İçinde Lay Bulunan 7 Harfli Kelimeler
İçerisinde LAY olan 7 harfli 24 kelime bulunuyor. İçinde LAY olan 7 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.
Ayrıca, "Lay ile başlayan 7 harfli kelimeler. lay ile biten 7 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
AĞLAYIŞ20,
KALAYLI
-
Kalaylanmış (kap)
Bir salepçinin kalaylı güğümü tütüyordu. - Sait Faik Abasıyanık
- İçinde kalay bulunan
- Gösterişi ve süsü yapay olan
Ata Sözleri ve Deyimler
- kalaylı bakır küflenmez
MİRALAY (Kelime Kökeni: Farsça mīr + Türkçe alay)
-
Albay
Heyet ve miralay Galip Bey huzura girdiler. - Necip Fazıl Kısakürek
NALAYIK (Kelime Kökeni: Farsça nā + Arapça lāyiḳ)
-
Yakışıksız, hoş olmayan
Başka kızların böyle nalayık hâllerde bulunması senin için bir mazeret değildir kızım. - Reşat Nuri Güntekin
KALAYSI
- Kalayı andıran, kalaya benzeyen, kalay gibi
LAYEMUT (Kelime Kökeni: Arapça lāyemūt)
-
Ölümsüz, ölmez
Bu eser, Türk milletinin hürriyet ve istiklal fikrinin layemut abidesidir. - Atatürk
KOLAYDA
- Kolay bulunabilir yerde, el altında
ANLAYIŞ
-
Anlama işi, telakki
Ama doğrusu Hugo'yu artık uzun uzun okuyamıyoruz, onun şiiri, şiir anlayışı bizden çok uzaklaştı. - Nurullah Ataç
-
Bir toplum veya topluluktaki bireylerde görüş ve inanış etmenlerinin etkisiyle beliren düşünme yolu, düşünüş biçimi, zihniyet, mantalite
Çağın tiyatro anlayışını yansıtan yazılar da yayımlanıyordu. - Metin And
- Anlama yeteneği, feraset, izan, zekâ
- Hoş görme, hâlden anlama
- Benzerlerinden ayıran özellik, konsept
Ata Sözleri ve Deyimler
- anlayış göstermek
ATLAYIŞ
- Atlama işi
DOLAYLI
-
Doğrudan doğruya olmayan, dolayısıyla olan, vasıtalı, bilvasıta, endirekt
Sözler ve eylemler birincil anlamlarını yitirdiler, her şey dolaylı yollardan bir başka şeyin göstergesi hâline geldi. - Elif Şafak
Ata Sözleri ve Deyimler
- dolaylı anlatmak
Birleşik Kelimeler: dolaylı özne, dolaylı tümleç, dolaylı vergi
KOLAYCA
- Oldukça kolay
-
(kola'yca) Kolaylıkla, sıkıntı çekmeden
Takvimin kapak yaprağını ve günlük yapraklarını kolayca çevirdim. - Refik Halit Karay
KALAYCI
- Kap kalaylayan kimse
- Üstünkörü iş yapan, sahtekâr
MÜLAYİM (Kelime Kökeni: Arapça mulāyim)
- Uygun, hoş görülebilir
-
Yumuşak huylu
Mülayim bir adam.
- Ilıman (hava)
HALAYIK (Kelime Kökeni: Arapça ḫalāʾiḳ)
-
Kadın köle, cariye
Ailemizin emektar Arap halayıklarından biri de bize aşçılık etmekteydi. - Reşat Nuri Güntekin
Ata Sözleri ve Deyimler
- halayıktan kadın olmaz, gül ağacından odun
KOLAYCI
- Bir işi yaparken kolay ve kestirme yolu seçen (kimse)
LAYUHTİ (Kelime Kökeni: Arapça lāyuḫṭī)
- Hata işlemeyen, yanlış yapmayan