İçinde Ku Bulunan 6 Harfli Kelimeler

İçerisinde KU olan 6 harfli 111 kelime bulunuyor. İçinde KU olan 6 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Ku ile başlayan 6 harfli kelimeler. ku ile biten 6 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

MEVKUF20, JAKU19, KUVVET19, KUAFÖR19, KUNGFU18, KUŞEVİ16, KUŞBAZ15, KUZGUN15, KUVEYT15, BAYKUŞ14, KUVARS14, KUYUCU14, MEVKUT14, OKUYUŞ14, UYKUCU14, VUKUAT14, COŞKUN14, KUNDUZ13, KUMSUZ13, KULVAR13, KUMPAS13, KULYUÇ13, OKUMUŞ13, SOKUCU13, HUKU12, KOKUCU12, KUTUCU12, KUTSUZ12, KURUCU12, KUZULU12, KULPLU12, KUMCUL12, KUMPİR12, MAHKUK12, MERKUP12, OKUTUŞ12, OKUNUŞ12, DOKUMA11, DOKULU11, KUŞLUK11, KUŞMAR11, KURACI11, KURGAN11, KURŞUN11, KULLAP11, KULUNÇ11, KULÜBE11, MEŞKUR11, MEŞKUK11, MEZKUR11, PARKUR11, TEAKUP11, UYKULU11, ZAKKUM11, BURKUK10, DİSKUR10, KUŞANE10, KUŞLAK10, KUŞLAR10, KUSMUK10, KUYMAK10, KUYRUK10, KUSKUS10, KURNAZ10, KURMAY10, KUZİNE10, KUDEMA10, SOKULU10, KU10, SUSKUN10, ŞAKU10, USKURU10, UKUBET10, ISKUNA9, KOKULU9, KUTULU9, KUSMAK9, KUSKUN9, KURADA9, KURBAN9, KURULU9, KURUMA9, KUNDAK9, KUDRET9, KUMALI9, KUMLUK9, KUMSAL9, MESKUT9, MESKUN9, MERKUM9, OKUTMA9, OKUNTU9, OKUNMA9, OKUMAK9, OKULLU9, UTKULU9, KONKUR8, KORKUT8, KUTSAL8, KURALI8, KURAMA8, KURMAK8, KURSAK8, KURTLU8, KULLUK8, KUMRAL8, MAKULE8, MENKUL8, TUTKUN8, KAKULE7, KUR'an6

KAKULE (Kelime Kökeni: Arapça ḳāḳulle)

[isim]

[bitki bilimi]

  • Zencefilgillerden, sıcak iklimlerde yetişen güzel kokulu bir bitki (Elettaria cardamomum)
  • Bu bitkinin bahar olarak kullanılan tohumu

KONKUR (Kelime Kökeni: Fransızca concours)

[isim]

[spor]

  • Yarışma

KORKUT

[isim]

  • Muş iline bağlı ilçelerden biri

KUTSAL

[sıfat]

[din bilgisi]

  • Güçlü bir dinî saygı uyandıran veya uyandırması gereken, kutsi, mukaddes
  • Tapınılacak veya yolunda can verilecek derecede sevilen, kutsi, mukaddes, lahut

    Aşkın kutsal tarafına inanmamı sarhoşluk belirtisi diye yorumladım. - Halide Edip Adıvar

  • Bozulmaması, dokunulmaması, karşı çıkılmaması gereken, üstüne titrenilen

    Demokraside, insanın en doğal, en kutsal hakları bir pazarlık konusu olur. - Necati Cumalı

[felsefe]

  • Tanrı'ya adanmış olan, tanrısal olan

Birleşik Kelimeler: dış kutsal

KURALI

[sıfat]

[askerlik]

  • Kurasını çekmiş, askere gitmeyi bekleyen (asker)

    Seferberlik başladığı zaman dertli analar nafakasını yok pahasına tefecilere satıyor, kuralı çocuklarına yol parası yetiştiriyorlardı. - Ruşen Eşref Ünaydın

KURAMA

[isim]

  • Türkistan'da yaşayan bir topluluk ve bu topluluktan olan kimse

KURMAK

[-i]

  • Bir şeyi oluşturan parçaları birleştirerek bütün durumuna getirmek, monte etmek

    Geniş çöl ufukları arasında çadırlarımızı kurduk. - Falih Rıfkı Atay

  • Hazırlamak

    Kurduğu sofraya, yaptığı salataya git de bak! - Refik Halit Karay

  • Yaylı, zemberekli şeylerde yayı veya zembereği germek

    Çocukça bir sevinçle kurduğun çalar saatleri çalıp duruyor. - Haldun Taner

  • Gereken şartları hazırlayıp kendi kendine olmaya bırakmak

    Turşu kurmak.

