İçinde Gö Bulunan 5 Harfli Kelimeler

İçerisinde GÖ olan 5 harfli 46 kelime bulunuyor. İçinde olan 5 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Gö ile başlayan 5 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

ĞÜS25, ZGÜ24, ZCÜ23, VDE23, ÇÜŞ23, ĞEM23, VEM22, Z21, MÜŞ21, REV21, RGÜ21, VEK21, VEL21, ZÜM21, ÇÜM21, NCÜ20, RÜŞ20, ZDE20, ZLÜ20, ÇÜK20, DEŞ20, YÜK19, MEÇ19, LGE19, BÜT19, ÇME19, PEN19, MÜK18, MÜT18, RÜM18, YME18, ZER18, CEN18, KÇE18, ÇER18, NÜL17, NYE17, MME17, BEK17, BEL17, LÜK17, DEN17, RME16, NEN15, LEK15, LET15

GÖNEN

[isim]

[halk ağzında]

  • Ekilecek toprağın sulandırılması
  • Nem, rutubet

[sıfat]

  • Nemli (toprak)

[isim]

  • Balıkesir iline bağlı ilçelerden biri
  • Isparta iline bağlı ilçelerden biri

GÖLEK

[isim]

[halk ağzında]

  • Gölet

GÖLET

[isim]

[halk ağzında]

  • Birikinti suların sulamak amacıyla genellikle bir set ardında toplandığı küçük göl, gölcük, gölek, büvet, büğet
  • İçinde ham deri ıslatılan taş havuz

GÖRME

[isim]

  • Görmek işi, rüyet

    İnsanın sözünün başkalarına ulaştığını, onlarla buluştuğunu görmesi gönendirici, güzel bir duygu. - Nezihe Meriç

Birleşik Kelimeler: görme açısı, görme engelli, görme gözesi, görme hücresi, anadan görme, sonradan görme

GÖNÜL

[isim]

  • Sevgi, istek, düşünüş, anma, hatır vb. kalpte oluşan duyguların kaynağı

    Gönüllerin birbirine kaynaştığı o günler millî bayramlarımızdan biriydi. - Orhan Seyfi Orhon

[mecaz]

  • İstek, arzu

    Okumaya gönlün var mı?

Ata Sözleri ve Deyimler

  • gönlü akmak
  • gönlü bulanmak
  • gönlü çekmek
  • gönlü çelinmek
  • gönlü çökmek
  • gönlü düşmek
  • gönlü ile oynamak
  • gönlü istemek
  • gönlü kalmak
  • gönlü kanmak
  • gönlü kaymak
  • gönlü kırılmak
  • gönlünde (veya gönüllerde) taht kurmak
  • gönlünde kalmak
  • gönlünden geçirmek (veya geçmek)
  • gönlünden kopmak
  • gönlüne doğmak
  • gönlüne dokunmak
  • gönlüne girmek
  • gönlüne göre
  • gönlünü çalmak
  • gönlünü çelmek
  • gönlünü düşürmek
  • gönlünü eğlemek
  • gönlünü etmek (veya yapmak)
  • gönlünü hoş etmek
  • gönlünü kaptırmak
  • gönlünü karartmak
  • gönlünün dümeni bozuk
  • gönlünü pazara çıkarmak
  • gönlünü serin tutmak
  • gönlünü söndürmek
  • gönlünü yaralamak
  • gönlün yazı var, kışı var
  • gönlü olmak
  • gönlü olmak
  • gönlü razı olmamak
  • gönlü takılmak
  • gönlü varmamak
  • gönül (veya gönlünü) almak
  • gönül (veya gönlünü) avutmak
  • gönül (veya gönlünü) eğlendirmek
  • gönül (veya gönlünü) yakmak
  • gönül açmak
  • gönül akıtmak
  • gönül avlamak
  • gönül bağlamak
  • gönül bir sırça saraydır, kırılırsa yapılmaz
  • gönül bulandırmak
  • gönül çekmek
  • gönülden çıkarmamak
  • gönülden gönüle yol vardır
  • gönülden ırak olmak
  • gönül ferman dinlemez
  • gönül gezdirmek
  • gönül indirmek
  • gönül kırmak (veya yıkmak)
  • gönül kimi severse güzel odur
  • gönül kocamaz
  • gönül koymak
  • gönüller bir olunca samanlık seyran olur
  • gönül okşamak
  • gönül var otluğa, gönül var bokluğa (konar)
  • gönül verme evliye, eve gider unutur
  • gönül vermek
  • gönül yıkmak

