İçinde Eyd Bulunan Kelimeler

İçinde EYD olan 24 kelime bulunuyor. İçerisinde EYD geçen kelimeler ve kelime anlamları.

12 Harfli Kelimeler

PEYDAHLANMAK25

11 Harfli Kelimeler

PEYDAHLAMAK24, PEYDAHLANMA24, KALEYDOSKOP22, MEYDANCILIK21

10 Harfli Kelimeler

PEYDAHLAMA23, SEYDİŞEHİR22

9 Harfli Kelimeler

GÜNEYDOĞU28, KUZEYDOĞU26, PEYDERPEY23, GREYDERCİ20, MEYDANCIK18, MEYDANLIK15

8 Harfli Kelimeler

MEYDANCI17, MEYDANDA15, SEYDİLER13

7 Harfli Kelimeler

HÜVEYDA23, SÜVEYDA20, GREYDER15, MEYDANİ12

6 Harfli Kelimeler

BEYD19, PEYDAH18, MEYDAN11

5 Harfli Kelimeler

PEYDA13

MEYDAN (Kelime Kökeni: Arapça meydān)

[isim]

  • Alan

    Yüz binlerce asker sokakları, meydanları, kırları dolduruyordu. - Ömer Seyfettin

  • Yarışma, eğlence veya karşılaşma yeri

    Şehir kapılarının önündeki meydanlarda davul zurna çalınıyor, cirit, bar oynanıyordu. - Ahmet Hamdi Tanpınar

  • Bulunulan yer ve çevresi, ortalık

    Kileri kilitlemezdi, paraları meydanda dururdu. - Ömer Seyfettin

  • Fırsat, imkân veya vakit
  • Mevlevi tekkelerinde ayin yapılan yer

Ata Sözleri ve Deyimler

  • meydana atmak
  • meydana çıkarmak
  • meydana çıkmak
  • meydan açmak
  • meydana dökmek
  • meydana düşmek
  • meydana gelmek
  • meydana getirmek
  • meydana koymak
  • meydan almak
  • meydana vurmak
  • meydan bırakmamak
  • meydan bulamamak
  • meydanı (birine veya bir şeye) bırakmak
  • meydanı boş bulmak
  • meydanı dar etmek
  • meydan kalmamak
  • meydan okumak
  • meydan vermemek

Birleşik Kelimeler: meydan dayağı, meydan korkusu, meydan muharebesi, meydan saati, meydan savaşı, meydan sazı, at meydanı, er meydanı, hava meydanı, köy meydanı, ok meydanı, siyaset meydanı, söz meydanı

MEYDANİ (Kelime Kökeni: Arapça meydānī)

[isim]

[eskimiş]

  • Beyaz veya renkli, yol yol ipek çözgülü dokunmuş kumaş

SEYDİLER

[isim]

  • Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri

PEYDA (Kelime Kökeni: Farsça peydā)

[sıfat]

  • Belli, açık, peydah

Ata Sözleri ve Deyimler

  • peyda etmek
  • peyda olmak

MEYDANLIK

[isim]

  • Açıklık

    Deve güreşinin yapılacağı meydanlık orada idi. - Sait Faik Abasıyanık

MEYDANDA

[sıfat]

  • Ortada, ortalıkta, belli(II), açık, aşikâr

    Bu genç bir deve idi. Semeri yoktu. Çok tüylü kamburu meydandaydı. - Ömer Seyfettin

Ata Sözleri ve Deyimler

  • meydanda bırakmak

GREYDER (Kelime Kökeni: İngilizce grader)

[isim]

  • Altında bulunan ve değişik açılarda çalışabilen bıçağı ile toprağı kazıyan veya yayan yol makinesi

MEYDANCI

[isim]

  • Avlu, bahçe vb. yerleri süpürüp temizleyen hizmetli
  • Hapishane koğuşlarında ayak işlerini gören kimse

    O kimseyi beklemezdi, böyle olduğu hâlde meydancılar birini çağırmaya geldikleri zaman, kalbi şiddetli şiddetli çarpmaya başlardı. - Suat Derviş

  • Mevlevi tekkelerinde konukları karşılayan, meydanı açan, Mevlevi raksını düzenleyen tarikat adamı

MEYDANCIK

[isim]

  • Küçük meydan

    Küçük bir grup meydancığa toplanmıştı.

PEYDAH

[sıfat]

  • Peyda

Ata Sözleri ve Deyimler

  • peydah olmak

BEYDAĞ

[isim]

  • İzmir iline bağlı ilçelerden biri

GREYDERCİ

[isim]

  • Greyder kullanan, yapan veya satan kimse

SÜVEYDA (Kelime Kökeni: Arapça suveydā)

[isim]

[eskimiş]

  • Kalbin ortasında var olduğuna inanılan siyah benek

[mecaz]

  • Kalpteki gizli günah

MEYDANCILIK

[isim]

  • Meydancı olma durumu

KALEYDOSKOP (Kelime Kökeni: Fransızca kaléidoscope)

[isim]

  • Bir ucu buzlu camla kapatılan, metal veya mukavvadan bir boru içine yerleştirilmiş aynaların aracılığıyla, boru içine konulmuş renkli küçük cisimlerin ve görüntülerin oluşturduğu çeşitli biçimleri gösteren araç, çiçek dürbünü