İçinde Lad Bulunan Kelimeler

İçinde LAD olan 31 kelime bulunuyor. İçerisinde LAD geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Lad ile başlayan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

13 Harfli Kelimeler

HARİKULADELİK20

12 Harfli Kelimeler

GLADYATÖRLÜK28, FEVKALADELİK26

11 Harfli Kelimeler

BANGLADEŞLİ22, EVLADİYELİK21, LADENGİLLER17

10 Harfli Kelimeler

EVLADÜİYAL22, HARİKULADE17, KEDİYALADI17, BELLADONNA15, ALELADELİK12

9 Harfli Kelimeler

FEVKALADE23, GLADYATÖR23, YAYLADAĞI23, YAYLADERE15

8 Harfli Kelimeler

FAZLADAN19, PALADYUM18

7 Harfli Kelimeler

VELADET15, CELADET12, ALELADE9, LADENLİ9

6 Harfli Kelimeler

ALAD15, VİLADİ14, BULADA11, KILADE9, MİLADİ9, LADİNİ8

5 Harfli Kelimeler

LADES8, LADİN7, LADİK7, LADEN7

LADİN

[isim]

[bitki bilimi]

  • Çamgillerden, 50-60 metre yüksekliğinde, düz gövdeli, kozalağı aşağıya doğru sarkık, kerestesi ve reçinesi değerli, çam türüne çok yakın bir orman ağacı (Picea)

    Gölgesinde koyun, kuzu yatışır / Servidir, ladindir ormanlarımız - İbrahim Sağır

LÂDİK

[isim]

  • Samsun iline bağlı ilçelerden biri

LADEN (Kelime Kökeni: Farsça lāden)

[isim]

[bitki bilimi]

  • Ladengillerden, Akdeniz ülkelerinde yetişen, tüylü ve genellikle yapışkan yapraklı, beyaz veya pembe çiçekli, reçinesi hekimlikte kullanılan bir bitki (Cistus creticus)

[eskimiş]

  • Bu bitkiden elde edilen sürme, rastık

LADİNÎ (Kelime Kökeni: Arapça lādīnī)

[sıfat]

[eskimiş]

[din bilgisi]

  • Din dışı

    Dinî temsillerden ladinî temsillere geçiş hususunda bu karakteristik vasıfların mühim bir rolü vardır. - Ahmet Kutsi Tecer

LADES (Kelime Kökeni: Farsça yād + dest)

[isim]

  • Tavuğun lades kemiğini iki kişinin birer ucundan tutarak kırmasından sonra birinin bir şeyi `aklımda` veya `hatırımda` demeden ötekinden almasıyla yenik sayılması kuralına dayanan bir oyun, lades oyunu

Ata Sözleri ve Deyimler

  • lades tutuşmak

Birleşik Kelimeler: lades kemiği, lades oyunu

ALELADE (Kelime Kökeni: Arapça ʿalā'l-ʿāde)

[sıfat]

  • Her zaman görülen, olağan

    Bu namaz, alelade bir ibadet değildi. - Ruşen Eşref Ünaydın

  • Bayağı

    Bunu alelade bir muharrir değil, hayatı deşen realist bir romancı yazıyor. - Nazım Hikmet

LADENLİ

[sıfat]

  • Laden sürülmüş olan

    ... yanağı ladenli falcı kadın. - Hüseyin Rahmi Gürpınar

KILADE (Kelime Kökeni: Arapça ḳilāde)

[isim]

[eskimiş]

  • Gerdanlık, boyna takılan süs eşyası

MİLADİ (Kelime Kökeni: Arapça mīlādī)

[sıfat]

  • Milada dayanan, milatla ilgili olan

Birleşik Kelimeler: miladi takvim, miladi tarih

BULADA (Kelime Kökeni: Rumca)

[isim]

  • Büyük piliç

ALELADELİK

[isim]

  • Alelade olma durumu
  • Bayağılık

    Basitlik, aleladelik derken belki de biraz insaflı davranıyorum. - Orhan Veli Kanık

CELADET (Kelime Kökeni: Arapça celādet)

[isim]

[eskimiş]

  • Yiğitlik, kahramanlık

VİLADİ (Kelime Kökeni: Arapça vilādī)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Doğuştan (olan)

BELLADONNA (Kelime Kökeni: İtalyanca belladonna)

[isim]

[bitki bilimi]

  • Güzelavrat otu

YAYLADERE

[isim]

  • Bingöl iline bağlı ilçelerden biri