İçinde Fta Bulunan Kelimeler

İçinde FTA olan 46 kelime bulunuyor. İçerisinde FTA geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Fta ile biten kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

14 Harfli Kelimeler

NAFTALİNLENMEK21

13 Harfli Kelimeler

NAFTALİNLEMEK20, NAFTALİNLENME20

12 Harfli Kelimeler

OFTALMOLOJİK31, NAFTALİNLEME19

11 Harfli Kelimeler

OFTALMOLOJİ30, OFTALMOSKOP26, SOFTALAŞMAK23, SİFTAHLAMAK23, SAFTARONLUK20, YAFTALANMAK20, İFTARİYELİK19, TARAFTARLIK18

10 Harfli Kelimeler

HAFTALIKÇI25, OFTALMOLOG24, HAFTALIKLI22, SİFTAHLAMA22, SOFTALAŞMA22, ŞEFTALİMSİ21, YAFTALAMAK19, YAFTALANMA19

9 Harfli Kelimeler

YAFTALAMA18

8 Harfli Kelimeler

PAFTASIZ23, HAFTALIK19, GİRİFTAR18, KAFTANCI18, SOFTALIK17, İFTARİYE16, SAFTARON16, İFTARLIK15, NAFTALİN14, TARAFTAR14

7 Harfli Kelimeler

PAFTALI18, SOFTACA18, ŞEFTA16

6 Harfli Kelimeler

FTAH17, SİFTAH17, KAFTAN12

5 Harfli Kelimeler

HAFTA15, PAFTA15, SOFTA13, YAFTA13, İFTAR11, NAFTA11, TAFTA11

4 Harfli Kelimeler

İFTA10

İFTA (Kelime Kökeni: Arapça iftā)

[isim]

[din bilgisi]

  • Fetva verme

İFTAR (Kelime Kökeni: Arapça ifṭār)

[isim]

[din bilgisi]

  • Oruç açma, oruç bozma
  • İftar vakti
  • Ramazanda akşam yemeği

    İftara çağırmak.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • iftar etmek

Birleşik Kelimeler: iftar sofrası, iftar tabağı, iftar topu, iftar vakti, iftar yemeği, iftar zamanı

NAFTA (Kelime Kökeni: İngilizce naphtha)

[isim]

  • Petrolden 100-250 °C arasında damıtılan ürün

TAFTA (Kelime Kökeni: Farsça tāfte)

[isim]

  • Bir tür sert, ipekli kumaş

[sıfat]

  • Bu kumaştan yapılmış

    Söylemeyi unuttum, ben sana gri tafta çarşafımı verecektim, daha yirmi gün evvel yaptırdım ve hiç giymedim. - Peyami Safa

KAFTAN

[isim]

[tarih]

  • Çoğu ipekten yapılan, bir tür uzun, süslü üst giysisi

    Başkasına ait sırmalı kaftanı giymektense kendi malım olan eski hırkayı tercih ederim. - Ömer Seyfettin

  • Padişahların gönül almak, ödüllendirmek için birine giydirdikleri değerli kumaş veya kürkten yapılmış giysi, hilat

Birleşik Kelimeler: biçilmiş kaftan

SOFTA (Kelime Kökeni: Farsça sūḫte)

[isim]

[eskimiş]

  • Medrese öğrencisi

    Okuyanlardan biri on altı, on yedi yaşlarında genç bir softa. - Memduh Şevket Esendal

  • İlmiyeden olanlara aşağılamak amacıyla verilen ad

[mecaz]

  • Bir görüşe, bir inanışa körü körüne bağlanan kimse

    İnandığından başka inanılacak şey olmadığına inanan insan softadır. - Orhan Veli Kanık

[mecaz]

  • Yaşadığı çağın gerisinde kalmış, geri kafalı kimse

    Bizim moruk yeni kafalı görünmek ister amma halis muhlis softadır. - Peyami Safa

YAFTA (Kelime Kökeni: Farsça yāfte)

[isim]

  • Üzerine asıldığı veya yapıştırıldığı şeylerle ilgili bir bilgi veren yazılı kâğıt parçası

    Bir şeye ad koymak, satışa çıkarılan malın üzerine yafta asmaya benzetilebilir. - Nermi Uygur

[mecaz]

  • Kişiye isnat edilen haksız suçlama

Ata Sözleri ve Deyimler

  • yaftayı yapıştırmak

NAFTALİN (Kelime Kökeni: Fransızca naphtaline)

[isim]

[kimya]

  • Maden kömürü katranının kuru kuruya damıtılmasından elde edilen, özel kokulu, beyaz, 1,158 yoğunluğunda, 80 °C'de eriyen, 218 °C'de kaynayan, suda erimeyen, alkol, benzol ve eterde kolaylıkla eriyen, kumaş, elbise, halı vb.ni güve gibi zararlılardan korumakta kullanılan antiseptik bir hidrokarbon

TARAFTAR (Kelime Kökeni: Arapça ṭaraf + Farsça -dār)

[isim]

  • Yandaş

    Siz işin olmaması taraftarısınız. - Aka Gündüz

[spor]

  • Sporcunun veya sporcuların temsil ettikleri renklere, kulübe veya bayrağa bağlı kimse

    Taraftara aklını peynir ekmekle yediren çılgın ve ilkel spor basını bu örnek karşısında kına yakabilir. - Tarık Dursun K.

İFTARLIK

[isim]

  • Oruç açmak için hazırlanan yiyecek
  • Oruç tutan kişi için alınan hediye, yiyecek veya çerez

[sıfat]

  • İftarda yenmeye elverişli

    İftarlık reçel.

HAFTA (Kelime Kökeni: Farsça hefte)

[isim]

  • Birbiri ardınca gelen yedi günlük dönem

    Bir iki haftaya kadar taburcu olacağız. - Nazım Hikmet

Ata Sözleri ve Deyimler

  • hafta sekiz, gün dokuz

Birleşik Kelimeler: hafta arası, hafta başı, hafta içi, hafta sonu, hafta tatili

PAFTA (Kelime Kökeni: Farsça bāfte)

[isim]

  • Bir bölgenin kadastro durumunu gösteren değişik malzemeler üzerine yapılmış parselleme çizgilerinin bütünü

    Kayınbabası, paftanın üstüne eğilmişti o yağmurlu öğle sonrasında. - İnci Aral

  • Yivaçar
  • Süs için at takımlarına veya başka yerlere takılan metal pul veya çakılan iri başlı çivi
  • Büyük benek, leke

İFTARİYE (Kelime Kökeni: Arapça ifṭāriyye)

[isim]

[din bilgisi]

  • İftar için hazırlanmış çerez ve yiyecek

SAFTARON

[sıfat]

[argo]

  • Saftirik

ŞEFTALİ (Kelime Kökeni: Farsça şeft + ālū)

[isim]

[bitki bilimi]

  • Gülgillerden, ılıman bölgelerde yetişen, çiçekleri pembe renkli bir ağaç (Prunus persica)
  • Bu ağacın tatlı ve sulu meyvesi

    Hemen şeftali, portakal, mevsimlik sulu meyve, ne varsa satmaya başlıyorum. - Sait Faik Abasıyanık

Birleşik Kelimeler: şeftali kompostosu, yarma şeftali, et şeftalisi