İçinde Kn Bulunan Kelimeler

İçinde KN olan 55 kelime bulunuyor. İçerisinde KN geçen kelimeler ve kelime anlamları.

15 Harfli Kelimeler

BAŞTEKNİSYENLİK23, ELEKTROMIKNATIS20

14 Harfli Kelimeler

RADYOTEKNOLOJİ30, TEKNOKRATÇILIK20, MIKNATISLANMAK19

13 Harfli Kelimeler

NANOTEKNOLOJİ25, MIKNATISLANMA18, MIKNATISLAMAK18, ELEKTROTEKNİK14

12 Harfli Kelimeler

BAŞTEKNİSYEN20, MIKNATISİYET18, MIKNATISLAMA17, DAKTİLOTEKNİ15

11 Harfli Kelimeler

BALIKNEFESİ21, TIKNEFESLİK19, MIKNATISLIK16, YEKNESAKLIK15

10 Harfli Kelimeler

TEKNOLOJİK21, PİKNOMETRE16, MIKNATISLI15, TASDİKNAME14, MNEMOTEKNİ13, TEKNECİLİK13, TEMLİKNAME12, TEKNOKRASİ12

9 Harfli Kelimeler

TEKNOLOJİ20, GEOTEKNİK14, TIKNAZLIK14, MIKNATISİ13, TEKNETYUM13, TEKNİSYEN12, TEKNOKRAT10

8 Harfli Kelimeler

TIKNEFES16, KNİKÇİ15, ZOOTEKNİ13, MIKNATIS12, TEKNİKÇİ11, YEKNESAK11, STRİKNİN9, TEKNİKER8

7 Harfli Kelimeler

BLOKNOT11, BANKNOT10, TEKNECİ10

6 Harfli Kelimeler

KNAR12, MEKNUZ11, PİKNİK10, TIKNAZ10, LÜKNET8, KAKNEM7, TEKNİK6

5 Harfli Kelimeler

UKNUM8, MUKNİ7, TEKNE5

4 Harfli Kelimeler

AKNE4, İKNA4

AKNE (Kelime Kökeni: Fransızca acné)

[isim]

[tıp]

  • Yağ bezlerinin deri üzerinde oluşturduğu iltihaplı sivilce

İKNA (Kelime Kökeni: Arapça iḳnāʿ)

[isim]

  • Bir konuda birinin inanmasını sağlama, inandırma, kandırma

    Sinirleniyor, kendi kendimi ikna için daha ısrarla, daha fazla konuşuyordum. - Sait Faik Abasıyanık

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ikna etmek
  • ikna olmak

TEKNE

[isim]

  • Türlü işlerde kullanılmak için çoğu ağaçtan veya taştan yapılan, uzun ve geniş kap

    Bir taş teknenin üstünde doktor Abbas'ın ölüsünü kesti biçti. - Yaşar Kemal

  • Sızdırabilir veya sızdırmaz olarak yapılmış, levhaları bir parçadan oluşmuş, kulpları ve kulp delikleri bulunan, bir veya iki kişi tarafından taşınabilir üstü açık bir ambalaj türü

[denizcilik]

  • Bir tür küçük deniz taşıtı

    Sefere kalkacak bir sürü tekne vardı limanda. - Halikarnas Balıkçısı

[denizcilik]

  • Geminin omurga, kaburga ve kaplamadan oluşan temel bölümü

[jeoloji]

  • Katmanlı kayaçların içeri doğru çukur, alçak bölümü, ineç, kemer karşıtı

[coğrafya]

  • Havza

[müzik]

  • Ut, tambur vb. çalgılarının sesi yükselten oyuk ve şişkin parçası

Birleşik Kelimeler: tekne kazıntısı, kaba tekne, livarlı tekne, duş teknesi, gangama teknesi, hamur teknesi, mercan teknesi

TEKNİK (Kelime Kökeni: Fransızca technique)

[isim]

  • Bir sanat, bir bilim, bir meslek dalında kullanılan yöntemlerin hepsi

    Eserin tekniği, sanatını hakkıyla bilen bir şair tarafından yazıldığını belirtmektedir. - Asaf Halet Çelebi

  • Fizik, kimya, matematik vb. bilimlerden elde edilen verileri iş ve yapım alanında uygulama

    Bu yazılarda Türkiye'nin kalkınması için ilim ve tekniğin lüzumuna sık sık işaret edilmiştir. - Mehmet Kaplan

[sıfat]

  • Bu uygulamaya dayanan, bu uygulamaya ilişkin

    Bürokratlaşma bir baskı olayından çok teknik bir olaydır onlara göre. - Cemil Meriç

  • Yol, beceri, yöntem

    Bu kızın, sanatını hiç olmazsa teknik tarafından bildiğine hükmediyorum. - Halide Edip Adıvar

Birleşik Kelimeler: teknik adam, teknik direktör, teknik eğitim, teknik lise, teknik okul, teknik öğretim, teknik şartname, teknik üniversite, sinema tekniği, top tekniği

KAKNEM

[sıfat]

  • Çirkin, huysuz

    Kız ne kadar kaknem veya malın gözü olursa olsun ... - Tarık Buğra

  • Kuru, sıska

MUKNİ (Kelime Kökeni: Arapça muḳnī)

[sıfat]

[eskimiş]

  • İnandıran, ikna eden

TEKNİKER (Kelime Kökeni: Almanca Techniker)

[isim]

  • Teknikçi

LÜKNET (Kelime Kökeni: Arapça luknet)

[isim]

[eskimiş]

  • Dilde pelteklik, tutukluk durumu

UKNUM (Kelime Kökeni: Arapça uḳnūm)

[isim]

[eskimiş]

[felsefe]

  • Hipostaz

STRİKNİN (Kelime Kökeni: Fransızca strychnine)

[isim]

[kimya]

  • Kargabükenden çıkarılan etkili bir zehir

TEKNOKRAT (Kelime Kökeni: Fransızca technocrate)

[sıfat]

  • Teknokrasiden yana olan

[isim]

  • Teknokrasi içerisinde yer alan, yönetici konumundaki mühendis, mimar, teknisyen, iktisatçı vb. elemanların ortak adı

[isim]

  • Ekonomik mekanizmaların teorik incelenmesine dayanan ancak insan etkenini her zaman yeterince göz önünde bulundurmayan devlet adamı veya memur

BANKNOT (Kelime Kökeni: Fransızca bank-note)

[isim]

  • Kâğıt para

    Tepside onluk, ellilik banknotlar dizi diziydi. - Azra Erhat

TEKNECİ

[isim]

  • Tekne, özellikle deniz teknesi yapan ve satan kimse
  • Sokaklarda balık satan kimse

PİKNİK (Kelime Kökeni: Fransızca pique-nique)

[isim]

  • Yemek yemek, eğlenmek için açık alanda yapılan günübirlik gezinti

    Bizimkiler, bugün damat bey ailesi tarafından tertip edilmiş bir pikniğe davetli. - Reşat Nuri Güntekin

  • Suyu, yeşilliği olan, gezinti yapılacak yer

Ata Sözleri ve Deyimler

  • piknik yapmak

Birleşik Kelimeler: piknik alanı, piknik tip, piknik tüpü, piknik yeri

TIKNAZ

[sıfat]

  • Şişmanca, toplu, kısa ve kalın yapılı, tıkız

    O yuvarlak ve dazlak kafalı, top sakallı, tıknaz bir adamdı. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu