İçinde İya Bulunan 8 Harfli Kelimeler
İçerisinde İYA olan 8 harfli 64 kelime bulunuyor. İçinde İYA olan 8 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.
Ayrıca, "iya ile biten 8 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
DEBRİYAJ23,
NAKLİYAT (Kelime Kökeni: Arapça naḳliyyāt)
- Taşıma işleri, taşımacılık
AMELİYAT (Kelime Kökeni: Arapça ʿameliyyāt)
- Hasta üzerinde tedavi amacıyla uygulanan kesme ve dikme işlemi, cerrahi müdahale, operasyon
-
İşler, faaliyetler
Enkazın kalkması üç dört günlük ameliyata muhtaç. - Hüseyin Rahmi Gürpınar
Ata Sözleri ve Deyimler
- ameliyat (veya ... ameliyatı) geçirmek
- ameliyata almak
- ameliyata girmek
- ameliyat etmek
- ameliyat olmak
Birleşik Kelimeler: ameliyat eldiveni, ameliyathane, ameliyat masası, kansız ameliyat, plastik ameliyat, açık kalp ameliyatı, baypas ameliyatı, kapalı kalp ameliyatı, köprüleme ameliyatı
EKSERİYA (Kelime Kökeni: Arapça eks̱eriyyā)
-
Genellikle
Birçok seviyelere göre güzellik olan şeyler ekseriya çirkinliktir. - Yahya Kemal Beyatlı
İNSİYAKİ (Kelime Kökeni: Arapça insiyāḳī)
-
İçgüdüsel
Onları gören yolcular da insiyaki bir hareketle ayaklandılar. - Aka Gündüz
BAKLİYAT (Kelime Kökeni: Arapça baḳliyyāt)
- Baklagillerden elde edilen ürün
DİYALEKT (Kelime Kökeni: Fransızca dialecte)
- Lehçe
KÜLLİYAT (Kelime Kökeni: Arapça kulliyyāt)
-
Bir yazarın bütün eserlerini içeren dizi
Başlıca şair ve nasirleri tamamıyla öğrenmek için külliyat okumak merakına düştüm. - Yahya Kemal Beyatlı
KARDİYAK (Kelime Kökeni: Fransızca cardiaque)
- Kalp hastalığı olan kimse
- Kalple ilgili
TÜRKİYAT
- Türklük bilimi
ÇİNTİYAN
- İçi astarlı, uzun kadın donu, kadın şalvarı
NEŞRİYAT (Kelime Kökeni: Arapça neşriyyāt)
-
Yayın
Tereddütlü, imalı, gıllıgışlı bazı mülahazalar ve neşriyat vardır. - Ruşen Eşref Ünaydın
ŞARKİYAT (Kelime Kökeni: Arapça şarḳiyyāt)
- Doğu bilimi, oryantalizm
ZİYANKÂR (Kelime Kökeni: Farsça ziyānkār)
-
Sürekli zarar veren veya zarar vermeyi huy edinmiş olan
Nevi şahsına münhasır bir ziyankâr hırsız, iki üç günde bir eve giriyor. - Reşat Nuri Güntekin
CAN (Kelime Kökeni: Farsça cān)
- İnsan ve hayvanlarda yaşamayı sağlayan ve ölümle vücuttan ayrılan madde dışı varlık
-
Yaşama, hayat
Bir kedi yavrusunu kurtarmak için ipe sarılıp kuyuya iner, canımı tehlikeye koyardım. - Reşat Nuri Güntekin
-
Güç, dirilik
Her şeyde bu mevsime mahsus bir can, bir dirilik kendini gösteriyordu. - Memduh Şevket Esendal
-
Kişi, birey
Benimle beraber dört canız. - Falih Rıfkı Atay
-
İnsanın kendi varlığı, özü
Sağa sola kaçıştık da, canımızı dar kurtardık. - Nazım Hikmet
-
Gönül
Çirkin bana kurban, ben de güzele / Can sever güzeli, maldan ziyade - Karacaoğlan
-
Bektaşilik ve Mevlevilikte tarikat kardeşi
Şeyh çıkınca oradaki canlar da sırasıyla yürüyüp kapıya gelince dönüp baş kestikten sonra dışarı çıkarlar. - Asaf Halet Çelebi
-
Çok içten, sevimli, sevilen, şirin
