İçinde Kame Bulunan Kelimeler

İçinde KAME olan 19 kelime bulunuyor. İçerisinde KAME geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Kame kelimesinin anlamı nedir? Kame ile başlayan kelimeler. Kame ile biten kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

10 Harfli Kelimeler

KAMERİYELİ13

9 Harfli Kelimeler

İKAMETGAH18, DEKAMETRE12, KAMERUNLU12, İSTİKAMET11, KAMERAMAN11, SAKAMETLİ11

8 Harfli Kelimeler

KAMERSİZ13, KAMERİYE11

7 Harfli Kelimeler

KAMELYA10, SAKAMET9

6 Harfli Kelimeler

AKAMET7, İKAMET7, KAMERA7, KAME7

5 Harfli Kelimeler

İKAME6, KAMET6, KAMER6

4 Harfli Kelimeler

KAME5

KAME (Kelime Kökeni: Fransızca camée)

[isim]

  • Değişik renkli üst üste iki katmandan oluşan ve üstteki katmanına kabartma bir desen yapılan değerli taş

İKAME (Kelime Kökeni: Arapça iḳāme)

[isim]

[eskimiş]

  • Yerine koyma, yerine kullanma
  • Ayağa kaldırma, ayakta durdurma
  • Ortaya koyma

[sıfat]

  • Yerine konulan, yerine geçen

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ikame etmek

Birleşik Kelimeler: ikame mal

KAMET (Kelime Kökeni: Arapça ḳāmet)

[isim]

[eskimiş]

  • Boy, endam

    Gür beyaz saçları, dik kameti, vakur yürüyüşü ile gören çarşı esnafı saygı ile selamlarlar. - Haldun Taner

[isim]

[din bilgisi]

  • Farz olan namazdan önce okunan iç ezan

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kamet getirmek
  • kameti artırmak

KAMER (Kelime Kökeni: Arapça ḳamer)

[isim]

[eskimiş]

[gök bilimi]

  • Ay

Birleşik Kelimeler: kamer balığı

AKAMET (Kelime Kökeni: Arapça ʿaḳāmet)

[isim]

[eskimiş]

  • Kısırlık, verimsizlik

[mecaz]

  • Başarısızlık, sonuçsuzluk

    Bu mücadeleden ruhumun yorgun düştüğünü, akamete mahkûm kaldığını görüyorum. - Hüseyin Cahit Yalçın

Ata Sözleri ve Deyimler

  • akamete uğramak

İKAMET (Kelime Kökeni: Arapça iḳāmet)

[isim]

  • Bir yerde oturma, eğleşme

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ikamete memur edilmek
  • ikamet etmek

KAMERA (Kelime Kökeni: Fransızca caméra)

[isim]

[sinema]

[televizyon]

  • Görüntülerin filme alınmasını sağlayan alet, alıcı
  • Kameraman

[ünlem]

  • Bir çekime başlanırken, yönetmenin alıcıyı çalıştırmaları için verdiği buyruk

Birleşik Kelimeler: kamera şakası, termal kamera

KAMERÎ (Kelime Kökeni: Arapça ḳamerī)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Ayla ilgili

Birleşik Kelimeler: kamerî ay, kamerî takvim, kamerî yıl

SAKAMET (Kelime Kökeni: Arapça saḳāmet)

[isim]

[eskimiş]

  • Bozukluk, yanlışlık, eksiklik

KAMELYA (Kelime Kökeni: Fransızca camélia)

[isim]

[bitki bilimi]

  • Çaygillerden, büyük, beyaz, pembe veya kırmızı renkte çiçekler açan, dayanıklı yapraklı bir bitki, Japon gülü, Çin gülü (Camellia japonica)

İSTİKAMET (Kelime Kökeni: Arapça istiḳāmet)

[isim]

  • Doğrultu

    Arkaya baka baka, yere yuvarlanmaksızın, istenilen istikamette kaç adım gidilebilir? - Ahmet Haşim

Ata Sözleri ve Deyimler

  • istikamet vermek

KAMERAMAN (Kelime Kökeni: Fransızca cameraman)

[isim]

[sinema]

[televizyon]

  • Alıcıyı doğrudan doğruya çalıştıran ve yöneten, alıcı hareketlerini gerçekleştiren, görüntülerin filme alınmasını sağlayan kimse, çekimci, kamera

SAKAMETLİ

[sıfat]

  • Kötü, bozuk

KAMERİYE

[isim]

  • Bahçelerde yazın oturulmak için yapılan, kafes biçiminde, kubbeli, üstü yeşilliklerle sarılan süslü çardak

    Kim şu kameriyede oturmuş, şu çiçeklerden kim toplamıştı? - Sait Faik Abasıyanık

DEKAMETRE (Kelime Kökeni: Fransızca décamètre)

[isim]

[matematik]

  • 10 metre uzunluğunda bir ölçü birimi