İçinde Hsi Bulunan Kelimeler

İçinde HSİ olan 20 kelime bulunuyor. İçerisinde HSİ geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Hsi ile biten kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

14 Harfli Kelimeler

ŞAHSİYETSİZLİK28

13 Harfli Kelimeler

ŞAHSİYETLİLİK23

12 Harfli Kelimeler

TAHSİLDARLIK20

11 Harfli Kelimeler

ŞAHSİYETSİZ25, TALİHSİZLİK19

10 Harfli Kelimeler

GAYRİŞAHSİ24, ŞAHSİYETLİ20

9 Harfli Kelimeler

TEMBİHSİZ20, MÜSTAHSİL18, TAHSİLDAR16

8 Harfli Kelimeler

ŞAHSİYAT18, ŞAHSİYET18, TALİHSİZ16, TARİHSİZ16, TAHSİSAT14, TAHSİSLİ14, TAHSİLAT13

6 Harfli Kelimeler

TAHSİS12, TAHSİL11

5 Harfli Kelimeler

ŞAHSİ13

TAHSİL (Kelime Kökeni: Arapça taḥṣīl)

[isim]

  • Parayı alma, toplama

    İcra yoluyla tahsile gideriz, o sonra parasını geri alır. - Burhan Felek

  • Öğrenim

    Bir taraftan tahsile koşarken bir taraftan da bu memuriyetine devam ediyordu. - Asaf Halet Çelebi

Ata Sözleri ve Deyimler

  • tahsil etmek
  • tahsil görmek

Birleşik Kelimeler: yüksek tahsil

TAHSİS (Kelime Kökeni: Arapça taḫṣīṣ)

[isim]

  • Bir şeyi bir kimseye veya bir yere ayırma

Ata Sözleri ve Deyimler

  • tahsis etmek

TAHSİLAT (Kelime Kökeni: Arapça taḥṣīlāt)

[isim]

[hukuk]

  • Alacakların toplanması veya süresi içinde ödenmeyenlerin yasal yollarla alınması

ŞAHSİ (Kelime Kökeni: Arapça şaḫṣī)

[sıfat]

  • Kişisel

    Hareketin içinde şahsi kinler ve rekabetler vardı. - Falih Rıfkı Atay

TAHSİSAT (Kelime Kökeni: Arapça taḫṣīṣāt)

[isim]

  • Bir kimseye, bir kuruluş veya topluluğa ayrılmış para, ödenek

    Sonra tahsisat yoktur, gelecek sene bütçesine para konulacak diye bir lakırtı çıkardılar. - Memduh Şevket Esendal

Birleşik Kelimeler: tahsisatımesture, ek tahsisat

TAHSİSLİ

[sıfat]

  • Bir şeye özgü kılınmış, bir şeye ayrılmış

Birleşik Kelimeler: tahsisli yol

TAHSİLDAR (Kelime Kökeni: Arapça taḥṣīl + Farsça -dār.)

[isim]

  • Bir kimse veya bir kuruluş adına para toplamakla görevli kimse, alımcı
  • Vergi toplayan görevli, alımcı, vergici

TALİHSİZ

[sıfat]

  • Talihi ters olan, talihi kötü olan, şanssız, bahtsız (kimse)

    Alın yazısı bu masum ve talihsizi idama mahkûm etmişti. - Hüseyin Rahmi Gürpınar

TARİHSİZ

[sıfat]

  • Tarihi yazılmamış, yazıldığı gün, ay veya yıl belirtilmemiş, günsüz
  • Uzun bir geçmişi olmayan

MÜSTAHSİL (Kelime Kökeni: Arapça mustaḥṣil)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Üretici

    İyi bir maarif siyasetiyle her çocuk hem kendisini hem memleketi kalkındıracak bir müstahsil olarak yetiştirilebilir. - Mehmet Kaplan

ŞAHSİYAT (Kelime Kökeni: Arapça şaḫṣiyyāt)

[isim]

[eskimiş]

  • Kişiye ait işler
  • Bir kimsenin özel hayatı üzerinde söylenen sözler

Ata Sözleri ve Deyimler

  • şahsiyata dökmek (veya sürüklemek)
  • şahsiyat yapmak

ŞAHSİYET (Kelime Kökeni: Arapça şaḫṣiyyet)

[isim]

  • Kişilik, belirgin özellik

    Bütün tesadüfler benim hayatım üzerinde toplandı, şahsiyetim üzerinde müessir oldu. - Etem İzzet Benice

  • Kişi

    Artık okuyucular için mühim bir şahsiyet olmaya başlamıştım. - Halide Edip Adıvar

Birleşik Kelimeler: hükmi şahsiyet

TALİHSİZLİK

[isim]

  • Talihsiz olma durumu, şanssızlık, bahtsızlık

    Hayatımızda çok defa talih veya talihsizlikler tesadüflerin eseridir. - Refik Halit Karay

TAHSİLDARLIK

[isim]

  • Tahsildarın görevi, alımcılık, vergicilik

ŞAHSİYETLİ

[sıfat]

  • Kişilikli

    Şahsiyetli bir yüzü, zeki bakışları vardı. - Yusuf Ziya Ortaç