İçinde Get Bulunan Kelimeler

İçinde GET olan 18 kelime bulunuyor. İçerisinde GET geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Get ile başlayan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

10 Harfli Kelimeler

GEORGETOWN19, BRİDGETOWN18, GETİRİLMEK15

9 Harfli Kelimeler

GETİRİMCİ17, GETİRTMEK14, GETİRİMLİ14, GETİRİLME14

8 Harfli Kelimeler

SPAGET17, GETİRMEK13, GETİRTME13

7 Harfli Kelimeler

GETİRİŞ14, BAGET13, GETİRME12, GETİRİM12

6 Harfli Kelimeler

GETİRİ10

5 Harfli Kelimeler

BAGET11, GETTO10

4 Harfli Kelimeler

GETR8

GETR (Kelime Kökeni: Fransızca guêtre)

[isim]

  • Bacağın alt bölümünü ve ayakkabının üstünü örten kumaş veya köseleden yapılmış bir tozluk türü

    Belinde manevra kayışı, ayaklarında getrler, mahmuzlar, yanında da kasatura. - Memduh Şevket Esendal

GETİRİ

[isim]

  • Faiz

    Yıllık getiri.

[ticaret]

  • Kazanç
  • Yarar

    Bu çalışmanın bana getirisi çok oldu.

GETTO (Kelime Kökeni: Fransızca ghetto)

[isim]

[eskimiş]

[toplum bilimi]

  • Avrupa ülkelerinde Yahudilerin gönüllü olarak veya zorlanarak yerleştirildikleri ve her türlü gereksinimini başka yere gitmeden karşılayabildikleri mahalle, Yahudi mahallesi
  • Bir yerleşim bölgesinin, aynı şehirden gelen insanların yerleştiği bölümü

BAGET (Kelime Kökeni: Fransızca baguette)

[isim]

  • Bateri çalmaya yarayan ince, kısa çubuk
  • Tıraşlanmış, dikdörtgen biçiminde değerli taş
  • Düşük gramajlı ince, uzun ekmek
  • Tavuk, piliç vb. kanatlılarda but ile paça arasında kalan etli bölüm
  • Çorabı gergin tutmak ve düşmesini engellemek için kullanılan sert lastik

GETİRME

[isim]

  • Getirmek işi

    Bir çocuğa tencere getirmesini tembihliyordu. - Ayla Kutlu

GETİRİM

[isim]

  • Getirme işi

[ekonomi]

  • Bir mal veya paranın, belirli bir süre içinde emek verilmeksizin sağladığı gelir, rant

GETİRMEK

[-e]

  • Gelmesini sağlamak

    Dün bir deri bir kemik hâlinde eve getirip bırakmışlar. - Reşat Nuri Güntekin

[-de]

  • Bir şeyi yanında veya üstünde bulundurmak

[-i]

  • Erişmek veya eriştiğini sanmak

    Baharı getirdik.

[nesnesiz]

  • İleri sürmek

    Örnek getirmek.

[nesnesiz]

  • Sebep olmak, ortaya çıkarmak

    Bu rüzgâr kar getirir.

[-i]

  • İletmek, bildirmek

    Bir zabit nefes nefese şu haberi getirdi. - Orhan Seyfi Orhon

[nesnesiz]

  • Sağlamak

    Haftada bir cuma günleri işleyen küçük bir kahve ayda ne kadar gelir getirirse... - Ömer Seyfettin

  • Bir makama atamak veya seçmek

[yardımcı fiil]

  • Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar

    Ateh getirmek. Nedamet getirmek.

Birleşik Kelimeler: geviş getirenler, geviş getirmeyenler

GETİRTME

[isim]

  • Getirtmek işi

BAGETLİ

[sıfat]

  • Bageti olan

    Çifti sekiz liraya satın alınmış, yanları el işi bagetli siyah çoraplarını giymiş. - Refik Halit Karay

GETİRTMEK

[-e]

[-i]

  • Getirme işini yaptırmak

    İstanbul'a telgraf çekip para getirtmekten başka çare yoktu. - Azra Erhat

GETİRİMLİ

[sıfat]

  • Getirimi olan

GETİRİLME

[isim]

  • Getirilmek işi

    Getirilmenin sebebini bana sordun mu ayıp edersin! - Kemal Tahir

GETİRİŞ

[isim]

  • Getirme işi

GETİRİLMEK

[nesnesiz]

  • Gelmesi sağlanmak

    Su, kocaman fıçılara doldurulup arabalarla Beykoz'a getirilir. - Salâh Birsel

GETİRİMCİ

[isim]

  • Getirim sağlayan şey, rantiye
  • Bankada bulunan paranın faiziyle veya sahibi bulunduğu hisse senedi vb. değerli evrakın geliriyle yaşayan kimse, rantçı, rantiye