İçinde Ht Bulunan 7 Harfli Kelimeler

İçerisinde HT olan 7 harfli 38 kelime bulunuyor. İçinde HT olan 7 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "ht ile biten 7 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

MUHTEVİ19, MUHTEVA19, BAHTSIZ18, BEDBAHT17, İHTİLAF17, İHTİFAL17, İHTİZAZ17, VELİAHT17, AHTAPOT16, İHTİSAP16, İHTİYAÇ16, HTEDİ16, İHTİŞAM15, SAHTECİ15, TAHTACI15, DERUHTE14, IHTIRMA14, İHTİRAZ14, İHTİLAÇ14, LAYUHTİ14, MUHTIRA14, ŞAHTERE14, İHTİSAS13, İHTİMAM13, İHTİYAT13, İHTİYAR13, MUHTERİ13, İHTİSAR12, İHTİRAS12, İHTİRAM12, İHTİMAL12, İHTİLAS12, İHTİLAM12, TAHTALI12, ANAHTAR11, İHTİLAT11, İHTİLAL11, İHTİKAR11

ANAHTAR (Kelime Kökeni: Rumca)

[isim]

  • Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil

    Belinde uzun gümüş halkalarla asılı gümüş anahtarları vardı. - Falih Rıfkı Atay

  • Kurgu
  • Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol
  • Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç
  • Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak

    Sardalya kutusunu açmaya yarayan anahtarı çarçabuk temin ederdi.

[mecaz]

  • Vesile, araç, vasıta

    Biliyordu ki sabır, cennetin anahtarıdır. - Peyami Safa

[sıfat]

[mecaz]

  • Herhangi bir olayda belirleyici olan

    Anahtar parti.

[fizik]

  • İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör

[müzik]

  • Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret

    Sol, do ve fa olmak üzere üç anahtar vardır.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • anahtarı beline takmak
  • anahtar uydurmak
  • anahtar vermek

Birleşik Kelimeler: anahtar ağızlığı, anahtar bitkiler, anahtar kelime, anahtar sözcük, anahtar taşı, erkek anahtar, kovan anahtar, lokma anahtar, alyan anahtarı, basınç anahtarı, bijon anahtarı, cevap anahtarı, do anahtarı, elektrik anahtarı, fa anahtarı, hırsız anahtarı, İngiliz anahtarı, kontak anahtarı, papağan anahtarı, sol anahtarı, şifre anahtarı, tavşan anahtarı

İHTİLAT (Kelime Kökeni: Arapça iḫtilāṭ)

[isim]

[eskimiş]

[tıp]

  • Karmaşıklık
  • Karşılaşıp görüşme

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ihtilat etmek

İHTİLAL (Kelime Kökeni: Arapça iḫtilāl)

[isim]

  • Bir ülkenin siyasal, sosyal ve ekonomik yapısını veya yönetim düzenini değiştirmek amacıyla kanunlara uymaksızın cebir ve kuvvet kullanarak yapılan geniş halk hareketi, devrim

    Fransız ihtilali.

  • Kargaşalık, düzensizlik, karışıklık
  • Köklü değişim

    Bilimde ihtilal.

İHTİKÂR (Kelime Kökeni: Arapça iḥtikār)

[isim]

[eskimiş]

[ticaret]

  • Vurgunculuk

    İhtikâr yapanların adlarını taşıyacağı söylenen kara listelerden söz açacak değilim. - Nazım Hikmet

İHTİSAR (Kelime Kökeni: Arapça iḫtiṣār)

[isim]

[eskimiş]

  • Sözü kısa kesme, kısaltma
  • Bir metinden gereksiz ayrıntıları çıkarma

İHTİRAS (Kelime Kökeni: Arapça iḥtirāṣ)

[isim]

  • Aşırı, güçlü istek

    Aldım Rakofça kırlarının hür havasını / Duydum akıncı cetlerimin ihtirasını - Yahya Kemal Beyatlı

  • Tutku

    Gerçi eliyle yarattığı güzel bahçeyi hâlâ kıskanç bir ihtirasla seviyordu. - Halide Edip Adıvar

İHTİRAM (Kelime Kökeni: Arapça iḥtirām)

[isim]

  • Saygı

Birleşik Kelimeler: ihtiram birliği, ihtiram duruşu, ihtiram kıtası

İHTİMAL (Kelime Kökeni: Arapça iḥtimāl)

[isim]

  • Bir şeyin olabilmesi durumu, olabilirlik, olasılık

    Bir ihtimal daha var, o da ölmek mi dersin? - Osman Nihat Akın

[zarf]

  • Belki, ola ki

    İhtimal, semiz ve romatizmalı olan bu adam, suya ayağını bile değdirmemiştir. - Falih Rıfkı Atay

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ihtimal ki
  • ihtimal vermemek

Birleşik Kelimeler: ihtimaller hesabı

İHTİLAS (Kelime Kökeni: Arapça iḫtilās)

[isim]

[eskimiş]

[hukuk]

  • Aşırma
  • Bir malı açıkça sahibinden veya evinden hızla kapıp alma

İHTİLAM (Kelime Kökeni: Arapça iḥtilām)

[isim]

[eskimiş]

  • Düş azması

TAHTALI

[sıfat]

  • Tahtası olan
  • Tahtalı güvercin

Birleşik Kelimeler: tahtalı güvercin, tahtalıköy

İHTİSAS (Kelime Kökeni: Arapça iḥtisās)

[isim]

[eskimiş]

  • Duygu
  • Duygulanma

[isim]

  • Uzmanlık, uzmanlaşma

    Doktor ihtisasını bitirecek, beni alacak diye bekler. - Memduh Şevket Esendal

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ihtisas yapmak

İHTİMAM (Kelime Kökeni: Arapça ihtimām)

[isim]

  • Özen

    Her yeni binaya naklinde ihtimamla taşındı durdu. - Halit Fahri Ozansoy

  • Özenli bakım

    Ne kadar ihtimama muhtaç bulunduğunu pek iyi bilirdi. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ihtimam etmek (veya göstermek)

İHTİYAT (Kelime Kökeni: Arapça iḥtiyāṭ)

[isim]

  • Herhangi bir konuda ileriyi düşünerek ölçülü davranma, sakınma
  • Gereğinden fazla olup saklanan şey, yedek

    Tüpte kalan iki üç taneyi de yol ihtiyatı olarak zorla kendisine kabul ettirdim. - Reşat Nuri Güntekin

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ihtiyat kaydı ile

Birleşik Kelimeler: ihtiyat akçesi, ihtiyat kuvvetleri, kaydıihtiyat

İHTİYAR (Kelime Kökeni: Arapça iḫtiyār)

[sıfat]

  • Yaşlı, kocamış olan, pir (kimse), genç karşıtı

    Bir gün odama kızgın bir ihtiyar girdi, elindeki bir tomar kâğıdı neredeyse fırlattı masama. - Ayşe Kulin

  • Cansız, sönük

    Genç olmasına karşın bakışları çok ihtiyardı. - Ayla Kutlu

  • Eski

    Şu ihtiyar toprak neler götürmüştür neler. - Ahmet Kabaklı

[isim]

[teklifsiz konuşmada]

  • Baba veya anne

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ihtiyar etmek
  • ihtiyar olmak

Birleşik Kelimeler: ihtiyar delikanlı

[isim]

[eskimiş]

  • Seçme

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ihtiyar etmek

Birleşik Kelimeler: ihtiyar heyeti, ihtiyar meclisi