İçinde Ezi Bulunan 8 Harfli Kelimeler

İçerisinde EZİ olan 8 harfli 22 kelime bulunuyor. İçinde EZİ olan 8 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Ezi ile başlayan 8 harfli kelimeler. ezi ile biten 8 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

VEZİNSİZ21, ANALJEZİ20, MÜNHEZİM19, ÖNSEZİ18, BEZİRGAN17, MEDCEZİR17, VEZİRLİK17, GEZİNMEK16, GEZİLMEK16, MAGNEZİT16, MÜLTEZİM15, BEZİLMEK14, EZİCİLİK14, MANYEZİT14, REZİDANS14, EZİYETLİ13, MUTEZİLE13, SEZİLMEK13, YEZİTLİK13, ANESTEZİ12, ANAMNEZİ12, REZİLLİK11

REZİLLİK

[isim]

  • Rezil olma durumu, rezalet

    Ahlak bozukluğu adına ne kadar rezillik varsa her biri için orada numuneler bulunabilir. - Ahmet Rasim

ANESTEZİ (Kelime Kökeni: Fransızca anesthésie)

[isim]

[tıp]

  • Canlı vücudunun tümünde veya bir bölgesinde ağrı, ısı, ışık ve dokunma gibi tüm duyuların ortadan kaldırılması, duyu yitimi

    Zavallı Hacı Ömer, dişçinin koltuğunda anestezi bile kabul etmiyor. - Reşat Nuri Güntekin

  • Belirli bir sinirin hasarına bağlı olarak vücutta ilgili bölgede ortaya çıkan duyu olmaması

Birleşik Kelimeler: anestezi bilimi

ANAMNEZİ (Kelime Kökeni: Fransızca anamnèsie)

[isim]

[tıp]

  • Anamnez

EZİYETLİ

[sıfat]

  • Eziyet çekerek yapılan

[halk ağzında]

  • Eziyet veren, eziyet çektiren, üzgülü

    Eziyetli adam.

MUTEZİLE (Kelime Kökeni: Arapça muʿtezile)

[isim]

[eskimiş]

[felsefe]

  • Kaderi inkâr ederek `kul, ettiklerinin yaratıcısıdır` diyen ve Tanrı'nın sıfatları konusunda sünnet ehlinden ayrılan bir felsefe

SEZİLMEK

[nesnesiz]

  • Bir şey, bir durum anlaşılmak, hissedilmek

    Uzaktan benizlerinin uçukluğu, kuvvetsizlikleri tamamıyla seziliyor, bıkkınlıkları, füturları anlaşılıyordu. - Ahmet Hikmet Müftüoğlu

YEZİTLİK

[isim]

  • Yezit olma durumu, yezit gibi davranma, kötülük, hainlik

BEZİLMEK

[nesnesiz]

[-den]

  • Bezme işine konu olmak, bezme durumuna gelinmek

EZİCİLİK

[isim]

  • Ezici olma durumu

    Vaziyet, aynı sıkıcılık ve ezicilik içinde devam etti. - Necip Fazıl Kısakürek

MANYEZİT (Kelime Kökeni: Fransızca magnésite)

[isim]

[kimya]

  • Doğal magnezyum silikat, lüle taşı, Eskişehir taşı

REZİDANS (Kelime Kökeni: Fransızca résidence)

[isim]

  • Yüksek devlet görevlileri, elçiler vb.nin oturmalarına ayrılan konut
  • Saray konut

MÜLTEZİM (Kelime Kökeni: Arapça multezim)

[isim]

[eskimiş]

  • Kesenekçi

GEZİNMEK

[nesnesiz]

  • Eğlenmek, vakit geçirmek için gezmek, dolaşmak, seyran etmek

    Başı bir düşünceyle ağırlaşmış gibi öne düşük, elleri cebinde, geziniyordu. - Peyami Safa

  • Belirli bir çevre içinde gezip durmak

    Bir akşam rıhtım boyunda geziniyordum. - Sait Faik Abasıyanık

[müzik]

  • Özellikle doğaçtan yapılan müzikte, ezgiyi belli bir makam anlayışı içinde değişik perdeler üzerinde çalmak, dolaşmak

GEZİLMEK

[nesnesiz]

  • Gezme işi yapılmak, dolaşılmak

    Bugün müzeler gezildi. Bu kılıkla sokakta gezilmez.

MAGNEZİT (Kelime Kökeni: Fransızca magnésite)

[isim]

[mineraloji]

  • Lüle taşı