İçinde Hb Bulunan Kelimeler

İçinde HB olan 31 kelime bulunuyor. İçerisinde HB geçen kelimeler ve kelime anlamları.

12 Harfli Kelimeler

ŞEHBENDERLİK23, REHBERSİZLİK22

10 Harfli Kelimeler

İHBARCILIK21, RUHBANİYET19, İSTİHBARAT17, İHBARLAMAK17

9 Harfli Kelimeler

HOŞSOHBET25, ŞEHBENDER20, REHBERSİZ19, MUHBİRLİK17, RUHBANLIK17, İHBARNAME16, İHBARLAMA16, REHBERLİK15

8 Harfli Kelimeler

AHBAPLIK19, İHBARİYE16, İSTİHBAR15, REHBERLİ14

7 Harfli Kelimeler

AHBAPÇA20, İHBARCI17, MAHBUBE17, İHBARLI14

6 Harfli Kelimeler

MAHBUP18, ŞAHBAZ18, MUHBİR14, MAHBES14, SOHBET14, RUHBAN13, REHBER12

5 Harfli Kelimeler

AHBAP15, İHBAR11

İHBAR (Kelime Kökeni: Arapça iḫbār)

[isim]

  • Bildirme, bildirim, haber verme
  • Suçlu saydığı birini veya suç saydığı bir olayı yetkili makama gizlice bildirme, ele verme

    Karakollara da ihbarlar artmaya başlamıştı. - Çetin Altan

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ihbar etmek

Birleşik Kelimeler: ihbarname, ihbar tazminatı

REHBER (Kelime Kökeni: Farsça rehber)

[isim]

  • Kılavuz

    Rehberim sille, tokat hatta asker süngüsü, bir hayli darbe yedikten sonra işini tamamladı. - Necip Fazıl Kısakürek

[mecaz]

  • Birinin doğruyu bulmasına yardımcı olan, yol gösteren kimse veya şey, delil

    Ben bunları düşünürken rehberim eliyle bir büyük bina gösterdi. - Refik Halit Karay

Birleşik Kelimeler: rehber öğretmen, adres rehberi, şehir rehberi, telefon rehberi

RUHBAN (Kelime Kökeni: Arapça ruhbān)

[isim]

[eskimiş]

  • Rahipler

Birleşik Kelimeler: ruhban sınıfı

REHBERLİ

[sıfat]

  • Rehberi olan

    Eli rehberli Amerikan turistleri gibi geldikleri şehrin önce tarihî anıtlarını ziyaret ederler. - Haldun Taner

İHBARLI

[sıfat]

  • Önceden bildirilmiş, haber verilmiş

MUHBİR (Kelime Kökeni: Arapça muḫbir)

[isim]

[eskimiş]

  • Haber ulaştırıcı, haber veren kimse

    Genç muhbirler bu defa Hazım Aslan'ın peşinde koşuyorlardı. - Halide Edip Adıvar

  • Yasa dışı olan bir durumu yetkili makamlara bildiren kimse, ihbarcı

    Yeter ki bana kıymayın. Ömür boyu muhbiriniz olurum sizin. - Ahmet Ümit

MAHBES (Kelime Kökeni: Arapça maḥbes)

[isim]

[eskimiş]

  • Cezaevi

SOHBET (Kelime Kökeni: Arapça ṣuḥbet)

[isim]

  • Dostça, arkadaşça konuşarak hoş bir vakit geçirme, söyleşi, yârenlik, hasbihâl

    Biraz evvelki sükûtu şimdi hararetli bir sohbet takip ediyordu. - Hüseyin Cahit Yalçın

[edebiyat]

  • Söyleşi

    Tam fikir ve sanat sohbetlerine yakışan bir çerçeve içindeyiz. - Ahmet Haşim

Ata Sözleri ve Deyimler

  • sohbet etmek

Birleşik Kelimeler: sohbet ustası, hoşsohbet, sanal sohbet, can sohbeti

REHBERLİK

[isim]

  • Kılavuzluk

    Şuursuz olarak bir 'eczane' kelimesinin rehberliğini arıyordu. - Peyami Safa

  • Öğrencilerinin sorunlarını öğrenerek onlara yardımda bulunma

Ata Sözleri ve Deyimler

  • rehberlik etmek

İSTİHBAR (Kelime Kökeni: Arapça istiḫbār)

[isim]

[eskimiş]

  • Haber ve bilgi alma
  • Duyma
  • Öğrenme

Ata Sözleri ve Deyimler

  • istihbar etmek

AHBAP (Kelime Kökeni: Arapça aḥbāb)

[isim]

  • Kendisiyle yakın ilişki kurulup sevilen, sayılan kimse

    Ben yeni tanıdım ama kızın eski ahbapları imişler. - Osman Cemal Kaygılı

[ünlem]

[teklifsiz konuşmada]

  • Samimiyet, içtenlik bildiren bir seslenme sözü

    Baksana ahbap!

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ahbap çıkmak
  • ahbap kusuruna bakan ahbapsız kalır
  • ahbap olmak

Birleşik Kelimeler: ahbap çavuş ilişkisi, ahbap çavuşlar

İHBARNAME (Kelime Kökeni: Arapça iḫbār + Farsça nāme)

[isim]

  • Haber verme kâğıdı, bildirim, ihbariye

İHBARLAMA

[isim]

  • İhbarlamak işi

İHBARİYE (Kelime Kökeni: Arapça iḫbāriyye)

[isim]

[eskimiş]

  • Haber verme kâğıdı, bildirim, ihbarname
  • Haber verme ücreti

İSTİHBARAT (Kelime Kökeni: Arapça istiḫbārāt)

[isim]

  • Yeni öğrenilen bilgiler, haberler, duyumlar
  • Bilgi toplama, haber alma

    İstihbaratı yabana atılmaz, nezaretlerin hemen kâffesinde mutemet adamlar vardır. - Attila İlhan

Birleşik Kelimeler: istihbarat dairesi, istihbarat servisi