İçinde Lay Bulunan 7 Harfli Kelimeler

İçerisinde LAY olan 7 harfli 24 kelime bulunuyor. İçinde LAY olan 7 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Lay ile başlayan 7 harfli kelimeler. lay ile biten 7 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

LAY20, AVLAY19, AHLAY17, DALAY15, OLAYSIZ15, ULAYICI15, LAYET15, VELAYET15, YALAY15, HALAYIK14, KOLAYCI14, LAYUHTİ14, ANLAY13, ATLAY13, DOLAYLI13, KOLAYCA13, KALAYCI13, LAYİM13, KOLAYDA12, KALAYSI11, LAYEMUT11, KALAYLI10, MİRALAY10, NALAYIK10

KALAYLI

[sıfat]

  • Kalaylanmış (kap)

    Bir salepçinin kalaylı güğümü tütüyordu. - Sait Faik Abasıyanık

  • İçinde kalay bulunan

[mecaz]

  • Gösterişi ve süsü yapay olan

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kalaylı bakır küflenmez

MİRALAY (Kelime Kökeni: Farsça mīr + Türkçe alay)

[isim]

[eskimiş]

[askerlik]

  • Albay

    Heyet ve miralay Galip Bey huzura girdiler. - Necip Fazıl Kısakürek

NALAYIK (Kelime Kökeni: Farsça nā + Arapça lāyiḳ)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Yakışıksız, hoş olmayan

    Başka kızların böyle nalayık hâllerde bulunması senin için bir mazeret değildir kızım. - Reşat Nuri Güntekin

KALAYSI

[sıfat]

  • Kalayı andıran, kalaya benzeyen, kalay gibi

LAYEMUT (Kelime Kökeni: Arapça lāyemūt)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Ölümsüz, ölmez

    Bu eser, Türk milletinin hürriyet ve istiklal fikrinin layemut abidesidir. - Atatürk

KOLAYDA

[zarf]

  • Kolay bulunabilir yerde, el altında

ANLAYIŞ

[isim]

  • Anlama işi, telakki

    Ama doğrusu Hugo'yu artık uzun uzun okuyamıyoruz, onun şiiri, şiir anlayışı bizden çok uzaklaştı. - Nurullah Ataç

  • Bir toplum veya topluluktaki bireylerde görüş ve inanış etmenlerinin etkisiyle beliren düşünme yolu, düşünüş biçimi, zihniyet, mantalite

    Çağın tiyatro anlayışını yansıtan yazılar da yayımlanıyordu. - Metin And

  • Anlama yeteneği, feraset, izan, zekâ
  • Hoş görme, hâlden anlama
  • Benzerlerinden ayıran özellik, konsept

Ata Sözleri ve Deyimler

  • anlayış göstermek

ATLAYIŞ

[isim]

  • Atlama işi

DOLAYLI

[sıfat]

  • Doğrudan doğruya olmayan, dolayısıyla olan, vasıtalı, bilvasıta, endirekt

    Sözler ve eylemler birincil anlamlarını yitirdiler, her şey dolaylı yollardan bir başka şeyin göstergesi hâline geldi. - Elif Şafak

Ata Sözleri ve Deyimler

  • dolaylı anlatmak

Birleşik Kelimeler: dolaylı özne, dolaylı tümleç, dolaylı vergi

KOLAYCA

[sıfat]

  • Oldukça kolay

[zarf]

  • (kola'yca) Kolaylıkla, sıkıntı çekmeden

    Takvimin kapak yaprağını ve günlük yapraklarını kolayca çevirdim. - Refik Halit Karay

KALAYCI

[isim]

  • Kap kalaylayan kimse

[sıfat]

[mecaz]

  • Üstünkörü iş yapan, sahtekâr

MÜLAYİM (Kelime Kökeni: Arapça mulāyim)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Uygun, hoş görülebilir
  • Yumuşak huylu

    Mülayim bir adam.

  • Ilıman (hava)

HALAYIK (Kelime Kökeni: Arapça ḫalāʾiḳ)

[isim]

  • Kadın köle, cariye

    Ailemizin emektar Arap halayıklarından biri de bize aşçılık etmekteydi. - Reşat Nuri Güntekin

Ata Sözleri ve Deyimler

  • halayıktan kadın olmaz, gül ağacından odun

KOLAYCI

[sıfat]

  • Bir işi yaparken kolay ve kestirme yolu seçen (kimse)

LAYUHTİ (Kelime Kökeni: Arapça lāyuḫṭī)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Hata işlemeyen, yanlış yapmayan