Birleşik Kelimeler: gönül avcısı, gönül bağı, gönül belası, gönül birliği, gönül borcu, gönül borçlusu, gönül bulantısı, gönül çöküşü, gönül darlığı, gönül dilencisi, gönül eğlencesi, gönül eri, gönül ferahlığı, gönül hoşluğu, gönül maskarası, gönül meselesi, gönül okşayıcı, gönül rahatlığı, gönül rızası, gönül tokluğu, gönül uğrusu, gönül yarası, gönlü bol, gönlü dar, gönlü gani, gönlü kara, gönlü tok, gönlü zengin, gönlü yaralı, canıgönülden

GÖNYE (Kelime Kökeni: Rumca)

[isim]

  • Dik açıları ölçmeye ve çizmeye yarayan dik üçgen biçiminde araç

GÖMME

[isim]

  • Gömmek işi
  • Defnetme, tedfin

    Kızı artık uyuduğu yere temelli gömmeye hazırlanıyordu. - Osman Cemal Kaygılı

  • Mayalı, mayasız, yağlı veya yağsız olarak yapılan bir tür kül pidesi
  • Güzün veya kışın ekilen ekin

[sıfat]

  • Üzerinde bulunduğu yüzeyin içine gömülmüş olan

    Gömme banyo. Gömme dolap.

Birleşik Kelimeler: gömme ayak, gömme balkon, gömme banyo, gömme dolap, gömme kilit

GÖBEK

[isim]

  • İnsan ve memeli hayvanlarda göbek bağının düşmesinden sonra karnın ortasında bulunan çukurluk

    Düğmeleri birer birer açtı göbeğine dek. - Zeyyat Selimoğlu

  • Yağ bağlamış şişman karın
  • Şehir, ülke vb.nin orta kısmı

    İsviçre'nin göbeğinde, nerede ise bilmem kaçıncı Türk Moskof muharebesi patlamak üzere idi. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

  • Bazı sebze ve meyvelerin orta kısmı
  • Bahçe, halı, tavan, tepsi vb. süslü şeylerin ortalarındaki biçim

    Bu halının göbeği pek zarif.

  • Hızı azaltarak trafiği yönetmek amacıyla bir kavşağın girişine yerleştirilen çember veya üçgen biçimindeki ada
  • Kağnı tekerleğinin ortası, araba tekerleğinin dingil geçen yeri
  • Değirmen taşının ortası
  • Kilitleme sistemlerinde, anahtar dişlerinin tam olarak birbirine oturduğu pirinç yuva

[anatomi]

  • Dölütte, yumurtanın dölüt dışında kalan bölümlerle ilişkisini sağlayan organların çıktığı yer

[toplum bilimi]

  • Kuşak, nesil, batın

    Temiz bir isim, züğürt evlatlarda ancak bir, nihayet iki göbek dayanabilir. - Reşat Nuri Güntekin

[teknik]

  • Ön ve arka tekerlerin ortasına oturtulmuş mil üzerinde dönen ve teker tellerinin takılmasına yarayan parça

Ata Sözleri ve Deyimler

  • göbeği biriyle bağlı (veya beraber kesilmiş)
  • göbeği çatlamak
  • göbeği çıkmak
  • göbeği düşmek
  • göbeğini eritmek
  • göbeğini kesmek
  • göbeği sokakta kesilmiş
  • göbek atmak
  • göbek bağlamak (veya salıvermek)
  • göbek çalkamak (veya çalkalamak)

Birleşik Kelimeler: göbek adı, göbek bağı, göbek dansı, göbek havası, göbek odunu, göbek otu, göbek taşı, iç göbek, yedi göbek, akciğer göbeği, camgöbeği, hanımgöbeği, kadıngöbeği, koyungöbeği, kuzugöbeği

GÖBEL

[isim]

[halk ağzında]

  • Kimsesiz, başıboş çocuk
  • Yaramaz çocuk
  • Sınırları ayırmak için tarla kenarlarında yapılan toprak tepecikler

GÖLÜK

[isim]

[halk ağzında]

  • Yük taşıyan ve binilen at, eşek, beygir, katır vb. hayvan

    Gölüğü yitirdim. -Ne gölüğü? Eşek hani, eşeği yitirdim de. - Memduh Şevket Esendal

GÖDEN

[isim]

[anatomi]

  • Kalın bağırsağın son bölümü, göden bağırsağı, rektum
  • İşkembe
  • Hayvanın midesi

Birleşik Kelimeler: göden bağırsağı

GÖMÜK

[sıfat]

  • Gömülmüş olan, gömülü

GÖMÜT

[isim]

  • Mezar

GÖRÜM

[isim]

  • Görme yetisi

    Trahom hastalığı, tedavi edilmezse görümü yok etmeye kadar varabilir.

Birleşik Kelimeler: iç görüm

GÖYME

[isim]

  • Göymek işi