İçinde Km Bulunan 6 Harfli Kelimeler

İçerisinde KM olan 6 harfli 44 kelime bulunuyor. İçinde KM olan 6 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

KMEN17, ÇÖKMEK16, KMEK15, ÇIKMAZ14, PEKMEZ14, KMEK14, KMEN13, KOKM12, SIKM12, YAKM12, ACIKMA11, KMEK11, ÇIKMAK11, KMET11, AYIKMA10, BURKMA10, BIKMAK10, ÇAKMAK10, ÇEKMEK10, YIKMAK10, BAKMAK9, KMEN9, KMEK9, SOKMAK9, SOKMAN9, SIKMAK9, ÜRKMEK9, YAKMAK9, KOKMAK8, KORKMA8, KIRKMA8, KMEK8, SİLKME8, SARKMA8, SEKMEN8, SEKMEK8, TIKMAK8, TOKMAK8, İRKMEK7, KAKMAK7, KALKMA7, TAKMAK7, TEKMAN7, TEKMİL7

İRKMEK

[nesnesiz]

[halk ağzında]

  • Birikmek
  • Tiksinmek

[eskimiş]

  • Biriktirmek, toplamak

KAKMAK

[-i]

  • İtmek, vurmak

[nesnesiz]

  • Kakma yapmak
  • Vurarak dar bir yere sokmak

    Kimi duvarlarına renkli taşlar kaktı. Kimi bahçesine ağaç dikti. - Lâtife Tekin

Birleşik Kelimeler: ağaçkakan, kuyrukkakan

KALKMA

[isim]

  • Kalkmak işi

    Sabahları erken kalkmayı sevmeyen, gece geç yatan gececi kişilerdensiniz. - Tomris Uyar

TAKMAK

[-i]

  • Bir şeyi başka bir yere uygun bir biçimde tutturmak, iliştirmek, geçirmek

    Gözlüğünü takıp masaya eğildi. - Refik Halit Karay

[-e]

[nesnesiz]

  • Düğün vb. törenlerde takı armağan etmek

    Geline pırlanta yüzük takmışlar.

[-e]

[-i]

  • Ad, lakap koymak

    Ona bu adı kim takmıştır, ne zaman takmıştır, bilemiyor. - Haldun Taner

[nesnesiz]

  • Kuşanmak

    Kılıç takmak.

  • Kendisiyle birlikte götürmek, yanına almak veya arkasından izletmek

    Arabaya hafiye kıyafetinde polis memurları da takıyorlar. - Yusuf Ziya Ortaç

[-e]

[mecaz]

  • Biriyle olumsuz olarak uğraşmak

    Matematik öğretmeni ona taktığı için dersten kaldı.

[argo]

  • Borç bırakmak

    Bu eve asilzadelerin biri girip öteki giderdi. Giden kirayı takar, gelen ortalığı kasıp kavururdu. - Peyami Safa

[argo]

  • Önemsemek, önem vermek, tınmak

    Dün koskoca bir mebus kızıyken, bir zamanların Şalvarlı Nuriyesi'ni takar mıyım? - Adalet Ağaoğlu

[-den]

[argo]

[-de]

  • Sınavını başaramamak

    Bütün derslerden takarak sınıfta kaldı.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • takıp takıştırmak

Birleşik Kelimeler: asım takım, bultak

TEKMAN

[isim]

  • Erzurum iline bağlı ilçelerden biri

TEKMİL (Kelime Kökeni: Arapça tekmīl)

[isim]

[eskimiş]

  • Tamamlama, bitirme

[sıfat]

  • Bütün, tüm

    O bana Ahmet Midhat Efendi'nin tekmil kitaplarını sattı. - Hüseyin Cahit Yalçın

[sıfat]

  • Eksiksiz

[zarf]

  • Tamamıyla

    Yaşlılar tekmil Türkçe konuştukları hâlde yeni yetişenler hiç Türkçe bilmiyorlar. - Hamdullah Suphi Tanrıöver

[askerlik]

  • Tekmil haberi

Ata Sözleri ve Deyimler

  • tekmil almak
  • tekmil olmak
  • tekmil vermek

Birleşik Kelimeler: tekmil haberi

KOKMAK

[nesnesiz]

  • Koku çıkarmak

    Her gelişinde üzeri yabancı lavantalar kokuyor. - Hüseyin Rahmi Gürpınar

  • Çürüyüp bozularak kötü bir koku çıkarmak, kokuşmak

    Bir çadıra konmuş, ağzı odunla açık tutulan bu köpek balığı kokuncaya kadar halka gösterildi. - Selçuk Erez

[mecaz]

  • Olacağıyla ilgili belirtiler göstermek, olacağı hissedilmek

    Ortalık savaş kokuyordu.

[mecaz]

  • Kokusu gelmek

    Kızartma kokmuştur, hemen biraz ye.

[-i]

[halk ağzında]

  • Koklamak

Birleşik Kelimeler: kokar ağaç

KORKMA

[isim]

  • Korkmak işi

    İnsanların korkması icap eden en büyük felaket, kötü ahlaktır. - Samiha Ayverdi

KIRKMA

[isim]

  • Kırkmak işi
  • Ucu kesilip alnın üstüne bırakılan saç

SİKMEK

[-i]

[kaba konuşmada]

  • Erkek cinsel ilişkide bulunmak

SİLKME

[isim]

  • Silkmek işi
  • İri doğranmış kabak, patlıcan vb. sebzelerle yapılan et yemeği

    Patlıcan silkmesi.

[spor]

  • Halterde ayakları açarak halteri önce omuz üstüne sonra baş üstüne, dirsekleri bükmeden kaldırma biçimi

SARKMA

[isim]

  • Sarkmak işi

SEKMEN

[isim]

  • Tabure
  • Basamak

SEKMEK

[nesnesiz]

  • Tek veya iki ayak üzerinde sıçramak

    Evden yola, yoldan eve varabilmek için evvelce yerleştirilmiş iri kayalar üzerinde sekmek gerekirdi. - Haldun Taner

  • Tek veya iki ayak üzerinde sıçrayarak ilerlemek
  • Atılan bir nesne bir yere dokunduktan sonra sıçrayarak gitmek

    Taş seke seke gözden kayboldu.

  • Bir yere, bir cisme çarparak yön değiştirmek

    Mermi sekti.

  • Aralık vermek

    Hastanın ateşi bir gün bile sekmedi.

Birleşik Kelimeler: kargasekmez

TIKMAK

[-e]

[-i]

  • İterek, zorla, aceleyle sokmak

    Her birinin ağzına avucundaki et parçasını tıktı. - Falih Rıfkı Atay

[teklifsiz konuşmada]

  • Sokmak

    Hesap kitap, müfettiş derken Aslan'ı kafese tıkmışlar. - Memduh Şevket Esendal

Birleşik Kelimeler: tıka basa