İçinde Gar Bulunan 8 Harfli Kelimeler

İçerisinde GAR olan 8 harfli 22 kelime bulunuyor. İçinde GAR olan 8 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Gar ile başlayan 8 harfli kelimeler. gar ile biten 8 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

GARDIROP20, GARAZSIZ20, AVANGART18, BULGARCA18, GARANTÖR18, RÜZGARLI18, IZGARALI17, GARACI17, AGARAGAR16, GARDENYA16, GARPKARİ16, GARNİZON16, GARİPLİK16, GARDİYAN16, OLİGARŞİ16, UYGARLIK16, GARAZKAR15, GARSİYAT15, GARNİTÜR14, GARALI14, MARGARİN13, ALGARİNA12

ALGARİNA (Kelime Kökeni: İtalyanca argagno)

[isim]

[denizcilik]

  • Ağır bir şeyi denizden çıkarma veya denize indirme işinde kullanılan büyük vinçli deniz teknesi
  • Bazı gemilerin baş veya kıç tarafından eğik olarak uzatılmış bulunan makaralı, kısa ve kalın dikme

MARGARİN (Kelime Kökeni: Fransızca margarine)

[isim]

[kimya]

  • İçyağlarında bulunan, margarik asidin gliserinle birleştirilmesiyle de yapay olarak elde edilen, 47 °C'de eriyen ve besin değeri olan bitki yağı

GARNİTÜR (Kelime Kökeni: Fransızca garniture)

[isim]

  • Et veya balık gibi asıl yemeğin yanına eklenen sebze, patates vb. yiyecekler
  • Herhangi bir şeyi ona uygun nitelikte tamamlayan nesne
  • Giyecekleri süslemek için eklenen şey.

SİGARALI

[sıfat]

  • Sigarası olan
  • Sigara içilen

GARAZKÂR (Kelime Kökeni: Arapça ġaraż + Farsça -kār)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Garazlı

    Hâlet Efendi akıllı, iktidarlı, cerbezeli, gururlu, insafsız, garazkâr bir adamdı. - Abdülhak Şinasi Hisar

GARSİYAT (Kelime Kökeni: Arapça ġarsiyyāt)

[isim]

[eskimiş]

  • Ağaç dikmeler, ağaçlandırmalar

    Ruslar arazinin tabiatından istifade ettiler, nihayetsiz garsiyat sayesinde sıtmayı tamamen öldüremedilerse bile şiddetini pek çok kırdılar. - Ruşen Eşref Ünaydın

AGARAGAR (Kelime Kökeni: (Malaya dilinden))

[isim]

  • Deniz yosunlarından çıkarılan, beslenme endüstrisinde, hekimlikte ve bakteriyolojide kullanılan bir jelatin türü, jeloz

GARDENYA (Kelime Kökeni: Fransızca gardénia)

[isim]

[bitki bilimi]

  • Kök boyasıgillerden, sıcak bölgelerde yetişen bir ağaç veya ağaççık cinsi (Gardenia)
  • Bu ağaççığın güzel kokulu çiçeği

GARPKÂRİ

[sıfat]

  • Batı örneklerine benzer

    Asfalt yollar etrafında tam Garpkâri caddeler vardı. - Falih Rıfkı Atay

GARNİZON (Kelime Kökeni: Fransızca garnison)

[isim]

[askerlik]

  • Bir şehri savunan veya yalnız orada bulunan askerî birlikler
  • Askerî birliklerin bulunduğu yer

GARİPLİK

[isim]

  • Garip olma durumu, garabet

    Gariplikleri çok sever, dikkati çekmek için elinden geleni yaparmış. - Salâh Birsel

Ata Sözleri ve Deyimler

  • gariplik basmak

GARDİYAN (Kelime Kökeni: Fransızca gardien)

[isim]

  • Cezaevlerinde düzeni, tutukluların kurallara uygun biçimde davranmalarını sağlamakla görevli kimse

    Eski gardiyan boş gözlerle bakıyor, en küçük bir ilgi göstermiyordu. - Orhan Kemal

Birleşik Kelimeler: başgardiyan

OLİGARŞİ (Kelime Kökeni: Fransızca oligarchie)

[isim]

[toplum bilimi]

  • Siyasal gücün birkaç kişilik bir grubun elinde toplandığı yönetim, aristokrasinin daralmış biçimi, takım erki

    Bugün Fransa gibi iki yüz yıl önce oligarşiyi yıkmış bir ülkede hâlâ kral diye bağıranlar vardır. - Necati Cumalı

UYGARLIK

[isim]

  • Uygar olma durumu, medeniyet, medenilik
  • Bir ülkenin, bir toplumun, maddi ve manevi varlıklarının, fikir, sanat çalışmalarıyla ilgili niteliklerinin tümü, medeniyet

    Gerçekten uygarlık nimetlerinin gençlere bir faydası oldu ama daha çok bundan büyükler istifade ediyor. - Halide Edip Adıvar

IZGARALI

[sıfat]

  • Izgarası olan

    Haliç tarafındaki altları ızgaralı, ahşap iki deniz hamamı kuyudan farksız. - Sermet Muhtar Alus