İçinde Era Bulunan 7 Harfli Kelimeler

İçerisinde ERA olan 7 harfli 27 kelime bulunuyor. İçinde ERA olan 7 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Era ile başlayan 7 harfli kelimeler. era ile biten 7 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

FEVERAN19, FERAGAT17, TERAVİH17, OPERACI16, DEVERAN15, FEDERAL15, VERANDA15, FERASET14, HAŞERAT14, VERASET14, CERAHAT14, DERAKAP13, BERABER11, DROSERA11, GENERAL11, KERAHET11, SERAZAT11, MERASİM10, TERAKÜM10, YERALTI10, LİBERAL9, MERAKLI9, SERAMİK9, KERAMET8, MİNERAL8, KERATİN7, TERAKKİ7

KERATİN (Kelime Kökeni: Fransızca kératine)

[isim]

[anatomi]

  • Tırnak, boynuz, kıl gibi üst deri ürünü olan yapıları oluşturan proteinli madde

TERAKKİ (Kelime Kökeni: Arapça teraḳḳī)

[isim]

[eskimiş]

  • İlerleme, yükselme, gelişme

[felsefe]

  • İlerleme

Ata Sözleri ve Deyimler

  • terakki etmek
  • terakki göstermek

KERAMET (Kelime Kökeni: Arapça kerāmet)

[isim]

  • Ermiş kimselerin gösterdiklerine inanılan, doğaüstü, şaşkınlık uyandırıcı davranış veya durum

    Babamın, mucize ve keramet kıssaları olarak bize anlattığı şeyler bu çeşit gülünç ve çocukça masallardı. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

  • Olağanüstü durum

Ata Sözleri ve Deyimler

  • keramet buyurdunuz (veya keramette bulundunuz)
  • kerameti kendinden menkul
  • keramette bulunmak

Birleşik Kelimeler: keramet sahibi

MİNERAL (Kelime Kökeni: Fransızca minéral)

[isim]

[jeoloji]

  • Normal sıcaklıkta doğada katı durumda birtakım maddelerle karışık veya birleşik olarak bulunan veya kimyasal yollarla elde edilen inorganik madde

[sıfat]

  • İçinde inorganik maddeler bulunan

    Mineral maddeler.

Birleşik Kelimeler: mineral bilimi

LİBERAL (Kelime Kökeni: Fransızca libéral)

[sıfat]

  • Hürriyet ve serbestlikle ilgili
  • Serbest ekonomiden yana olan (kimse, parti vb.), liberalist

[mecaz]

  • Hoşgörülü

MERAKLI

[sıfat]

  • Her şeyi anlamak ve bilmek isteyen, araştırıcı, mütecessis

    Başımı kaldırınca Mustafa'nın meraklı gözleriyle karşılaşıyorum. - Ahmet Ümit

  • Bir şeye çok düşkün olan, sürekli onunla uğraşan

    Sedef ve gümüş kakmalı bıçaklara, revolverlere meraklıydı. - Yahya Kemal Beyatlı

  • Kendisini ilgilendirmeyen bir konuda bilgi sahibi olmaya çalışan (kimse)

[halk ağzında]

  • Kaygılı

    O meraklı bir kadındır, patırtı çekemez.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ... meraklısı (olmak)

SERAMİK (Kelime Kökeni: Fransızca céramique)

[isim]

  • Yüksek ısıda pişirilmiş topraktan yapılan vazo, çanak, çömlek vb. nesne

[sıfat]

  • Yüksek ısıda pişirilmiş toprak, fayans, porselenden yapılan

MERASİM (Kelime Kökeni: Arapça merāsim)

[isim]

  • Tören

    Hemen o akşam nişan merasimini yapmaya karar verdik. - Nazım Hikmet

[mecaz]

  • Resmî işlerde yol yöntem, yol yordam

Birleşik Kelimeler: merasim salonu, bayrak merasimi, cenaze merasimi

TERAKÜM (Kelime Kökeni: Arapça terākum)

[isim]

[eskimiş]

  • Birikme, yığılma

Ata Sözleri ve Deyimler

  • teraküm etmek

YERALTI

[sıfat]

[mecaz]

  • Gizli ve yasa dışı

    Yeraltı faaliyet.

  • Alışılmışın dışında olan, aykırı

Birleşik Kelimeler: yeraltı dünyası

BERABER (Kelime Kökeni: Farsça berāber)

[zarf]

  • Birlikte, bir arada

    Hayata beraber başladığımız / Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir - Cahit Sıtkı Tarancı

  • -e rağmen, -e karşın

    O günkü birdirbirler, köşe kapmacalar, esir almacalar çocukça olmakla beraber herhâlde daha erkekçeydi. - Arif Nihat Asya

[sıfat]

  • Aynı düzeyde

    Bina taş, merdiveni yok, toprakla beraber. - Ahmet Rasim

Ata Sözleri ve Deyimler

  • berabere bitmek
  • berabere kalmak

Birleşik Kelimeler: bununla beraber, hep beraber

DROSERA (Kelime Kökeni: Fransızca droséra)

[isim]

[bitki bilimi]

  • Droseragillerden, topuz biçimindeki yapraklarının üst yüzeyi, böcekleri yakalayan yapışkan tüyler ile örtülü otsu bir bitki (Drosera rotundifolia)

GENERAL (Kelime Kökeni: Almanca General)

[isim]

[askerlik]

  • Kara ve hava kuvvetlerinde albaylıktan sonra gelen ve mareşalliğe kadar olan yüksek rütbeli subaylara verilen genel ad

    Doğrusu ben o zamana kadar bu kadar zarif ve centilmen bir Türk generali görmemiştim. - İbrahim Alâeddin Gövsa

Birleşik Kelimeler: korgeneral, orgeneral, tuğgeneral, tümgeneral

KERAHET (Kelime Kökeni: Arapça kerāhet)

[isim]

[eskimiş]

  • İğrenme, tiksinme

Birleşik Kelimeler: kerahet vakti, vaktikerahet

SERAZAT (Kelime Kökeni: Farsça ser + āzād)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Serbest, özgür
  • Tasasız