İçinde Fah Bulunan Kelimeler

İçinde FAH olan 20 kelime bulunuyor. İçerisinde FAH geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Fah ile başlayan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

10 Harfli Kelimeler

FAHRENHAYT26

9 Harfli Kelimeler

FAHİŞELİK22

8 Harfli Kelimeler

TEFAHHUS24, ŞİFAHANE21, REFAHİYE20

7 Harfli Kelimeler

ŞİFAHEN20, FAHRİYE19, ISFAHAN19, TEFAHÜR19, MEFAHİR18, REFAHLI18, SAFAHAT18, SEFAHAT18

6 Harfli Kelimeler

FAHİŞE19, ŞİFAHİ19

5 Harfli Kelimeler

FAHİŞ18, FAHUR16, FAH15, FAHTE15, REFAH15

FAHRİ (Kelime Kökeni: Arapça faḫrī)

[sıfat]

  • Onursal
  • Gönüllü, karşılıksız

    Bilmem hangi bir esnaf cemiyetinin fahri kâtibi imiş. - Abdülhak Şinasi Hisar

Birleşik Kelimeler: fahri konsolos

FAHTE (Kelime Kökeni: Farsça fāḫte)

[isim]

[müzik]

  • Klasik Türk müziğinde genellikle ilahi, beste ve özellikle peşrev formlarında kullanılan, yirmi zamanlı ve on iki vuruşlu bir büyük usul

REFAH (Kelime Kökeni: Arapça refāh)

[isim]

  • Gönenç

    Sağlığında borç içinde olmakla beraber müthiş bir refah havası içinde yüzen aile beş parasız kalıyor. - Sait Faik Abasıyanık

FAHUR (Kelime Kökeni: Arapça faḫūr)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Çok övünen, çok böbürlenen

Birleşik Kelimeler: ferah fahur, ferih fahur

MEFAHİR (Kelime Kökeni: Arapça mefāḫir)

[isim]

[eskimiş]

  • Övünülecek şeyler, övünceler

    Mazinin mefahirini yaşatmak, bir millete yapılacak en büyük hizmet. - Cemil Meriç

REFAHLI

[sıfat]

  • Gönençli

    Bu mesut ve refahlı hayat güzel güzel, arızasız geçerken ne kıyametler koptu. - Refik Halit Karay

SAFAHAT (Kelime Kökeni: Arapça ṣafaḥāt)

[isim]

[eskimiş]

  • Evreler, safhalar

SEFAHAT (Kelime Kökeni: Arapça sefāhet)

[isim]

  • Zevk ve eğlenceye düşkünlük, uçarılık

    Bir memlekette zenginlik başlar da bir parça eğlence ve sefahat de başlamaz olur mu? - Reşat Nuri Güntekin

  • Eğlence

    Geliri, istese veyahut karakteri uygun olsa, değil rahat yaşamaya, sefahat hayatı sürmeye müsaitti. - Halide Edip Adıvar

FAHİŞ (Kelime Kökeni: Arapça fāḥiş)

[sıfat]

  • Ölçüyü aşan, aşırı, çok fazla

[eskimiş]

  • Ahlaka ve törelere uygun olmayan

FAHRİYE (Kelime Kökeni: Arapça faḫriyye)

[isim]

[edebiyat]

  • Divan edebiyatında şairlerin kendi özelliklerinden övünerek söz ettikleri manzume veya manzumenin bir bölümü

ISFAHAN (Kelime Kökeni: Farsça iṣfahān)

[isim]

[müzik]

  • Klasik Türk müziğinde dügâh perdesindeki makamlardan biri

TEFAHÜR (Kelime Kökeni: Arapça tefāḫur)

[isim]

[eskimiş]

  • Övünme

FAHİŞE (Kelime Kökeni: Arapça fāḥişe)

[isim]

  • Hayat kadını

ŞİFAHİ (Kelime Kökeni: Arapça şifāhī)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Sözlü, tahrirî karşıtı

    Hilmi Bey'in bir âdeti de kira arabasına bindiği zaman arabacı ile şifahi bir mukavele akdetmesiydi. - Samiha Ayverdi

REFAHİYE

[isim]

  • Erzincan iline bağlı ilçelerden biri