İçinde Kas Bulunan 8 Harfli Kelimeler

İçerisinde KAS olan 8 harfli 32 kelime bulunuyor. İçinde KAS olan 8 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Kas ile başlayan 8 harfli kelimeler. kas ile biten 8 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

ŞAPKASIZ20, HIRKASIZ18, HALKASIZ17, PLAKASIZ17, KONKASÖR16, KASVETLİ15, KASITSIZ15, MAKASSIZ15, KASİDECİ14, KASAPLIK14, KASILGAN14, MARKASIZ14, ALAKASIZ13, KASLAŞMA13, KASNAKÇI13, KASTARCI13, MUKASSEM13, KASKETÇİ12, KASABALI12, MÜNAKASA12, DEKASTER11, KASILMAK11, KASINMAK11, KASTARLI10, KASTETME10, KASALAMA10, KASATURA10, MAKASKAR10, MAKASTAR10, RAKKASLI10, ANKASTRE9, KASKETLİ9

ANKASTRE (Kelime Kökeni: Fransızca encastré)

[sıfat]

  • Bir oyuğa, yuvaya yerleştirilmiş (tesisat)

    Ankastre telefon tesisatı. Ankastre ocak.

KASKETLİ

[sıfat]

  • Kasketi olan

    Bu rıhtım boyunca birtakım mavi gömlekli, siyah kasketli hamallar yukarıya doğru bağırıyorlar. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

KASTARLI

[sıfat]

  • Kastarlanmış olan

KASTETME

[isim]

  • Kastetmek işi

KASALAMA

[isim]

  • Kasalamak işi

KASATURA (Kelime Kökeni: İtalyanca cacciatora)

[isim]

  • Süngü gibi tüfeğin namlusu ucuna takılan veya bel kayışına asılı olarak taşınan bir bıçak türü

    Haydi yürü, dedikçe kasaturanın sırtını da yapıştırıyordu. - Etem İzzet Benice

MAKASKÂR (Kelime Kökeni: Arapça miḳaṣṣ + Farsça -kār)

[isim]

[eskimiş]

  • Kâğıt oymacılığı ile uğraşan kimse, oymacı
  • Kesme ve oyma sanatı ile uğraşan kimse

MAKASTAR (Kelime Kökeni: Arapça miḳaṣṣ + Farsça -dār)

[isim]

[eskimiş]

  • Kumaş biçen, prova yapan, parçaları patrona göre ayarlayan, iş dağıtımını yapan usta, makasçı

RAKKASLI

[sıfat]

  • Sarkacı olan

    Evlerin başka odalarında duvara asılmış rakkaslı ve rakamları alaturka bir çalar saat işler. - Abdülhak Şinasi Hisar

DEKASTER (Kelime Kökeni: Fransızca décastère)

[isim]

[matematik]

  • 10 metreküplük hacim ölçüsü birimi

KASILMAK

[nesnesiz]

  • Kasma işi yapılmak

[tıp]

  • Kas, büzülüp toplanmak, büzüşmek, takallüs etmek

[mecaz]

  • Büyüklenmek, kurumlanmak, gururlanmak

    Ben Namık Kemal'im, koskoca vatan şairiyim, deyip de kasılmaz hiçbir zaman. - Necati Cumalı

KASINMAK

[nesnesiz]

  • Kasılıp kalmak

[mecaz]

  • Büyüklenmek, kibirlenmek, kendini beğenmek

KASKETÇİ

[isim]

  • Kasket yapan veya satan kimse

KASABALI

[sıfat]

  • Kasaba halkından olan

    Park, benzersizliği ve en azından ilk oluşuyla kasabalılara övünç vereceğe benzemektedir. - Tarık Buğra

  • Kasabada yaşayan

MÜNAKASA (Kelime Kökeni: Arapça munāḳaṣa)

[isim]

[eskimiş]

  • Eksiltme