İçinde Fa Bulunan 6 Harfli Kelimeler

İçerisinde FA olan 6 harfli 83 kelime bulunuyor. İçinde FA olan 6 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Fa ile başlayan 6 harfli kelimeler. fa ile biten 6 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

ŞEFFAF27, FAĞFUR26, GAFFAR22, FALANJ21, BİVEFA20, FOSFAT20, KÜFFAR20, FAHİŞE19, FAŞİNG19, FAKFON19, FAVORİ19, FAŞİZM19, ŞİFA19, VEFALI19, FANFİN18, FAİZCİ18, FAKTÖR18, FANFAN18, FANFAR18, FAYRAP18, UFACIK17, ZÜRAFA17, ZÜREFA17, FACTOR16, FARSÇA16, FANGRİ16, FAÇALI16, FAÇUNA16, FAŞİST16, FATİHA16, ŞİFALI16, UFAKÇA16, CEFALI16, AFACAN15, DEFANS15, FARİZA15, FARAZİ15, FARAZA15, FANYOL15, FAÇETA15, FAİZLİ15, FAULLÜ15, FAYANS15, FAYTON15, ISTIFA15, KAFACA15, SÜLFAT15, ŞEFAAT15, ALFABE14, DEFAAT14, FANA14, FASSAL14, FASONE14, FASILA14, FARIMA14, FANTOM14, FALLUS14, İNDİFA14, MUTFAK14, SEFALI14, UFALMA14, UFAKLI14, ASFALT13, FASİLE13, FARKLI13, FARİSİ13, FATURA13, İSTİFA13, KOFANA13, KAFALI13, MALAFA13, SAFA13, UFARAK13, ARAFAT12, AFAKAN12, FARİKA12, FANİLA12, FALAKA12, İRTİFA12, İNTİFA12, İKTİFA12, KARAFA12, NAFAKA12

ARAFAT (Kelime Kökeni: Arapça ʿarafāt)

[isim]

  • Hacıların Kurban Bayramı'nın arife günü toplandıkları Mekke'nin doğusundaki tepe

Ata Sözleri ve Deyimler

  • Arafat'ta soyulmuş hacıya dönmek

AFAKAN (Kelime Kökeni: Arapça ḫafaḳān)

[isim]

  • Hafakan

FARİKA (Kelime Kökeni: Arapça fāriḳa)

[isim]

[eskimiş]

  • Ayırmaç

Birleşik Kelimeler: alametifarika

FANİLA (Kelime Kökeni: İtalyanca flanella)

[isim]

  • Genellikle ince pamuk ipliğinden dokunmuş, ten üzerine giyilen iç çamaşırı

    Nihat'ı birkaç fanila ile sımsıkı giydirerek bitişik odada, karyolaya oturttu. - Peyami Safa

[sıfat]

  • Yumuşak yünden örülmüş veya dokunmuş, hafif ve gevşek (kumaş)

    Fanila örtü.

Birleşik Kelimeler: atlet fanilası, ten fanilası

FALAKA (Kelime Kökeni: Arapça falaḳa)

[isim]

  • Ceza olarak ayak tabanlarına vurmakta kullanılan, ayakları uygun bir durumda sıkıştırıp tutan, kalınca bir sopa ile bunun iki ucuna bağlı bir ipi olan cezalandırma aracı
  • Bu araçla uygulanan dayak cezası
  • Bazı kaldıraçlarda kullanılan ucu iple bağlı ağaç parçası

Ata Sözleri ve Deyimler

  • falakaya çekmek (veya yatırmak veya vurmak veya yıkmak)

Birleşik Kelimeler: araba falakası

İRTİFA (Kelime Kökeni: Arapça irtifāʿ)

[isim]

  • Yükseklik

    Bir binanın hiçbir tesirle yıkılmasa yalnız irtifası yüzünden çökebileceği niçin hatırına gelmiyor? - Necip Fazıl Kısakürek

[coğrafya]

  • Yükselti

İNTİFA (Kelime Kökeni: Arapça intifāʿ)

[isim]

[eskimiş]

  • Yararlanma, faydalanma, asılanma

Birleşik Kelimeler: intifa hakkı

İKTİFA (Kelime Kökeni: Arapça iktifā)

[isim]

[eskimiş]

  • Yetinme

Ata Sözleri ve Deyimler

  • iktifa etmek

KARAFA (Kelime Kökeni: Fransızca carafe)

[isim]

  • Uzun boyunlu, kulpsuz küçük rakı sürahisi

    Garson gel şu karafayı doldur. - Hüseyin Rahmi Gürpınar

NAFAKA (Kelime Kökeni: Arapça nafaḳa)

[isim]

  • Geçinmek için gerekli olan şeylerin bütünü, geçimlik

    Çoluk çocuğunun nafakası için geceli gündüzlü örs başından ayrılmayan demirciyi göreyim, dedim, bir gün. - Necip Fazıl Kısakürek

[hukuk]

  • Birinin geçindirmekle yükümlü bulunduğu kimselere, mahkeme kararıyla bağlanan aylık

Ata Sözleri ve Deyimler

  • nafaka bağlanmak
  • nafaka sağlamak

ASFALT (Kelime Kökeni: Fransızca asphalte)

[isim]

  • Siyah renkte şekilsiz bir cins bitüm
  • Ana maddesi katran olan ve yolların kaplanmasında kullanılan karışım

    Çatalca'ya on kilometre kala asfalttan ayrılıp toprak bir yola sapıyorum. - Ahmet Ümit

[sıfat]

  • Bu karışımla kaplanmış

    Otomobile bindik ve uzun bir asfalt yol üzerinde koşmaya koyulduk. - Ahmet Haşim

Birleşik Kelimeler: asfalt kayağı

FASİLE (Kelime Kökeni: Arapça faṣīle)

[isim]

[eskimiş]

[biyoloji]

  • Familya

    Hepsi de bu asrın bir nevi insan fasilesine mensuptular. - Peyami Safa

FARKLI

[sıfat]

  • Farkı olan, aralarında fark bulunan, değişik, ayrımlı

    En dipte ikişer ayak merdivenle çıkılan ayrı iki odada farklı aileler otururlardı. - Ayla Kutlu

FARİSİ (Kelime Kökeni: Farsça fārs + Arapça -ī)

[isim]

[eskimiş]

  • Farsça

FATURA (Kelime Kökeni: İtalyanca fattura)

[isim]

[ticaret]

  • Satılan bir malın cinsini, miktarını ve fiyatını bildirmek için satıcının alıcıya verdiği hesap pusulası

    Camın arkasında oturmuş, ha babam fatura damgalayıp para üstü veriyor. - Elif Şafak

Ata Sözleri ve Deyimler

  • fatura etmek
  • fatura kesmek
  • faturasını (birine) çıkarmak (veya ödetmek)

Birleşik Kelimeler: naylon fatura, proforma fatura, irsaliye faturası