İçinde Kol Bulunan 8 Harfli Kelimeler

İçerisinde KOL olan 8 harfli 26 kelime bulunuyor. İçinde KOL olan 8 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Kol ile başlayan 8 harfli kelimeler. kol ile biten 8 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

KOLOJİ20, ONKOLOJİ20, EKOLOJİK19, PSİKOLOG19, KOLAĞASI18, KOLODYUM16, ŞİŞKOLUK16, TÜRKOLOG16, ALKOLSÜZ15, KOLEKTİF15, KOLEKTÖR15, PROTOKOL15, KOLCULUK14, KOLOKYUM14, KOLTUKÇU14, ALKOLİZM13, KOLBASTI13, ÇİKOLATA12, KOLAYLIK12, KOLOİDAL12, KOLONYAL12, KOLTUKLU11, KOLALAMA10, KOLERALI10, KOLLAMAK10, KOLLANMA10

KOLALAMA

[isim]

  • Kolalamak işi

KOLERALI

[sıfat]

  • Koleraya tutulmuş
  • Kolera mikrobu olan

KOLLAMAK

[-i]

  • Olmasını, ortaya çıkmasını beklemek, gözetmek

    Kocamı kıskanıyor, aradan atmak için vesileler kolluyormuş. - Sermet Muhtar Alus

  • Göz önünde tutmak, gözlemek

    Daima biraz kollayan, bir tilki gibi tetikte ve hamarat görünürdü. - Abdülhak Şinasi Hisar

  • Korumak, gözetmek

    O güne kadar ona iyi bak, değerini bil, onu kolla, demişti. - Nezihe Araz

KOLLANMA

[isim]

  • Kollanmak işi

KOLTUKLU

[sıfat]

  • Kol dayayacak yeri olan

    Koltuklu sandalye.

ÇİKOLATA (Kelime Kökeni: İtalyanca cioccolata)

[isim]

  • Kakaonun içerisine şeker, süt, fıstık, fındık vb. katılarak yapılan bir tür tatlı yiyecek

KOLAYLIK

[sıfat]

  • Kolay duruma getiren

[isim]

  • Kolay olma durumu
  • İşlerin kolayca yapılmasını sağlayan şey

    Telefon bir süs değil, kolaylıktır.

  • Bir işi yapabilme durumu veya imkânı

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kolaylık göstermek

KOLOİDAL (Kelime Kökeni: Fransızca colloïdal)

[sıfat]

[kimya]

  • Zamk, jelatin yapısında olan, koloit nitelikleri taşıyan

KOLONYAL (Kelime Kökeni: Fransızca colonial)

[sıfat]

  • Sömürgeyle ilgili
  • Sömürgede yaşayan

Birleşik Kelimeler: kolonyal şapka

ALKOLİZM (Kelime Kökeni: Fransızca alcoolisme)

[isim]

[tıp]

  • Alkollü içkilere hastalık derecesinde düşkün olma durumu

KOLBASTI

[isim]

[spor]

  • Güreşte ayağı kapılan güreşçinin, rakibinin ayağını tutmasıyla ortaya çıkan geçersizlik durumu
  • Doğu Karadeniz Bölgesi'ne özgü, halka oyunlarından, hareketli, bireysel özellikleri öne çıkaran bir oyun türü

KOLCULUK

[isim]

  • Kolcunun yaptığı iş

Birleşik Kelimeler: gümrük kolculuğu

KOLOKYUM (Kelime Kökeni: Latince)

[isim]

  • Konuşu
  • Doçentlik sözlü sınavı

KOLTUKÇU

[isim]

  • Koltuk yapan veya satan kimse
  • Eski ev eşyası alıp satan kimse
  • Koltuk meyhanesi işleten kimse
  • Koltuğunun altına elbise ve halı atıp sokak sokak dolaştırarak satan kimse
  • Düğünlerde ev düzenlenmesine yardım edip gelinle damada destek olan kimse

    Ertesi cuma günü koltukçular gelip gelin odasını düzeltecekler. - Memduh Şevket Esendal

[mecaz]

  • Yüze karşı övmeyi huy edinmiş kimse

ALKOLSÜZ

[sıfat]

  • Alkolü olmayan
  • Alkol içilmeyen

[zarf]

  • Alkol içmeksizin