İçinde Ll Bulunan 6 Harfli Kelimeler
İçerisinde LL olan 6 harfli 55 kelime bulunuyor. İçinde LL olan 6 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.
Ayrıca, "İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
GÖLLÜK18,
İLLAKİ (Kelime Kökeni: Arapça illā + Farsça ki)
-
İlla
Bildiğimiz şeyleri bilebilmek için illaki bir alamet bekleriz. - Elif Şafak
KELLİK
-
Kel olma durumu
Tepelerindeki kellik, yavaş yavaş çıkan tüylerle kapanıyor. - Ömer Seyfettin
- Vücudun kıllı yerlerinde üreyen bir tür mantarın, kılların dökülmesine yol açtığı bulaşıcı bir hastalık
- Çıplak, bitkisiz yer
TELLAL (Kelime Kökeni: Arapça dellāl)
-
Herhangi bir şeyi, olayı veya bir şeyin satılacağını halka duyurmak için çarşıda, pazarda yüksek sesle bağıran kimse, çağırtmaç
Annemin çeyizlik eşyasını hamallarla tellallar çarşısına gönderdi. - Yahya Kemal Beyatlı
- Satışlarda aracılık eden kimse
Ata Sözleri ve Deyimler
- tellal çağırtmak
Birleşik Kelimeler: muhabbet tellalı
TELLAK (Kelime Kökeni: Arapça tellāk)
- Hamamda hizmet eden ve erkek müşterileri yıkayan erkek
ALLAME (Kelime Kökeni: Arapça ʿallāme)
-
Çok ve derin bilgisi olan, çok bilgili
Tarihî zihniyet taşımak için tarihçi olmak şart değildir. İlmî düşünebilmek için allame olmak şart olmadığı gibi. - Sabahattin Eyuboğlu
Ata Sözleri ve Deyimler
- allame kesilmek
Birleşik Kelimeler: allameicihan
ALLAMA
- Allamak işi
ELLEME
-
Ellemek işi
Kuş yuvasındaki yumurtayı ellemeye gelmez. - Necati Cumalı
-
Elle seçilmiş, iyi
Elleme kömür.
MİLLET (Kelime Kökeni: Arapça millet)
- Çoğunlukla aynı topraklar üzerinde yaşayan, aralarında dil, tarih, duygu, ülkü, gelenek ve görenek birliği olan insan topluluğu, ulus
-
Herkes, bir yerde bulunan kimselerin bütünü
Millet tütün paralarını alınca borcunu öder. - Necati Cumalı
-
Benzer özellikleri olan topluluk
Şu kadın milletinin kıskançlığının hiç sonu yok. - Ahmet Midhat
Ata Sözleri ve Deyimler
- milletin ağzı torba değil ki büzesin (veya dikesin)
Birleşik Kelimeler: milletlerarası, millet meclisi, milletsever, milletvekili, sineyimillet, yetmiş iki millet, erkek milleti, karı kız milleti
AKILLI
-
Gerçeği iyi gören ve ona göre davranan, akil
İkisi de zeki adamdı, akıllı adamdı, yapıcı adamdı. - Yusuf Ziya Ortaç
- Karşısındakini küçümseme amacıyla söylenen bir söz
-
Uyanık geçinen
Akıllıya bak, bu işten kendisine bir pay çıkarmak istiyor.
Ata Sözleri ve Deyimler
- akıllı düşününceye kadar deli çocuğunu (veya oğlunu) everir
- akıllı geçinmek
- akıllı köprü arayıncaya dek deli suyu geçer
- akıllım
- akıllı olmak
Birleşik Kelimeler: akıllı başlı, akıllı uslu, adamakıllı, horoz akıllı, sivri akıllı, uslu akıllı, yarım akıllı
BELLİK
- İşaret, marka
- Ayraç
BELLEK
-
Yaşananları, öğrenilen konuları, bunların geçmişle ilişkisini bilinçli olarak zihinde saklama gücü, dağarcık, akıl, hafıza, zihin
Böylelerini dinlediğimizde belleğimizde sözleri hiç mi hiç kalmaz. - Salâh Birsel
- Bir bilgisayarda, programı değişmeyen verileri, yapılacak iş için gerekli olan ara sonuçları toplayan bölüm
Ata Sözleri ve Deyimler
- belleğini yitirmek
Birleşik Kelimeler: bellek daralması, bellek karışıklığı, bellek kaybı, bellek körlüğü, bellek yitimi, dış bellek, iç bellek, taşınır bellek
DİLLEK
- Dedikoducu
KOLLUK
-
Gömlek kollarının ucundaki iliklenen bölüm, manşet
Frenk gömleğinde, bazen bileklerinden ellerinin üstüne düşen yuvarlak, katı, kolalı kollukları vardı. - Abdülhak Şinasi Hisar
-
İş yaparken giysiyi korumak için bilekten dirseğe kadar kola geçirilen, genellikle koyu renkli kumaştan dikilmiş parça
Ellerini kolluklarından sıyırıp çekmekte bir zorluğa uğramıştır. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu
- Kollara takılan ve dikkati çekmesi istenen görevlilerin kimliklerini gösteren şerit
-
Güvenliği sağlamakla görevli polis veya jandarma
Bu onurlu kolluk görevini seve seve üstlenirlerdi. - Muzaffer Uyguner
Birleşik Kelimeler: karakolluk, kolluk kuvveti
KULLUK
-
Kul olma durumu, kölelik, ubudiyet
Kulluk bakımından da o kimseden daha âciz ve itaatlisi olamaz. - Necip Fazıl Kısakürek
- Kulun yaptığı iş
- Karakol
Ata Sözleri ve Deyimler
- kulluk etmek
Birleşik Kelimeler: kulluk kölelik
MUALLA (Kelime Kökeni: Arapça muʿallā)
- Yüksek, yüce