İçinde Lg Bulunan 5 Harfli Kelimeler
İçerisinde LG olan 5 harfli 30 kelime bulunuyor. İçinde LG olan 5 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.
Ayrıca, "İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
GÖLGE19,
ELGİN
- Yabancı, gurbette yaşayan, garip
ALGIN
- Cılız, zayıf, hastalıklı
- Birine gönül vermiş, tutkun, vurgun
ILGAR
- Dizginleri koyuverilmiş atın dörtnala koşması
- Atla ansızın yapılan doludizgin saldırı
Ata Sözleri ve Deyimler
- ılgar etmek
SİLGİ
-
Kalem veya daktiloyla yazılmış, çizilmiş şeyleri silmeye yarayan, birleşiminde kauçuk olan nesne
Tezgâhın ardındaki raflarda defter, kâğıt, kalem, silgi ve bir sürü hırdavat. - Oktay Rifat
- Tebeşirle yazılmış şeyleri silmeye yarayan keçe, sünger veya kumaş parçaları
- Hamam takımı, havlu
TOLGA
-
Miğfer
Elini tereddütle başına götürdü. Tolgası başında yoktu. - Nihal Atsız
BİLGİ
- İnsan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, bili, malumat
-
Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek, malumat, vukuf
Babası önce ona Mazlume ve ailesi hakkında birçok bilgi vermişti. - Halide Edip Adıvar
- İnsan zekâsının çalışması sonucu ortaya çıkan düşünce ürünü, malumat, vukuf
- Genel olarak ve ilk sezi durumunda zihnin kavradığı temel düşünceler
-
Bilim
Doğa bilgisi.
- Kurallardan yararlanarak kişinin veriye yönelttiği anlam
Ata Sözleri ve Deyimler
- bilgi edinmek
- bilgi tazelemek
Birleşik Kelimeler: bilgi çarpıtma, bilgi işlem, bilgi kuramı, bilgisayar, bilgi şöleni, bilgi teknolojileri, bilgi toplumu, bilgiyazar, ansiklopedik bilgi, kesin bilgi, ön bilgi, yaklaşık bilgi, sosyal bilgiler, betimlemeli dil bilgisi, betimsel dil bilgisi, cümle bilgisi, davranış bilgisi, dil bilgisi, doğa bilgisi, halk bilgisi, hava bilgisi, karşılaştırmalı dil bilgisi, kök bilgisi, köken bilgisi, öğretim bilgisi, sağlık bilgisi, ses bilgisi, sözlük bilgisi, su bilgisi, şekil bilgisi, tabiat bilgisi, tasvirî dil bilgisi, tümce bilgisi, Türklük bilgisi, yapı bilgisi, yazı bilgisi, yöntem bilgisi, yurt bilgisi, yurttaşlık bilgisi
BİLGE
-
Bilgili, iyi ahlaklı, olgun ve örnek (kimse), hakim
Sokrates yalnız öğrettikleriyle değil öğretme yoluyla da örnek bir bilgedir. - Nermi Uygur
BELGİ
- Bir şeyi benzerlerinden ayıran özellik, alamet, nişan
- Şiar
BELGE
- Bir gerçeğe tanıklık eden yazı, fotoğraf, resim, film vb., vesika, doküman
Ata Sözleri ve Deyimler
- belge almak
Birleşik Kelimeler: aklama belgesi, buluş belgesi, çağrı belgesi, çalışma belgesi, çıkış belgesi, gönderme belgesi, hesap belgesi, iskân belgesi, iyi hâl belgesi, katılım belgesi, katılma belgesi, kimlik belgesi, konut belgesi, köken belgesi, onur belgesi, oturma belgesi, ödeme belgesi, öğrenci belgesi, öğrenim belgesi, sürücü belgesi, uzmanlık belgesi, yerleşim belgesi, yeterlik belgesi, yetki belgesi, yoksulluk belgesi
DELGİ
- Matkap
Birleşik Kelimeler: cırcır delgi
DALGA
-
Deniz veya göl gibi geniş su yüzeylerinde genellikle rüzgâr, deprem vb.nin etkisiyle oluşan kıvrımlı hareket
Dışarıda nemli bir rüzgâr esiyordu, dalgalar durulmamış, yalnız biraz ağırlaşmıştı. - Azra Erhat
-
Sıcak, soğuk, moda için belli bir süre etkili olan dönem
Sıcak dalgası. Aerobik dalgası.
-
Bir yüzeydeki kıvrım
Geniş dalgalarla uzanıp giden ovaların yüzünde ne bir köy görünüyor ne de ufacık olsun bir ağaç. - Memduh Şevket Esendal
- Saçların kıvrım genişliği
-
Gizli iş, dalavere
Film çevirme dalgasıyla para kazanıyorlardı. - Sait Faik Abasıyanık
- Esrar, eroin vb. uyuşturucu maddelerin verdiği keyif durumu
- Dalgınlık
- Geçici sevgili
- Geçici aşk ilişkisi
- Arka arkaya gelen kriz vb. olayların her biri
-
Titreşimin bir ortam içinde yayılma hareketi
Kısık sesinin her dalgası içimi korkunç bir acıyla tırmalıyor. - Halide Edip Adıvar
Ata Sözleri ve Deyimler
- dalga geçmek
- dalga saymak
- dalgasına taş atmak
- dalgasını taşlamak
- dalgaya düşmek (veya gelmek)
- dalgaya getirmek
- dalgayı başa almak
Birleşik Kelimeler: dalga bandı, dalga boyu, dalga çukuru, dalga dalga, dalga genliği, dalga hızı, dalgakıran, dalga kuşağı, dalga oyuğu, dalgaölçer, dalga periyodu, dalga sırtı, dalga tepesi, dalga uzunluğu, dalga yüksekliği, büyük dalga, çok kısa dalga, dev dalga, duraklı dalga, kararlı dalga, kısa dalga, küçük dalga, mikrodalga, orta dalga, ölü dalga, uzun dalga, yeni dalga, yeşil dalga, elektromanyetik dalgalar, ses dalgaları, Meksika dalgası, sıcak dalgası, soğuk dalgası
ILGIN
- Ilgıngillerden, Akdeniz bölgesinde yetişen bir ağaç veya ağaççık cinsi (Tamarix)
- Konya iline bağlı ilçelerden biri
KILGI
- Uygulama
OLGUN
-
Yenecek duruma gelmiş (meyve)
Oluğun altına bir sepet iri, olgun, renkli şeftali koymuşlar. - Refik Halit Karay
- Tamamlanmış, iyice işlenmiş (yazı, düşünce vb.)
-
Bilgi, görgü ve hoşgörüsü gereği kadar gelişmiş, ağırbaşlı (kimse), kâmil
Benim bütün cefama olgun adam gibi katlanmasını bilmişti. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Birleşik Kelimeler: olgun odun
SALGI
-
Hücrelerin, vücuttaki bezlerin kandan ayırıp oluşturdukları ve yeniden kana, başka organa veya dışarıya saldıkları sıvı madde, ifraz
Tükürük bir salgıdır.
- Güneş'ten dışarı doğru madde fırlaması
Birleşik Kelimeler: iç salgı