  • Etkisi ve önemi geniş şeyler meydana getirmek, tesis etmek

    Dünyanın en büyük imparatorluklarını kuran kimlerdi? - Orhan Seyfi Orhon

  • Yapmak, inşa etmek

    Çirkin yapıları örtecek güzel yapılar kuralım. - Nurullah Ataç

  • Yapmak, oluşturmak

[ticaret]

  • Ortaklık sağlamak
  • Belli bir işte beraber çalışacak kimseleri belirlemek

    Teşkilatı ilçede sevilip sayılan bir avukat kurmuştu. - Tarık Buğra

  • Bir araya getirmek, toplamak

    Divan kurmak.

  • Düşünmek

    Yalnız hayalle geçiniyorum, ben yalnız hayal kuruyorum. - Sait Faik Abasıyanık

  • Aklına koymak

    O gitmeyi bir kez kurdu mu artık durmaz.

  • Zihinde büyütmek

    Bayram Ağa, uşakların söylediklerini kurdukça kurdu. - Halide Edip Adıvar

  • Sağlamak, oluşturmak

    Dostluk kurmak. İlişki kurmak.

[mecaz]

  • Bir kimseyi dedikodu veya telkinlerle başkasına karşı öfkelendirmek

KURSAK

[isim]

[hayvan bilimi]

  • Kuşların yemek borusu üzerinde bulunan, yiyeceklerin toplandığı torba biçiminde şişkin organ

[hayvan bilimi]

  • Böceklerin ve solucanların sindirim kanallarında bulunan, kuşların kursağına benzeyen yapı
  • Kuş kursağı şişirilip kurutularak yapılan veya ona benzetilen şişkin şey

    Düdüğün kursağı patlamış.

[halk ağzında]

  • Boğaz

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kursağında kalmak

KURTLU

[sıfat]

  • İçinde kurt bulunan, kurtlanmış

    Bunlar düşmüş, buruşmuş, iyi değil, kurtludurlar. - Sait Faik Abasıyanık

[mecaz]

  • Yerinde rahat duramayan, sürekli kıpırdanan (kimse)

KULLUK

[isim]

  • Kul olma durumu, kölelik, ubudiyet

    Kulluk bakımından da o kimseden daha âciz ve itaatlisi olamaz. - Necip Fazıl Kısakürek

  • Kulun yaptığı iş

[tarih]

  • Karakol

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kulluk etmek

Birleşik Kelimeler: kulluk kölelik

KUMRAL

[isim]

  • Koyu sarı veya açık kestane rengi

[sıfat]

  • Teni ve saçları sarıya çalan açık buğday rengi olan(kimse)

    Ekrandaki Loretta, ince yapılı, uzun bacaklı, kumral, yeşil gözlüydü. - Elif Şafak

MAKULE (Kelime Kökeni: Arapça maḳūle)

[isim]

[eskimiş]

  • Çeşit

[felsefe]

[mantık]

  • Ulam

MENKUL (Kelime Kökeni: Arapça menḳūl)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Bir yerden bir yere taşınabilen (mal)
  • Ağızdan ağıza geçerek gelmiş, söylenegelmiş

    Kerameti kendinden menkul şeyhler gibi bu armağanlar onların eksik olan kabiliyetlerinin bir çeşit icazeti oluyor. - Haldun Taner

[isim]

[hukuk]

  • Taşınır

Birleşik Kelimeler: menkul kıymetler

TUTKUN

[sıfat]

  • Gönül vermiş, meftun, meclup

    Kapıda bekleşen tutkunlarından bir tanesinin arabasına atladığı gibi ortadan kayboluyordu. - Ercüment Ekrem Talu

  • Bir şeye alışmış, bağlanmış, düşkün

    Ben yine eskisi gibi tutkunum tiyatroya. - Necati Cumalı

Ata Sözleri ve Deyimler

  • tutkun olmak

ISKUNA (Kelime Kökeni: İngilizce schooner)

[isim]

[denizcilik]

  • Brikten küçük, iki direkli bir tür yelkenli gemi