İçinde Fsi Bulunan Kelimeler

İçinde FSİ olan 18 kelime bulunuyor. İçerisinde FSİ geçen kelimeler ve kelime anlamları.

13 Harfli Kelimeler

ALTERNATİFSİZ23

12 Harfli Kelimeler

LOKOMOTİFSİZ26, TEKLİFSİZLİK22

11 Harfli Kelimeler

ŞEREFSİZLİK24, TEKLİFSİZCE24, KEYİFSİZLİK23

10 Harfli Kelimeler

TAFSİLATLI18

9 Harfli Kelimeler

TEKLİFSİZ19, BERTAFSİL18

8 Harfli Kelimeler

ŞEREFSİZ21, KEYİFSİZ20, MOTİFSİZ20, TARİFSİZ18, TAFSİLAT15

7 Harfli Kelimeler

SEDEFSİ17

6 Harfli Kelimeler

FSİT16, TAFSİL13, TEFSİR13

TAFSİL (Kelime Kökeni: Arapça tafṣīl)

[isim]

[eskimiş]

  • Bir şeyi ayrıntılarıyla anlatma, açıklama

TEFSİR (Kelime Kökeni: Arapça tefsīr)

[isim]

  • Yorumlama

    Hiçbirini tefsire ve hiçbirinden mana çıkarmaya kimsenin dili varmaz olmuştu. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

  • Yorum

[din bilgisi]

  • Kur'an'ın surelerini açıklayarak görüşler ileri sürme ve bunları yazma, yorumlama

[din bilgisi]

  • Kur'an'ın surelerini açıklayarak görüşler ileri sürme ve bunları yazma, yorumlama bilimi

[din bilgisi]

  • Kur'an'ın surelerini açıklayan eser

Ata Sözleri ve Deyimler

  • tefsir etmek

TAFSİLAT (Kelime Kökeni: Arapça tafṣīlāt)

[isim]

  • Ayrıntı
  • Ayrıntılı açıklama

    Gaybubeti sırasında geçen hadiselere dair tafsilatı bir kere de kulaklarıyla dinlemek istiyor. - Feridun Fazıl Tülbentçi

Ata Sözleri ve Deyimler

  • tafsilata girmek
  • tafsilat vermek

MÜFSİT (Kelime Kökeni: Arapça mufsid)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Arabozan

SEDEFSİ

[sıfat]

  • Sedefi andıran, sedefe benzeyen, sedef gibi, sedefimsi

Birleşik Kelimeler: sedefsi bulut

TAFSİLATLI

[sıfat]

  • Ayrıntılı

    Rakamların bana bildirdiği haberi, bu ses, daha tafsilatlı olarak kulağıma haykırıp durmaktadır. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

BERTAFSİL (Kelime Kökeni: Farsça ber + Arapça tafṣīl)

[zarf]

[eskimiş]

  • Ayrıntılı bir biçimde, uzun uzadıya, açık olarak

    Ayakta duracak takatim yok, yarın hepsini bertafsil hikâye ederim. - Sermet Muhtar Alus

TARİFSİZ

[sıfat]

  • Tarifi olmayan
  • Tarif edilemeyen, tarif edilemez

    İstanbul'da Boğaziçi'nde / Bir fakir Orhan Veli'yim / Veli'nin oğluyum / Tarifsiz kederler içinde - Orhan Veli Kanık

TEKLİFSİZ

[sıfat]

  • Samimi, içli dışlı, sıkı fıkı

    Bunlardan başka bazı teklifsiz aile dostları da var. - Reşat Nuri Güntekin

[zarf]

  • Samimi, içli dışlı, sıkı fıkı bir biçimde

Birleşik Kelimeler: teklifsiz konuşma

KEYİFSİZ

[sıfat]

  • Sağlığı pek yerinde olmayan, rahatsız
  • Neşesiz

MOTİFSİZ

[sıfat]

  • Motifi olmayan

ŞEREFSİZ

[sıfat]

  • Şereften yoksun olan, onursuz

TEKLİFSİZLİK

[isim]

  • Teklifsiz olma durumu
  • Teklifsizce davranış

    Bütün bu dostlukların, bu teklifsizliklerin içinde bir buz duvarı vardı ki aşılmıyordu. - Hüseyin Cahit Yalçın

ALTERNATİFSİZ

[sıfat]

  • Seçeneksiz

KEYİFSİZLİK

[isim]

  • Keyifsiz olma durumu