ÇULLUKGİLLER21, BİLLURLAŞMAK19

11 Harfli Kelimeler

LLURLAŞMA18

10 Harfli Kelimeler

ÇAPAÇULLUK22, PARABELLUM18, BİLLURUMSU17, İSTANBULLU15, KARAKOLLUK12

9 Harfli Kelimeler

TOMBULLUK15, YOKSULLUK15, BİLLURİYE14, TAALLUKAT10

8 Harfli Kelimeler

ÇOĞULLUK21, FODULLUK19, PULLUKÇU18, KULLUKÇU14, BİLLURSU13, BİLLURLU12, TASALLUT10

7 Harfli Kelimeler

BAVULLU17, OĞULLUK17, BUZULLU15, KOŞULLU13, BİLLU10, TAALLUK8

6 Harfli Kelimeler

OĞULLU16, FOLLUK14, FALLUS14, PULLUK12, ÇULLUK11, BOLLUK10, DULLUK10, YOLLUK10, BİLLUR9, OKULLU9, SOLLUK9, KOLLUK8, KULLUK8

5 Harfli Kelimeler

PULLU11, YOLLU9, KOLLU7

KOLLU

[sıfat]

  • Kolu olan

    Kollu sandalye.

  • Herhangi bir biçimde kolu olan

Birleşik Kelimeler: karpuz kollu

TAALLUK (Kelime Kökeni: Arapça taʿalluḳ)

[isim]

[eskimiş]

  • İlgisi olma, ilgisi bulunma, ilgi, ilinti

Ata Sözleri ve Deyimler

  • taalluk etmek

KOLLUK

[isim]

  • Gömlek kollarının ucundaki iliklenen bölüm, manşet

    Frenk gömleğinde, bazen bileklerinden ellerinin üstüne düşen yuvarlak, katı, kolalı kollukları vardı. - Abdülhak Şinasi Hisar

  • İş yaparken giysiyi korumak için bilekten dirseğe kadar kola geçirilen, genellikle koyu renkli kumaştan dikilmiş parça

    Ellerini kolluklarından sıyırıp çekmekte bir zorluğa uğramıştır. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

  • Kollara takılan ve dikkati çekmesi istenen görevlilerin kimliklerini gösteren şerit

[isim]

  • Güvenliği sağlamakla görevli polis veya jandarma

    Bu onurlu kolluk görevini seve seve üstlenirlerdi. - Muzaffer Uyguner

Birleşik Kelimeler: karakolluk, kolluk kuvveti

KULLUK

[isim]

  • Kul olma durumu, kölelik, ubudiyet

    Kulluk bakımından da o kimseden daha âciz ve itaatlisi olamaz. - Necip Fazıl Kısakürek

  • Kulun yaptığı iş

[tarih]

  • Karakol

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kulluk etmek

Birleşik Kelimeler: kulluk kölelik

BİLLUR (Kelime Kökeni: Arapça billūr)

[isim]

  • Bazı cisimlerin aldıkları geometrik biçim

    Su buharı billur durumunda donunca kar olur.

  • Kesme cam, kristal

    Dört tarafı kesme billur kapaklı bir eski saat. - Refik Halit Karay

[sıfat]

  • Bu maddeden yapılmış

    Su sesi ve kanat şakırtısından / Billur bir avize Bursa'da zaman - Ahmet Hamdi Tanpınar

[halk ağzında]

  • Koç yumurtası

[sıfat]

  • Duru, temiz ve akıcı

    Onu görmek, billur sesini dinlemek, elinden bir şey içmek. - Attila İlhan

Ata Sözleri ve Deyimler

  • billur gibi

Birleşik Kelimeler: billur cisim

OKULLU

[isim]

  • Bir okula devam eden kimse, öğrenci

Ata Sözleri ve Deyimler

  • okullu olmak

SOLLUK

[isim]

  • Sol görüşe sahip olma durumu

    Soluz, dedim ama solluğu bir başka yönden kabullendim, siz acaba ne düşündünüz de solluğu bize layık gördünüz? - Orhan Veli Kanık

YOLLU

[sıfat]

  • Yolu herhangi bir nitelikte olan

    Bozuk yollu bir mahalle.

  • Çizgili

    Sandığın altında, mor yollu beyaz bir iplik çul seriliydi. - Orhan Kemal

  • Hızlı giden (taşıt)

    Yollu gemi.

[mecaz]

  • Kuralına uygun

    Bu hiç de yollu bir iş değildi.

[mecaz]

  • Herhangi bir nitelikte, biçimde

    İlk teklifimde direnir yollu konuşmaya başladım. - Falih Rıfkı Atay

[isim]

[argo]

  • Kolayca elde edilen kadın

[argo]

  • Parası olan

Birleşik Kelimeler: alay yollu, hafif yollu, nasihat yollu, şaka yollu

TAALLUKAT (Kelime Kökeni: Arapça taʿalluḳāt)

[isim]

[eskimiş]

  • Hısımlar, yakınlar

TASALLUT (Kelime Kökeni: Arapça tasalluṭ)

[isim]

[eskimiş]

  • Musallat olma, saldırma
  • Sarkıntılık

Ata Sözleri ve Deyimler

  • tasallut etmek

BİLLURİ (Kelime Kökeni: Arapça billūrī)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Billura benzer, billur gibi

    Bu taze kadın sesleri öyle güzel, billuri, ilahi duyulurmuş ki bunları hep birden dinlemek, deniz kızlarını işitmek kadar tesirli olurmuş. - Abdülhak Şinasi Hisar

BOLLUK

[isim]

  • Bol olma durumu

    Eteğin belinde bir bolluk var.

  • Parasal bakımdan rahatlık

    Hep eski bolluk zamanlarında yapılmış büyük vezir konaklarına rastlanırdı. - Abdülhak Şinasi Hisar

  • Fazlalık

    Öteden beri dergileri kaplayan şiir bolluğundan ürkerim. - Necati Cumalı

  • Her şeyin bol olduğu yer

Birleşik Kelimeler: gönlü bolluk

DULLUK

[isim]

  • Dul olma durumu

    İlk kez kiralık bir evde yaşayacaktı, dulluğun ve geçim sıkıntısının ne demek olduğunu öğrenecekti. - Ayşe Kulin

YOLLUK

[isim]

  • Yolculuk sırasında yenmek üzere hazırlanan yiyecek, yol azığı
  • Yolcuya verilen armağan
  • Koridorlara serilen, dar ve uzun halı, yol halısı
  • Yol masrafı olarak ödenen para, harcırah

    Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin ödenek ve yollukları kanunla düzenlenir. - Anayasa

ÇULLUK

[isim]

[hayvan bilimi]

  • Çullukgillerden, Avrupa, Asya ve Kuzey Afrika'da yaşayan, tüyleri kahverengi ve kül rengi, göçebe, eti için avlanan, uzun gagalı, göçmen bir kuş, bekas (Scolopax rusticola)

Birleşik Kelimeler: çapaçulluk, bataklık çulluğu, deniz çulluğu, kervan çulluğu, su çulluğu