İçinde Kl Bulunan 6 Harfli Kelimeler

İçerisinde KL olan 6 harfli 84 kelime bulunuyor. İçinde KL olan 6 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Kl ile başlayan 6 harfli kelimeler. kl ile biten 6 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

GÖRKLÜ18, KÖŞKLÜ17, ŞEVKLİ15, UFUKLU15, ZEVKLİ15, KLAVYE14, UFAKLI14, KLÜM13, FRAKLI13, FARKLI13, KLASÖR13, OKLAVA13, KLÜK12, KLÜK12, IŞIKLI12, MIKLEP12, TEKLİF12, KLÜK12, AZIKLI11, AŞIKLI11, ACIKLI11, ÇOKLUK11, KLOROZ11, OYUKLU11, OCAKLI11, PAKLIK11, ŞIKLIK11, UŞAKLI11, KLEM11, ZAMKLI11, BOKLUK10, BLOKLU10, ÇARKLI10, İPEKLİ10, KLOZET10, KÜRKLÜ10, PEKLİK10, ŞARKLI10, TAKLİP10, UYAKLI10, YOKLUK10, KLER10, AYAKLI9, ADAKLI9, BUKLET9, KLİKÇİ9, KLORÜR9, MONOKL9, OLUKLU9, SIKLIK9, ŞEKLEN9, KLET9, AKLİYE8, BAKLAN8, KLİK8, IKLAMA8, IRAKLI8, İBİKLİ8, KLORLU8, KIRKLI8, OKLAMA8, KLON8, SAKLIK8, SIKLET8, SEKLEM8, TOKLUK8, ARAKLI7, AKLAMA7, EKLEME7, EMEKLİ7, KLON7, KLASİK7, KLORİK7, KAKLIK7, RİSKLİ7, REKLAM7, İLİKLİ6, KLİNİK6, KEKLİK6, LAKLAK6, NAKLEN6, RENKLİ6, TAKLİT6, TEKLİK6

İLİKLİ

[sıfat]

  • İliği olan
  • İliklenmiş

    Küçük küçük kırmızı çiçekli gömleğinin yalnız boğazına tesadüf eden düğmesi ilikli, ötekiler açıktı. - Sait Faik Abasıyanık

KLİNİK (Kelime Kökeni: Fransızca clinique)

[isim]

[tıp]

  • Hastanın bakıldığı, muayene edildiği yer

    Onu, anlamını yitiren kliniğe ayaklarının alışkanlığı götürüyordu. - Tarık Buğra

  • Hekim olacak öğrencilerin hasta başında uygulamalı olarak ders gördükleri hasta koğuşu

[sıfat]

  • Vücut muayenesinde görülen (hastalık belirtisi)

    Klinik belirtiler çoğu kez bir hastalığın teşhisi için yetmeyebilir.

Birleşik Kelimeler: klinik araştırma, klinik vaka

KEKLİK

[isim]

[hayvan bilimi]

  • Sülüngillerden, güvercin büyüklüğünde, eti için avlanan, tüyü boz, ayakları ve gagası kırmızı renkte bir kuş (Perdrix)

    Keklik gibi taştan taşa sekerek / Gerdan açıp gelişini sevdiğim - Ruhsati

[mecaz]

  • Alımlı, güzel kadın

Ata Sözleri ve Deyimler

  • keklik gibi

Birleşik Kelimeler: çantada keklik, kınalı keklik, torbada keklik

LAKLAK (Kelime Kökeni: Arapça laḳlāḳ)

[isim]

  • Leyleğin gagasıyla çıkardığı ses

[mecaz]

  • Ara vermeden söylenilen saçma sapan söz dizisi, gevezelik

Ata Sözleri ve Deyimler

  • laklak etmek

NAKLEN (Kelime Kökeni: Arapça naḳlen)

[zarf]

  • Nakil yoluyla, aktarılarak

Birleşik Kelimeler: naklen yayın

RENKLİ

[sıfat]

  • Beyaz dışında başka rengi veya renkleri olan

    Havaya renkli fişekler atıyordu. - Peyami Safa

[mecaz]

  • Neşeli, canlı, ilgi çekici

    Masallar folklor bakımından da türkülerden daha seyyal ve ekseriya daha renkli olurlar. - Asaf Halet Çelebi

[mecaz]

  • Kendine özgü, ilginç, çarpıcı nitelikleri olan (kimse)

    Renkli bir politikacı.

