İçinde Keb Bulunan Kelimeler
İçinde KEB olan 30 kelime bulunuyor. İçerisinde KEB geçen kelimeler ve kelime anlamları.
Ayrıca, "Keb ile başlayan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
12 Harfli Kelimeler
DEFTERİKEBİR22,
11 Harfli Kelimeler
SEFİRİKEBİR20, BİRİKEBİLME16, SENEİKEBİSE15
10 Harfli Kelimeler
VAKFIKEBİR25, ÇÖKEBİLMEK22, KEBAPÇILIK21, DEVRİKEBİR20, BÜKEBİLMEK17, MÜTEKEBBİR17, ÇEKEBİLMEK16, DİKEBİLMEK15
9 Harfli Kelimeler
ÇÖKEBİLME21, BÜKEBİLME16, ÇEKEBİLME15, DİKEBİLME14
8 Harfli Kelimeler
KEBAPLIK15, TEKEBBÜR14
7 Harfli Kelimeler
KEBAPÇI17, KEBZECİ15, ARKEBÜZ14, KEBAPLI14, İKEBANA9
6 Harfli Kelimeler
KEBERE8
5 Harfli Kelimeler
KEBAP11, KEBZE10, KEBAN7, KEBİR7
4 Harfli Kelimeler
KEBE6
KEBE
-
Kısa kepenek
Eşek gitti. Üstünde yeni kebe de vardı. - Memduh Şevket Esendal
KEBAN
- Elâzığ iline bağlı ilçelerden biri
KEBİR (Kelime Kökeni: Arapça kebīr)
- Büyük, ulu
- Yaşça büyük, yaşlı
Birleşik Kelimeler: defterikebir, devrikebir, sefirikebir
KEBERE (Kelime Kökeni: Latince)
- Gebre otu
İKEBANA (Kelime Kökeni: Japonca)
- Belli kurallara göre yapılan çiçek düzenlemesi
KEBZE
- Kürek kemiği
KEBAP (Kelime Kökeni: Arapça kebāb)
-
Doğrudan doğruya ateşte veya kap içinde susuz olarak pişirilmiş et
Oradan ayrılınca hemen çarşıya koşar, sıcak bir ekmek alır, içini kebapla doldurur, anama götürürdüm. - Halide Edip Adıvar
-
Kızartma, çevirme veya kavurma yoluyla hazırlanan her türlü yiyecek
Kestane kebabı. Patlıcan kebabı.
-
Kavrulmuş, kızarmış
Kebap mısır.
- Yanmış, yanık
Birleşik Kelimeler: döner kebap, yoğurtlu kebap, Adana kebabı, bahçıvan kebabı, beyti kebabı, bostan kebabı, buğu kebabı, cağ kebabı, cartlak kebabı, çiftlik kebabı, çoban kebabı, çömlek kebabı, çöp kebabı, fırın kebabı, islim kebabı, kâğıt kebabı, kazan kebabı, kuyu kebabı, Manisa kebabı, Oltu kebabı, orman kebabı, patlıcan kebabı, sac kebabı, simit kebabı, soğan kebabı, şiş kebabı, talaş kebabı, tandır kebabı, tas kebabı, testi kebabı, tike kebabı, Tokat kebabı, Urfa kebabı, yayla kebabı, yufka kebabı
DİKEBİLME
- Dikebilmek işi
TEKEBBÜR (Kelime Kökeni: Arapça tekebbur)
- Kibirlenme, büyüklenme, çalım, kurum
ARKEBÜZ (Kelime Kökeni: Fransızca arquebuse)
-
XV. yüzyılda Fransa'da kullanılmaya başlanan, taşınabilir ateşli silah
Fakat bu insanların çoğu, metrislerden açılan bir arkebüz yaylımıyla oracıkta yığılıverdiler. - İhsan Oktay Anar
KEBAPLI
- Kebabı olan, içine kebap konulmuş olan
SENEİKEBİSE (Kelime Kökeni: Arapça sene + kebīse)
- Artık yıl
DİKEBİLMEK
-
Dikme ihtimali veya imkânı bulunmak
Bundan dolayı geceleri koğuşlardaki ufak tefek kavgaların yaralarını büyük bir ustalıkla dikebiliyor. - Nazım Hikmet
ÇEKEBİLME
- Çekebilmek işi
KEBAPLIK
-
Kebap yapmaya elverişli, kebap yapmak için ayrılmış
Kebaplık et.