İçinde İşm Bulunan 8 Harfli Kelimeler

İçerisinde İŞM olan 8 harfli 26 kelime bulunuyor. İçinde İŞM olan 8 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

DEĞİŞMEZ24, DEĞİŞMEK21, GEÇİŞMEK19, GELİŞMİŞ19, GİCİŞMEK19, SEVİŞMEK19, GİDİŞMEK18, ŞİŞMANCA18, YETİŞMİŞ17, DİDİŞMEK16, GELİŞMEK16, GİRİŞMEK16, PEKİŞMEK16, TEPİŞMEK16, ÇİTİŞMEK15, ÇELİŞMEK15, ÇEKİŞMEK15, BİTİŞMEK14, BİNİŞMEK14, BİLİŞMEK14, DELİŞMEN14, DERİŞMEK14, YENİŞMEK14, YETİŞMEK14, KESİŞMEK13, İLETİŞME12

İLETİŞME

[isim]

  • İletişmek işi

KESİŞMEK

[nesnesiz]

[-le]

  • Birbirini kesmek
  • Pazarlıkta, herhangi bir fiyatta anlaşmak

[argo]

  • Erkek ve kadın, bakışlarla anlaşmak

[matematik]

  • Bir nokta veya çizgi üzerinde birbirine kavuşmak

BİTİŞMEK

[nesnesiz]

  • Birbirine dokunacak kadar yanaşmak

BİNİŞMEK

[nesnesiz]

  • İki parçadan biri, öbürünün üstünde olmak
  • Kas kirişleri birbiri üstüne binmek
  • Kırık bir kemiğin iki parçası birbiri üstüne gelmek

BİLİŞMEK

[nesnesiz]

[-le]

  • Birbirini tanımak, muarefesi olmak

    Bunca zamanlar bilişip / Ahir dönüp ayrılışıp - Yunus Emre

[halk ağzında]

  • Öğrenmek

DELİŞMEN

[sıfat]

  • Zıpır

    Arabacı yirmi beş yaşlarında delişmen, dili biraz kekeme bir oğlan. - Memduh Şevket Esendal

  • Güçlü, hareketli, sağlam yapılı

    Çok heyecanlı, uyanık, sözünü sakınmaz, biraz da delişmen bir insan olduğu için Deli Murat derler. - Reşat Nuri Güntekin

[mecaz]

  • Çılgın, hercai

    Gönüllerini tutuşturan delişmen duygularını donduran buz gibi bir havayla dönmüşlerdi. - Muzaffer Uyguner

DERİŞMEK

[nesnesiz]

  • Bir nokta dolayında toplanmak, temerküz etmek

[kimya]

  • Bir sıvı, içindeki su veya sıvı miktarı azalarak koyulaşmak, tekâsüf etmek

YENİŞMEK

[nesnesiz]

  • Birbirini yenmeye çalışmak
  • Çekişmek

    Nasıl da bir darılır, bir barışır, yenişirdik. Hoştu doğrusu. - Refik Halit Karay

YETİŞMEK

[-e]

  • Ulaşmak, ermek, varmak, vasıl olmak

    Gâvur Ali kahvedeki cemaate hiçbir şey söylemeden küçük çobanla uzaklaştı, bir nefeste ağıla yetişti. - Ömer Seyfettin

  • Vaktinde tamam olmak, bitmek, hazırlanmak, hazır olmak

    Bu giysi yarına yetişmeli.

  • Vaktinde varmak, vaktinde bulunmak

    Öteki tünelle gelseler de vapura yetişeceklerini bilirlerdi. - Abdülhak Şinasi Hisar

  • Bir işe başlamış olanlara veya gidenlere sonradan katılmak

    Kadınlar, derme çatma ayakkabılarıyla onlara zor yetişebiliyorlardı. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

  • Değmek, uzanıp dokunabilmek

    Ben o dala yetişemem. Bu ip kuyunun dibine yetişmez.

  • Vakit bulmak, yapabilmek

    Ben bu kadar işe yetişemem.

[nesnesiz]

  • Yetmek, yeter olmak, kâfi gelmek

    Bu para yetişir. Bu yemek hepimize yetişir.

  • Bir zamanda yaşamış olmak, bir zamanı veya kimseyi görmüş olmak

    Bol zamanıma yetişti de ben onu böyle şımarık büyüttüm. - Peyami Safa

[nesnesiz]

  • Üremek, büyümek, olmak

    Şu Marmara kıyılarında o sene bol meyve yetişmişti. - Sait Faik Abasıyanık

[-de]

  • Eğitim görmüş olmak, öğrenmek, gelişmek

    Akşam gazetesi, yurt aydınlarıyla konuşarak bizde niçin yazar yetişmediğinin sebeplerini araştırdı. - Orhan Veli Kanık

  • İş görebilecek yaşa gelmek, büyümek
  • Yardım etmek, yardımına koşmak

    Tam o sırada talih imdadıma yetişti. - Refik Halit Karay

[mecaz]

  • Ortaya çıkmak

Ata Sözleri ve Deyimler

  • yetiş! (veya yetişin!)
  • yetişmeyesi!

ÇELİŞMEK

[nesnesiz]

[-le]

  • Düşünce ve davranış birbirini tutmamak, birbirlerine ters düşmek, tutarsız olmak, mütenakız olmak

ÇEKİŞMEK

[nesnesiz]

[-le]

  • İki yönünden karşılıklı çekmek

    Halat çekişmek.

  • Bir şeyi birbirine karşı çekmek

    Bıçak çekişmek.

  • Aralarında ad, niyet, kâğıt veya piyango çekmek

    Kura çekiştiler.

[mecaz]

  • Ağız kavgası etmek

    Seninle çekişmek lazım, büyük hareketlerin manasını anlamıyorsun. - Peyami Safa

[mecaz]

  • Üstün gelmek için karşılıklı çabalamak

    Takımımız birincilik için çekişiyor.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • çekişe çekişe pazarlık etmek

DİDİŞMEK

[nesnesiz]

  • El veya sözle birbirini hırpalamak

    Anlaşmazlıktan, didişmekten, küçümsemekten, düşman olmaktan hoşlanmadıklarına inanıyordu. - Tarık Buğra

[mecaz]

  • Geçimini sağlamak amacıyla güç şartlarda çalışmak, uğraşmak

    Bir lokma kuru ekmek için sabahtan akşama kadar didişen zavallıların hâlini meraklı bir roman gibi dinliyor. - Halide Edip Adıvar

Ata Sözleri ve Deyimler

  • didişip durmak

GELİŞMEK

[nesnesiz]

[biyoloji]

  • Büyüyüp boy atmak, yetişmek, neşvünema bulmak

    Çalı süpürgeleri bir türlü ağaç hâline gelemeden ama ağacı taklit edercesine gelişir. - Sait Faik Abasıyanık

  • İlerlemek, olgunlaşmak, genişlemek, inkişaf etmek

[halk ağzında]

  • Şişmanlamak

GİRİŞMEK

[-e]

  • Bir işi ele almak
  • Başlamak

    Erkek arkadaşları ile sosyal nizam üzerinde sonu gelmeyen tartışmalara girişirdi. - Haldun Taner

  • Kalkışmak
  • Birbirine karışmak

[mecaz]

  • Dövmek

[mecaz]

  • Kavgaya tutuşmak

PEKİŞMEK

[nesnesiz]

  • Sertleşmek, katılaşmak
  • Sıkışmak, tıkanmak

[mecaz]

  • Güçlenmek, artmak, çoğalmak, kuvvetlenmek