İçinde Emn Bulunan Kelimeler

İçinde EMN olan 14 kelime bulunuyor. İçerisinde EMN geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Emn ile başlayan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

13 Harfli Kelimeler

MEMNUNİYETSİZ22, EMNİYETSİZLİK20, MAALMEMNUNİYE19

12 Harfli Kelimeler

MEMNUNİYETLE17

11 Harfli Kelimeler

GAYRİMEMNUN20

10 Harfli Kelimeler

EMNİYETSİZ17, MEMNUNİYET15

9 Harfli Kelimeler

MEMNUİYET14, MEMNUNLUK13, EMNİYETLİ12

8 Harfli Kelimeler

MEMNUNCA14

7 Harfli Kelimeler

EMNİYET10

6 Harfli Kelimeler

MEMNUN9

5 Harfli Kelimeler

MEMNU8

MEMNU (Kelime Kökeni: Arapça memnūʿ)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Yasak

    Esasen evvelce de söylediğimiz gibi dilenmek şiddetle memnu idi. - Asaf Halet Çelebi

Ata Sözleri ve Deyimler

  • memnu olmak

Birleşik Kelimeler: memnu meyve, memnu mıntıka

MEMNUN (Kelime Kökeni: Arapça memnūn)

[sıfat]

  • Herhangi bir olaydan veya durumdan ötürü sevinç duyan, kıvançlı, mutlu

    Ben yine memnunum senden evladım / Sana ben bu bapta kusur bulmadım - Enis Behiç Koryürek

[zarf]

  • Herhangi bir olaydan veya durumdan ötürü sevinç duyarak, kıvançlı, mutlu olarak

    Halk, oyunun bittiğini anlayarak memnun, sessizce tiyatroyu boşalttılar. - Memduh Şevket Esendal

Ata Sözleri ve Deyimler

  • memnun etmek
  • memnun olmak

EMNİYET (Kelime Kökeni: Arapça emniyyet)

[isim]

  • Güvenlik

    Kendi vatandaşlarının ırz, mal, can emniyeti hakkında teminat istiyorlar. - Ercüment Ekrem Talu

  • Güven, inanma, itimat

    Paris'teki hemşehriler bana büyük bir sevgi ve emniyetle kucaklarını açmışlardı. - Reşat Nuri Güntekin

  • Polis işleri
  • Güvenlik işlerinin yürütüldüğü yer

    Emniyet müdürlüğü.

  • Bir araçta güven sağlayıcı parça

Ata Sözleri ve Deyimler

  • emniyet altına almak
  • emniyet etmek
  • emniyet vermek

Birleşik Kelimeler: emniyet amiri, emniyet durağı, emniyet düğmesi, emniyet kemeri, emniyet kilidi, emniyet pimi, emniyet supabı, emniyet şeridi

EMNİYETLİ

[sıfat]

  • İnanılır, güvenilir

    Orada emniyetli bir adamımız koyunu alır, bizim namımıza keser, dağıtır. - Burhan Felek

MEMNUNLUK

[isim]

  • Kıvanma, kıvanç

    Büyük bir memnunlukla yapıştım kazmanın sapına. - Nazım Hikmet

MEMNUİYET (Kelime Kökeni: Arapça memnūʿiyyet)

[isim]

[eskimiş]

  • Yasaklık

MEMNUNCA

[sıfat]

  • Memnun gibi, az çok memnun

[zarf]

  • Memnun bir biçimde

MEMNUNİYET (Kelime Kökeni: Arapça memnūniyyet)

[isim]

  • Memnun olma, sevinç duyma, sevinme

    Kurutan, yakan güneşli ve gölgesiz ve nihayetsiz bir çölün ortasında bir bardak buzlu su bulan yolcu memnuniyetini hissettim. - Ahmet Hikmet Müftüoğlu

MEMNUNİYETLE

[zarf]

  • Kıvanç duyarak, kıvançla

EMNİYETSİZ

[sıfat]

  • İnanılmaz, güvenilmez

MAALMEMNUNİYE (Kelime Kökeni: Arapça maʿa'l-memnūniyye)

[zarf]

[eskimiş]

  • İsteye isteye, seve seve, memnunlukla, memnuniyetle

    Eğer sen ahlakıyla çalışıp da buhran sebebiyle işi bozulmuş bir adam olaydın maalmemnuniye yardım ederdim. - Hüseyin Rahmi Gürpınar

EMNİYETSİZLİK

[isim]

  • Güvensizlik

GAYRİMEMNUN (Kelime Kökeni: Arapça ġayr + memnūn)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Memnun olmayan

    Tebriz'de gayrimemnunların sayıları günden güne artıyordu. - Feridun Fazıl Tülbentçi

MEMNUNİYETSİZ

[sıfat]

  • Memnun olmayan