Alphonse Daudet ilk gençliğimin can yazarlarından biri idi. - Tarık Buğra
Ata Sözleri ve Deyimler
- cana (veya canına) can katmak
- cana gelecek mala gelsin
- cana kıymak
- can alacak nokta (veya yer)
- can alıp can vermek
- cana minnet saymak (veya bilmek)
- can atmak
- can başına sıçramak
- can baş üstüne
- can beslemek
- can boğazdan gelir (veya geçer)
- can borcunu ödemek
- can bostanda bitmez
- can bulmak
- can cana, baş başa
- can candan şirindir (veya tatlıdır)
- can canın yoldaşıdır
- can cümleden aziz
- can çekişmek
- can çekişmektense ölmek yeğdir
- can çıkmayınca (veya çıkmadan) huy çıkmaz
- candan geçmek
- can dayanmamak
- can derdinde olmak
- can derdine düşmek
- can gelmek
- canı acımak
- canı ağzına (veya boğazına) gelmek
- canı bayılmak
- canı burnuna (veya burnundan) gelmek
- canı burnundan çıkmak
- canı cana ölçmek
- canı canına (veya içine) sığmamak
- canı cehenneme
- canı çekilmek
- canı çekmek
- canı çıkasıca
- canı çıkmak
- canı çıksın!
- canı gelip gitmek
- canı gelmek
- canı gibi sevmek
- canı gitmek
- canı ile oynamak
- canı ile uğraşmak
- canı istemek
- canı isterse
- canı kaymak isteyen mandayı yanında taşır
- canım
- canım ciğerim
- canım dese canın çıksın diyor sanmak
- canımın içi
- canımı sokakta bulmadım
- canına acımamak
- canına değmek
- canına ezan okumak
- canına geçmek (veya işlemek veya kâr etmek)
- canına kastetmek
- canına kıymak
- canına minnet (olmak)
- canına okumak
- canına rahmet
- canına susamak
- canına tak demek (veya etmek)
- canına tükürdüğümün (veya üfürdüğümün)
- canına yandığım (veya yandığımın)
- canına yetmek
- canından bezmek (veya bıkmak veya usanmak)
- canından geçmek
- canını acıtmak
- canını almak
- canını bağışlamak
- canını burnundan getirmek
- canını cehenneme göndermek (veya yollamak)
- canını çıkarmak
- canını dar atmak
- canını dişine almak (veya takmak)
- canının derdine düşmek
- canının içine sokacağı gelmek
- canını sıkmak
- canını sokakta bulmamak
- canını vermek
- canını yakmak
- canın isterse
- canı sağ olsun!
- canı sıkılmak
- canı yanan eşek, attan yüğrük olur
- canı yanmak
- canı yerine gelmek
- canı yok mu?
- can kalmamak
- can kaygısına düşmek
- canlar!
- can olmak
- can sıkmak
- can vermek
- can yakmak
Birleşik Kelimeler: can acısı, can alıcı, can arkadaşı, can bunaltısı, canciğer, can çabası, can damarı, can direği, can dostu, can düşmanı, can eriği, canevi, can feda, canfes, can havliyle, can korkusu, cankulağı, can kurban, cankurtaran, can kuşu, can noktası, can pahasına, can pazarı, can sağlığı, can sıkıntısı, can simidi, cansiparane, can sohbeti, can suyu, can tahtası, can yeleği, can yoldaşı, cana yakın, canı burnunda, canı cebinde, canıgönülden, canı pek, canı sıkkın, canı tatlı, canı tez, canıyürekten, canına düşkün, canla başla, babacan
AMBİYANS (Kelime Kökeni: Fransızca ambiance)
- Hava