İçinde Ked Bulunan Kelimeler

İçinde KED olan 23 kelime bulunuyor. İçerisinde KED geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Ked ile başlayan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

14 Harfli Kelimeler

KEDERLENDİRMEK19

13 Harfli Kelimeler

KEDERLENDİRME18

11 Harfli Kelimeler

DENİZKEDİSİ19, MAKEDONYALI18, KEDERSİZLİK17, KEDERLENMEK14

10 Harfli Kelimeler

KEYFEKEDER20, KEDİYALADI17, KEDİGİLLER16, KEDERLENİŞ15, KEDERLENME13

9 Harfli Kelimeler

KEDİAYAĞI21, MAKEDONCA16, KEDİBASTI15, KÜLKEDİSİ14

8 Harfli Kelimeler

KEDİGÖZÜ25, MÜKEDDER15, KEDERSİZ14, KEDİDİLİ12

7 Harfli Kelimeler

MAKEDON11, KEDERLİ9

5 Harfli Kelimeler

KEDER7

4 Harfli Kelimeler

KEDİ6

KEDİ

[isim]

[hayvan bilimi]

  • Kedigillerden, memeli, köpek dişleri iyi gelişmiş, çevik ve kuvvetli, evcil, küçük hayvan, pisik (Felis domesticus)

    Evcil kedi. Ankara kedisi. Van kedisi.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kedi ciğere bakar gibi bakmak (veya süzmek veya seyretmek)
  • kedi gibi
  • kedi gibi dört ayak üzerine düşmek
  • kedi ile harara (veya çuvala) girmek
  • kedi ile köpek gibi
  • kedi ne, budu ne?
  • kedinin boynuna ciğer asılmaz
  • kedinin gideceği samanlığa kadar
  • kedinin kabahatini önüne koyarlar, öyle döverler
  • kedinin kanadı olsaydı serçenin adı kalmazdı
  • kedinin usluluğu sıçan görünceye kadar
  • kedi olalı bir fare tuttu
  • kedi yavrusunu yerken sıçana benzetir
  • kediye peynir (veya ciğer) ısmarlamak
  • kedi yetişemediği (veya uzanamadığı) ciğere pis (veya murdar) dermiş
  • kediyi sıkıştırırsan üstüne atılır

Birleşik Kelimeler: kediayağı, kedi balı, kedi balığı, kedibastı, kedidili, kedigözü, kedi nanesi, kedi otu, kediyaladı, Ankara kedisi, bozkır kedisi, denizkedisi, külkedisi, Siyam kedisi, Van kedisi, yaban kedisi

KEDER (Kelime Kökeni: Arapça keder)

[isim]

  • Acı, üzüntü, dert, sıkıntı, ızdırap, tasa

    Hiçbir kederim yoktu ki onun bir tatlı kelamıyla bertaraf olmasın. - Ahmet Hikmet Müftüoğlu

Ata Sözleri ve Deyimler

  • keder çekmek
  • keder vermek

Birleşik Kelimeler: keyfekeder

KEDERLİ

[sıfat]

  • Acılı, üzüntülü, mükedder

    Sarayın sükûnu bir kederli muammayı saklar gibi ağırdı. - İbrahim Alâeddin Gövsa

MAKEDON

[isim]

  • Makedonya halkından veya bu halkın soyundan olan kimse, Makedonyalı

KEDİDİLİ

[isim]

  • Genellikle dondurmanın yanında yenilen bir tür tatlı bisküvi

KEDERLENME

[isim]

  • Kederlenmek işi

KEDERLENMEK

[nesnesiz]

  • Kederli olmak, üzülmek, tasalanmak, mükedder olmak

    Biz hep o haberlerin tesiriyle düşünür, endişelenir, kuşkulanır, kederlenir dururuz. - Yahya Kemal Beyatlı

KÜLKEDİSİ

[sıfat]

[mecaz]

  • Çok üşüyen, ateşin yanından ayrılmayan (kimse)
  • Uyuşuk, miskin (kimse)
  • Sakin, yumuşak, uyumlu

    Dünkü kaplan, bir külkedisi yumuşaklığı ile göğsüme yaslandı. - Aka Gündüz

  • Pasaklı, görgüsüz (kadın)

    O kibar adam bu külkedisine tenezzül eder mi hiç. - Ercüment Ekrem Talu

KEDERSİZ

[sıfat]

  • Acısız, üzüntüsüz

KEDERLENİŞ

[isim]

  • Kederlenme işi

KEDİBASTI

[isim]

  • Bütün yüzeye tutkal sürmeyi gerektirmeyen işlerde, fırçayı aralıklı bastırarak tutkal sürme işi

MÜKEDDER (Kelime Kökeni: Arapça mukedder)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Üzgün

    Şimdi artık, meyus ve mükedder yaşayıp gidiyoruz. - Nezihe Meriç

Ata Sözleri ve Deyimler

  • mükedder olmak

KEDİGİLLER

[isim]

[hayvan bilimi]

  • Kedi, aslan, kaplan, pars vb. hayvanları içine alan etçil memeli hayvanlar sınıfı

MAKEDONCA

[isim]

  • Makedonya'da kullanılan dil

[sıfat]

  • Bu dille yazılmış olan

KEDERSİZLİK

[isim]

  • Kedersiz olma durumu