[isim]

[sinema]

  • Doğadaki renkleri olduğu gibi görüntüye aktarmayı gözeten film

Birleşik Kelimeler: renkli basın, renkli devrim, renkli film, renkli işitme, renkli televizyon, tek renkli

TAKLİT (Kelime Kökeni: Arapça taḳlīd)

[isim]

  • Belli bir örneğe benzemeye veya benzetmeye çalışma, öykünme

    Her memleket başkalarının yeniliklerini taklit ile başladığı intizama kendisinin eskiliklerini tahkik ile nihayet verir. - Ahmet Hikmet Müftüoğlu

  • Birinin davranışlarını, konuşmasını tekrarlayarak eğlenme

    Hele taklitleri? Kadın taklidi, Arap taklidi hepsini birbirinden güzel yapıyordu. - Yusuf Ziya Ortaç

  • Benzetilerek yapılmış şey, imitasyon

Ata Sözleri ve Deyimler

  • taklidini yapmak
  • taklit etmek

Birleşik Kelimeler: taklit mobilya

TEKLİK

[isim]

  • Tek, bir olma durumu

[dil bilgisi]

  • Kelimelerde bir varlığı veya çekimli fiillerde bir kişiyi bildiren biçim, tekil, müfret, çoğul, çokluk karşıtı: öğrenci-y-im, ev-i-m, gel-di-m vb

[argo]

  • Lira

    Seni satmam çocuğum / Dört yüz bin tekliğe - Sait Faik Abasıyanık

ARAKLI

[isim]

  • Trabzon iline bağlı ilçelerden biri

AKLAMA

[isim]

  • Aklamak işi, ibra

Birleşik Kelimeler: aklama belgesi

EKLEME

[isim]

  • Eklemek işi

[sıfat]

  • Eklenmiş

Birleşik Kelimeler: ekleme dişi

EMEKLİ

[sıfat]

  • Emek harcanarak elde edilen, zor, zahmetli

[isim]

  • Belirli bir süre çalıştıktan sonra kanunlar gereği işi ile ilgisi kesilerek kendisine aylık bağlanmış olan kimse, tekaüt

    Buraya gelenler hep asker emeklileridir. - Haldun Taner

Ata Sözleri ve Deyimler

  • emekli olmak
  • emekliye ayırmak (veya çıkarmak veya çıkartmak)
  • emekliye ayrılmak (veya çıkmak)
  • emekliye sevk etmek

Birleşik Kelimeler: emekli aylığı, emekli ikramiyesi, emekli maaşı, malulen emekli

KİKLON (Kelime Kökeni: Almanca Kyklon)

[isim]

  • Siklon

KLASİK (Kelime Kökeni: Fransızca classique)

  • Üzerinden çok zaman geçtiği hâlde değerini yitirmeyen, türünde örnek olarak görülen eser

    Klasikler bir kültür, bir gusto, bir seviye ölçütüdür. - Haldun Taner

  • XVII. yüzyıl Fransız dili, sanatı ve yazarları ile ilgili olan

    Racine bir Fransız klasik yazarıdır.

  • Alışılmış
  • Sanatta kuralcı
  • Kökleşik

    Klasik şiirin yıkıldığından beri şiiri, bin kişi bin türlü tarif ediyor. - Yahya Kemal Beyatlı

[isim]

  • Eski Yunan, Roma ve XVII. yüzyıl Fransız sanatıyla ilgili sanatçı veya eser

    Yunan klasikleri. Fransız klasikleri.

  • Eski Yunan ve Roma çağı dili ve sanatı ile ilgili olan

    Klasik eserlerin oynandığı bir millî tiyatroları yok. - Haldun Taner

KLORİK (Kelime Kökeni: Fransızca chlorique)

[isim]

[kimya]

  • Klorik asit

Birleşik Kelimeler: klorik asit, hidroklorik asit