İçinde Km Bulunan 7 Harfli Kelimeler

İçerisinde KM olan 7 harfli 29 kelime bulunuyor. İçinde KM olan 7 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

GÖZÜKME23, KMECİ19, ÇAKMACI15, GECİKME15, YIKMACI15, ÇEKMECE14, ÇIKMALI13, LOKMACI13, ACIKMAK12, ÇIRAKMA12, DOLUKMA12, GEREKME12, KAKMACI12, AYIKMAK11, BURKMAK11, BIRAKMA11, ÇEKMELİ11, EKMEKÇİ11, BİRİKME10, TÜRKMEN10, EKMEKSİ9, KIRKMAK9, KORKMAK9, KANIKMA9, KARIKMA9, KAKMALI9, SİLKMEK9, SARKMAK9, KALKMAK8

KALKMAK

[nesnesiz]

  • Gitmek üzere yerinden ayrılmak

    Niye kalktınız, biraz daha otursaydınız.

[-den]

  • Oturma durumundan dik duruma gelmek, doğrulmak

    Annem yerinden kalktı, yanıma geldi, bir kolunu uzatarak omzuna doladı. - Halit Ziya Uşaklıgil

[-den]

  • Uyanarak yataktan ayrılmak

    İstemeye istemeye, altüst olmuş yataktan kalktım. - Ömer Seyfettin

  • Yukarı doğru yükselmek

    Terazinin bir gözü inince öbürü kalkar.

  • Taşıtlar yola çıkmak

    Tren saat onda kalktı.

[-den]

  • Uçmak, havalanmak

    Uçak pistten kalktı.

  • Yerinden ayrılıp yol almaya başlamak

    Çıkın arabaya, kalkacak şimdi, kalacaksınız buracıkta! - Osman Cemal Kaygılı

[-e]

  • Hayvan iki art ayağı üzerinde dik durum almak

    At, art ayakları üzerine kalktı.

  • Kabarmak, ayrılmak

    Masanın kaplaması kalktı.

  • Derlenip götürülmek

    Ne zaman kalkacağını, nereye gömüleceğini bilmek, bildirmek mümkün değil. - Memduh Şevket Esendal

  • Hasta iyileşerek gezecek duruma gelmek

    Hasta bir haftaya kadar kalkar.

  • Varlığı, hayatı son bulmak

    Halifelik kalktı.

[-den]

  • Yok olmak, artık bulunmamak

    Ortalıktan kar kalkınca gelebilirim.

[-e]

  • Girişmek, başlamak, davranmak, yeltenmek

    Gözlüklerini takmadan okumaya kalktı. - Necati Cumalı

  • Geçerli olmamak, geçerliğini yitirmek, geçmez olmak

    Yasanın bu maddesi kalktı.

  • Uygulanmaz olmak

    Sıkıyönetim kalktı.

  • Güncelliğini yitirmek

    Bu âdet çoktan kalktı.

[-e]

  • Bir durumdan başka bir duruma geçmek

    Dörtnala kalkmak.

    Tırısa kalkmak.

[-e]

[-den]

  • Başka yere gitmek, taşınmak

    O yıl çok geçmeden piyade taburu bizim ilçeden başka ilçeye kalktı. - Necati Cumalı

[-e]

  • Ayakta beklemek

    Mektepte cezaya kalkmış gibi duruyorsun. - Falih Rıfkı Atay

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kalkıp kalkıp oturmak

Birleşik Kelimeler: düşe kalka

EKMEKSİ

[sıfat]

  • Ekmeği andıran, ekmeğe benzeyen, ekmek gibi, ekmeğimsi

KIRKMAK

[-i]

  • Bir şeyi uçlarından kesmek
  • Saç, sakal veya tüyü kesmek

    Saçlarını çok kırkmışsın.

  • Koyun, keçi vb. hayvanların tüylerini kesmek

    Günün birinde ihtiyar çoban koyunun birini kör bir makasla kırkıyordu. - İsmail Hakkı Baltacıoğlu

KORKMAK

[nesnesiz]

  • Korku duymak, ürkmek, dehşete kapılmak

    Karanlık yerde insan korkmaz mıydı? - Sait Faik Abasıyanık

  • Kaygı duymak, endişe etmek
  • Çekinmek, sakınmak, saygı duymak

    Sabaha karşı aşağı indi, aralık kapıdan korka korka babasına baktı. - Reşat Nuri Güntekin

  • Yapamamak, cesaret edememek

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kork Allah'tan korkmayandan
  • kork aprilin beşinden, öküzü ayırır eşinden
  • korktuğu başına gelmek
  • korktuğuna uğramak

KANIKMA

[isim]

  • Kanıkma işi

KARIKMA

[isim]

  • Karıkmak işi

KAKMALI

[sıfat]

  • Üzerinde kakma işi bulunan

    Kabzası altın kakmalı palası elinden düşmüştü. - Feridun Fazıl Tülbentçi

SİLKMEK

[-i]

  • Üstündeki şeyleri düşürmek veya temizlemek için bir şeyi kuvvetle sallamak, sarsmak

    Eline geçen her şeyi silkip akrepler varmış gibi bakıyor. - Hüseyin Rahmi Gürpınar

  • Ani bir hareketle sarsmak

    Sağ elini silkerek yana doğru eğildi. - Peyami Safa

Ata Sözleri ve Deyimler

  • silkip atmak

SARKMAK

[-e]

  • Aşağıya doğru uzamak veya uzanmak

    Oluklardan kol gibi buzlar sarkıyordu. - Tarık Buğra

[argo]

  • Karşı cins ile ilişki kurmayı veya arkadaş olmayı istemek

[halk ağzında]

  • Yolunu uzatmak, uğramak

BİRİKME

[isim]

  • Birikmek işi

Birleşik Kelimeler: birikme havzası

TÜRKMEN

[isim]

  • Türkmenistan Cumhuriyeti'nde ve Irak'ta yaşayan Türk soyundan bir halk ve bu halktan olan kimse
  • Yörük

AYIKMAK

[nesnesiz]

[halk ağzında]

  • Ayılmak, kendine gelmek, uyanmak, aklı başına gelmek

BURKMAK

[-i]

  • Bir şeyi burar gibi ekseni etrafında döndürmek

    Birinin kolunu burkmak.

[nesnesiz]

  • Burkulmak

    Ayağım burktu.

[mecaz]

  • Bazı yiyecekler, ağza kekre tat vermek

BIRAKMA

[isim]

  • Bırakmak işi

ÇEKMELİ

[sıfat]

  • Çekmesi olan
  • Çekmecesi olan

    Çekmeli dolap.

Birleşik Kelimeler: çekmeli vagon