İçinde İne Bulunan 6 Harfli Kelimeler

İçerisinde İNE olan 6 harfli 27 kelime bulunuyor. İçinde İNE olan 6 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "İne ile başlayan 6 harfli kelimeler. ine ile biten 6 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

İNEGÖL16, ŞÖMİNE16, DEFİNE14, DÜZİNE13, HAZİNE13, SEFİNE13, RAFİNE12, GİNE10, KUZİNE10, MİNE10, REHİNE10, İŞKİNE9, İNEKÇİ9, REÇİNE9, SÜLİNE9, DİNE8, DİKİNE8, KABİNE8, SİNEMA8, YERİNE8, AKSİNE7, MİNE7, MAKİNE7, MATİNE7, İLİNEK6, KARİNE6, LİNEER6

İLİNEK

[isim]

[felsefe]

  • Bir şeye zorunluluk sonucu bağlı olmayan, onun özünde bulunmayan, rastlantı ile olan nitelik, araz

KARİNE (Kelime Kökeni: Arapça ḳarīne)

[isim]

[eskimiş]

  • Karışık bir iş veya sorunun anlaşılmasına, çözümlenmesine yarayan durum, ipucu
  • Belirti

Ata Sözleri ve Deyimler

  • karine ile anlamak

LİNEER (Kelime Kökeni: Fransızca linéaire)

[sıfat]

[matematik]

  • Çizgilerle ilgili olan
  • Değişmesi bir doğru ile gösterilebilen

    Lineer bir fonksiyon, birinci dereceden bir fonksiyondur.

AKSİNE

[zarf]

  • Tersine

    Dikkatle dinlemiyordu bu haberleri. Aksine gittikçe artan bir güvensizlik duyuyordu söylenen sözlere. - Necati Cumalı

MİNELİ

[sıfat]

  • Mine ile süslenmiş

    Enfiyesini, üstü mineli bir kutudan çekerdi. - Abdülhak Şinasi Hisar

MAKİNE (Kelime Kökeni: İtalyanca macchina)

[isim]

[teknik]

  • Herhangi bir enerji türünü başka bir enerjiye dönüştürmek, belli bir güçten yararlanarak bir işi yapmak veya etki oluşturmak için çarklar, dişliler ve çeşitli parçalardan oluşan düzenekler bütünü

    Tıraş makineleri ile usturalar çekmecelerde dururdu. - Necati Cumalı

  • Bir alet veya taşıtın hareket etmesini sağlayan mekanizması

    Saatin makinesi. Gramofonun makinesi.

[halk ağzında]

  • Araba, otomobil

Ata Sözleri ve Deyimler

  • makine çekmek
  • makine gibi
  • makine gibi adam
  • makineyi bozmak

Birleşik Kelimeler: makine dolabı, makine gücü, makine odası, makine parkı, makine yağı, buharlı makine, adres makinesi, alev makinesi, balya makinesi, buhar makinesi, bulaşık makinesi, çamaşır makinesi, çay makinesi, çekiç makinesi, çıpır makinesi, çoğaltma makinesi, daktilo makinesi, dikiş makinesi, diyaliz makinesi, fotoğraf makinesi, hava boşaltma makinesi, hesap makinesi, indükleme makinesi, kahve makinesi, kalandır makinesi, kambura makinesi, kaynak makinesi, kuluçka makinesi, kurutma makinesi, külhan makinesi, nakış makinesi, pastav makinesi, püskürtme makinesi, reşme makinesi, sağım makinesi, sıra makinesi, silme makinesi, silindir makinesi, sürfile makinesi, teksir makinesi, tınaz makinesi, tıraş makinesi, tost makinesi, ücretlendirme makinesi, ütü makinesi, yalan makinesi, yaprak makinesi, yayık makinesi, yazı makinesi, zikzak makinesi

MATİNE (Kelime Kökeni: Fransızca matinée)

[isim]

  • Gündüz gösterimi

    Hani yani isteyen arasın bulsun beni / Yedi matinesindeyim - Behçet Necatigil

Birleşik Kelimeler: aile matinesi, halk matinesi

DİNERİ (Kelime Kökeni: Rumca)

[isim]

  • İskambil kâğıtlarındaki işaretlerden karo

DİKİNE

[zarf]

  • Dikey olarak, diklemesine

    Alnı da bir enlemesine, bir dikine kırış kırış oluyordu. - Tarık Buğra

[mecaz]

  • İnadına

Ata Sözleri ve Deyimler

  • dikine gitmek

Birleşik Kelimeler: dikine tıraş

KABİNE (Kelime Kökeni: Fransızca cabinet)

[isim]

  • Bakanlar Kurulu, hükûmet
  • Hekim muayenehanesi

    Rengi doktor kabinelerinin kapılarındaki cilalı siyah levhalar gibi parlıyor. - Aka Gündüz

  • Kabin

    Bir kabineye girip soyundum. - Sait Faik Abasıyanık

  • Hela

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kabine çekilmek
  • kabine düşmek

SİNEMA (Kelime Kökeni: Fransızca cinéma)

[isim]

  • Herhangi bir hareketi düzenli aralıklarla parçalara bölerek bunların resimlerini belirleme ve sonra bunları gösterici yardımıyla karanlık bir yerde, bir ekran veya perde üzerinde yansıtarak hareketi yeniden oluşturma işi
  • Film göstermeye yarayan özel bir makineyle görüntülerin beyaz perdeye yansıtıldığı salon veya yapı

    Bir haber bırakıp mahallenin sinemasına girdi. - Sait Faik Abasıyanık

  • Güzel sanatların dalı olarak yansıtılmaya uygun olan filmleri gerçekleştirme ve yaratma sanatı, beyaz perde, yedinci sanat

    Sinemanın zevkimizi dışarıdan idare ettiği devirde yaşıyoruz. - Hasan Âli Yücel

Birleşik Kelimeler: sinema endüstrisi, sinema perdesi, sinema salonu, sinema sanatçısı, sinema sanayisi, sinemasever, sinema tekniği, açık hava sineması

YERİNE

[zarf]

  • Bir şeyin veya bir kimsenin yerini almak üzere

    Kadınlar bütün mallarını, vitrin yerine kullandıkları pencerelerde sergiliyorlardı. - Adalet Ağaoğlu

  • Başkasının adına

    Nitekim o gün eksiltmeye kendi yerine onu yollamıştı. - Haldun Taner

[isim]

[edebiyat]

  • Alegori

İŞKİNE (Kelime Kökeni: Rumca)

[isim]

[hayvan bilimi]

  • Taş balığı

İNEKÇİ

[isim]

  • Sütünü ve süt ürünlerini satmak için inek besleyen kimse

[argo]

  • Ezberci, ezberleyerek öğrenen öğrenci

REÇİNE (Kelime Kökeni: Rumca)

[isim]

[bitki bilimi]

  • Bazı bitkilerde, özellikle çamlarda oluşan, katı veya yarı akışkan organik salgı maddesi, ağaç sakızı

    Ata Efendi, depoya yığılı kerestelerin reçine kokusundan hazzettiğini anladı. - Nezihe Araz

[kimya]

  • Sonsuz polimerleşme ile elde edilen, büyük moleküllü yapay madde

Birleşik Kelimeler: reçine kanalı, reçine kesesi, reçine yağı, köknar reçinesi, melamin reçinesi