İçinde Ko Bulunan 8 Harfli Kelimeler

İçerisinde KO olan 8 harfli 188 kelime bulunuyor. İçinde KO olan 8 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Ko ile başlayan 8 harfli kelimeler. ko ile biten 8 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

KONGÖVDE27, BOYKOTAJ23, KONVEYÖR23, FOTOSKOP22, GLİKOJEN22, FOTOKO21, KOPÇASIZ21, KOPENHAG21, PAMUKOVA21, FİLDEKOZ20, KOVCULUK20, KOLOJİ20, ONKOLOJİ20, PİSKOPOS20, EKOLOJİK19, KOFLAŞMA19, KOGNİTİF19, KOHEZYON19, KOPUKSUZ19, KOMPLOCU19, KOVDURMA19, PSİKOLOG19, TÜRKOĞLU19, TAKOGRAF19, BOYKOTÇU18, KOCABAŞI18, KOLAĞASI18, KONUŞUCU18, KOYVERME18, KOSTÜMCÜ18, KOŞULSUZ18, KALKOJEN18, PSİKOPAT18, PERİSKOP18, TRİKOTAJ18, BAROSKOP17, ENDOSKOP17, KOÇUŞMAK17, KONFORLU17, KONTÖRLÜ17, KOMPOSTO17, KOVULMAK17, KORUYUCU17, KOŞUŞMAK17, YELKOVAN17, ASKOSPOR16, DEDİKODU16, FLAMENKO16, GLİKOZİT16, KONFİRME16, KONKASÖR16, KONSERVE16, KONTUVAR16, KONUKEVİ16, KOMÜNİZM16, KOLODYUM16, KOROZYON16, KOVALAMA16, KOVANLIK16, KOVLAMAK16, KAKOFONİ16, NARKOZCU16, ŞİŞKOLUK16, TÜRKOLOG16, KONTES16, AKÇAKOCA15, ALKOLSÜZ15, ÇİNKOMSU15, KOFTİLİK15, KOKLAYIŞ15, KOPUKLUK15, KOLEKTİF15, KOLEKTÖR15, KOMPLEKS15, KOMPRİME15, KOMŞULUK15, KOZMONOT15, KORKUSUZ15, KORNİŞÇİ15, KOYDURMA15, KOSTÜMLÜ15, PROTOKOL15, AKORTSUZ14, BARKODLU14, İSKORBÜT14, İSKORPİT14, KOÇSAMAK14, KOKOZLUK14, KOKUŞMAK14, KONUŞMAK14, KOPARMAK14, KOPARTMA14, KOLCULUK14, KOLOKYUM14, KOLTUKÇU14, KOMEDYEN14, KOMİSYON14, KOMİTACI14, KOMPETAN14, KOMPLİKE14, KORSESİZ14, KOŞTURMA14, KOŞULMAK14, KOŞUTLUK14, KATAKOMP14, TELESKOP14, ALKOLİZM13, ALIKOYMA13, BALKONSU13, KOTOMİ13, HELİKOİT13, KOCAKARI13, KOCALMAK13, KOCALTMA13, KOCATMAK13, KOÇLANMA13, KOKLAŞMA13, KONSOLOS13, KONDURMA13, KONUŞKAN13, KOPANAKİ13, KONÇERTO13, KOLBASTI13, KOMÜNİST13, KOZMETİK13, KOYULTMA13, KOYULMAK13, KORLAŞMA13, KORNİŞON13, KORTİZON13, KORUNCAK13, KOTASYON13, KAŞKORSE13, AKORDEON12, ÇİKOLATA12, DİSKOTEK12, KODLAMAK12, KODLATMA12, KOKAİNCİ12, KOKİMBİT12, KOKURDAN12, KONSULTO12, KONTRBAS12, KOORDİNE12, KOLAYLIK12, KOLOİDAL12, KOLONYAL12, KOMANDİT12, KORİNDON12, KORKAKÇA12, KORNETÇİ12, KROKODİL12, TRENÇKOT12, TARLAKOZ12, ANAKONDA11, EKONOMİK11, KOKUTMAK11, KONSOLİT11, KONUKLUK11, KONULMAK11, KOLTUKLU11, KORKULMA11, KORKULUK11, KORKUTMA11, KORUNMAK11, MİKROKOK11, AKKORLUK10, EKİNOKOK10, KOKARTLI10, KOKLAMAK10, KOKLATMA10, KONTEKST10, KONTRAST10, KOLALAMA10, KOLERALI10, KOLLAMAK10, KOLLANMA10, KONAKLIK10, KOMİKLİK10, KORLANMA10, KOTARMAK10, KOTLAMAK10, REESKONT10, ANTRİKOT9, AKONİTİN9, KOKETLİK9, KONİKLİK9, NARKOTİK9

ANTRİKOT (Kelime Kökeni: Fransızca entrecôte)

[isim]

  • Sığırın iki kürek kemiği arasından ve pirzolalık yerinden çıkartılan, kemiğinden sıyrılmış et dilimi

AKONİTİN (Kelime Kökeni: Fransızca aconitine)

[isim]

[kimya]

  • Boğan otundan çıkarılan ve hekimlikte kullanılan zehirli bir madde

KOKETLİK

[isim]

  • Koket olma durumu

    Sesi yine tatlılaşıyor, kıyafetine, tavırlarına bir koketlik geliyordu. - Reşat Nuri Güntekin

KONİKLİK

[isim]

  • Konik olma durumu

NARKOTİK (Kelime Kökeni: Fransızca narcotique)

[sıfat]

  • Uyuşturucu

AKKORLUK

[isim]

  • Akkor olma durumu

EKİNOKOK (Kelime Kökeni: Fransızca échinocoque)

[isim]

[hayvan bilimi]

  • Etoburların gelişmiş dönemlerinde bağırsaklarında yaşayan bir tür tenya

KOKARTLI

[sıfat]

  • Kokart takmış olan (kimse)

KOKLAMAK

[-i]

  • Kokusunu duymak için bir şeyi burnuna yaklaştırmak veya bir yerin havasını içine çekmek

    Havluyu ikinci kez koklarken kapının zilini duyuyorum. - Ahmet Ümit

[mecaz]

  • Çok az kullanmak, çok azıyla yetinmek

    Bu otomobil benzini kokluyor.

KOKLATMA

[isim]

  • Koklatmak işi

KONTEKST (Kelime Kökeni: Fransızca contexte)

[isim]

[dil bilimi]

  • Bağlam
  • Olaylar, durumlar, ilişkiler örgüsü, bütünlük, bağlam

    Her yapının hem görüntüsel hem manevi bir bütünlüğü vardır. Kişiliği ancak bu kontekst içinde vurgulanır. - Haldun Taner

[dil bilgisi]

  • Çevre

KONTRAST (Kelime Kökeni: Fransızca contraste)

[sıfat]

  • Karşıt

[isim]

  • Karşıtlık

KOLALAMA

[isim]

  • Kolalamak işi

KOLERALI

[sıfat]

  • Koleraya tutulmuş
  • Kolera mikrobu olan

KOLLAMAK

[-i]

  • Olmasını, ortaya çıkmasını beklemek, gözetmek

    Kocamı kıskanıyor, aradan atmak için vesileler kolluyormuş. - Sermet Muhtar Alus

  • Göz önünde tutmak, gözlemek

    Daima biraz kollayan, bir tilki gibi tetikte ve hamarat görünürdü. - Abdülhak Şinasi Hisar

  • Korumak, gözetmek

    O güne kadar ona iyi bak, değerini bil, onu kolla, demişti. - Nezihe Araz