İçinde Ev Bulunan 4 Harfli Kelimeler

İçerisinde EV olan 4 harfli 27 kelime bulunuyor. İçinde EV olan 4 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Ev ile başlayan 4 harfli kelimeler. ev ile biten 4 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

FEVÇ19, ÖDEV18, FEVT16, FEVK16, ZEVÇ16, GREV14, EVİÇ13, EV13, EVCE13, ŞEVK13, ZEVK13, DEVE12, DEVA12, REVÜ12, MEVT11, SEVİ11, SEVK11, ALEV10, EVRE10, EV10, EVLA10, EVİN10, EVET10, EV10, LEVA10, NEVA10, REVA10

ALEV

[isim]

  • Yanan maddelerin veya gazların türlü biçimlerdeki ışıklı uzantısı, yalım, yalaz, alaz, şule

    Alevi ve bağrışmaları gören kadın erkek herkes evimizin bahçesine doldu. - Etem İzzet Benice

  • Sıcaklık

    İşte şimdi damarlarımda bu iksirin alevleri dolaşıyor. - Hüseyin Rahmi Gürpınar

  • Kıvılcım
  • Mızrak uçlarına takılan küçük bayrak, flama

[mecaz]

  • Aşk ateşi

Ata Sözleri ve Deyimler

  • alev almak
  • alev bacayı (veya saçağı) sarmak
  • alev gibi parlamak

Birleşik Kelimeler: alev alev, alev kırmızısı, alev lambası, alev makinesi, alev rengi, çıplak alev, saman alevi, tandır alevi

EVRE

[isim]

  • Bir olayda birbiri ardınca görülen, bir işte birbiri ardınca beliren, gelişen değişik durumların her biri, aşama, merhale, mertebe, safha

EVLİ

[sıfat]

  • Evlenmiş olan (kadın veya erkek)

    İlk tanıştığı adamlara derhâl evli olup olmadıklarını sorar. - Refik Halit Karay

  • Herhangi bir sayıda ev bulunan (yer)

    Yirmi evli bir sokak.

  • Evi olan

Ata Sözleri ve Deyimler

  • evli evine, köylü köyüne
  • evlinin bir evi var, kiracının bin evi var

Birleşik Kelimeler: evli barklı, tek evli

EVLA (Kelime Kökeni: Arapça evlāʾ)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Daha iyi, yeğ

    Bir şeyi bilmek, onun cahili olmaktan evladır, diyen bir hadis vardır. - Abdülhak Şinasi Hisar

EVİN

[isim]

[halk ağzında]

  • Bir şeyin içindeki öz, lüp
  • Buğday tanesinin olgunlaşmış içi, özü, habbe

Ata Sözleri ve Deyimler

  • evin bağlamak

EVET

[edat]

  • `Öyledir` anlamında kullanılan bir doğrulama veya onaylama sözü, olur, oldu, peki, tamam, ya, beli, ha, he

    Evet, bu bahsin en canlı noktası buradadır. - Yahya Kemal Beyatlı

  • Olumlu cümlelerde anlamı pekiştiren bir söz
  • Sözü açan veya bağlayan bir söz

    Evet, işverenlik görevini hiç de başarıyla yerine getiremiyordum. İlk tekdiri almıştım. - Adalet Ağaoğlu

Birleşik Kelimeler: evet efendimci

K

[kimya]

  • Potasyum elementinin simgesi

LEVA (Kelime Kökeni: Bulgarca)

[isim]

  • Bulgar para birimi

NEVA (Kelime Kökeni: Farsça nevā)

[isim]

[eskimiş]

  • Ses, ahenk, nağme

[müzik]

  • Klasik Türk müziğinde bir makam adı ve yegâhtan bir oktav tiz olan `re` perdesi

Birleşik Kelimeler: nevabuselik

REVA (Kelime Kökeni: Farsça revā)

[sıfat]

  • Yakışır, yerinde, uygun

    Reva mı hiddetin, reva mı şiddetin / Zulmeden sen misin, bilmem ki ben miyim? - Şarkı

Ata Sözleri ve Deyimler

  • reva görmek

MEVT (Kelime Kökeni: Arapça mevt)

[isim]

[eskimiş]

  • Ölüm

Birleşik Kelimeler: basübadelmevt

SEVİ

[isim]

  • Aşk

    Ben gelmedim dava için / Benim işim sevi için - Yunus Emre

SEVK (Kelime Kökeni: Arapça sevḳ)

[isim]

  • Gönderme, götürme

    Sevk gününü, raporun ismini, uğrayacağı limanları yazdım. - Refik Halit Karay

  • Sürükleme, itme

Ata Sözleri ve Deyimler

  • sevk etmek
  • sevk olmak

Birleşik Kelimeler: sevkitabii, sevk kâğıdı, sevkülceyş

DEVE

[isim]

[hayvan bilimi]

  • Geviş getiren memelilerden, boynu uzun, sırtında bir veya iki hörgücü olan, yük taşımakta kullanılan hayvan (Camelus)

Ata Sözleri ve Deyimler

  • deve bir akçeye, deve bin akçeye
  • deve boynuz ararken kulaktan olmuş
  • deve büyüktür amma beşini bir eşek yeder
  • deveden büyük fil var
  • deve, deve yerine çöker
  • deve gibi
  • deve Kâbe'ye gitmekle hacı olmaz
  • deve nalbanda bakar gibi
  • devenin derisi eşeğe yük olur
  • deve olmak
  • deve yapmak (veya etmek)
  • deveye bindikten sonra çalı ardına gizlenilmez
  • deveye burç gerek olursa boynunu uzatır
  • deveye hendek atlatmak
  • deve yerine deve çöker
  • deveyi düze çıkarmak
  • deveyi havuduyla yutmak
  • deveyi yardan uçuran bir tutam ottur

Birleşik Kelimeler: deveboynu, deve dikeni, deve dişi, deve döşlü, deveelması, devegözü, deve hamuru, deve kini, deve kolu, deve kuşu, devetabanı, deve tımarı, devetüyü, deve tüyü, deve yükü, deve yürekli, hacı devesi, peygamberdevesi

DEVA (Kelime Kökeni: Arapça devāʾ)

[isim]

  • İlaç, çare

    Deva bulmaz bir can kaygısına düşer. - Falih Rıfkı Atay

Birleşik Kelimeler: devaimisk